$

Dolar

46,3186

Euro

53,8660

£

Sterlin

62,2480

Frank

58,4020

Gram Altın

6.491,9400

Bitcoin

3.035.581

$

Dolar

46,3186

Euro

53,8660

£

Sterlin

62,2480

Frank

58,4020

Gram Altın

6.491,9400

Bitcoin

3.035.581

POLİTİKA

Sadet Partisi Lideri Arıkan: “ABD ve İsrail’in söz konusu olduğu anlaşma asla güvence değildir”

Saadet Partisi Genel lideri Mahmut Arıkan, TBMM’de gerçekleştirilen grup toplantısında Türkiye ve dünya gündemini değerlendirdi. Dünya Kupası’ndaki ABD’nin uygulamalarını eleştiren Arıkan, ABD-İran anlaşmasına dikkat çekerek: “ABD ve İsrail’in söz konusu olduğu anlaşma asla güvence değildir” dedi.

17.06.2026 - 17:27
Dursun Ali Bulut
Sadet Partisi Lideri Arıkan: “ABD ve İsrail’in söz konusu olduğu anlaşma asla güvence değildir”
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM’de gerçekleştirilen grup toplantısında konuştu. Dünya Kupası'nı “ABD emperyalizminin uygulamalı gösterimi” olarak nitelendiren Arıkan; “Amerikan Rüyasının kanlı bir kâbus” olduğunu, FIFA'nın ve Batı'nın çifte standartlı adaletinin Gazze'deki zulme göz yumduğunu vurguladı.

Saadet Partisi Genel Başkanı, İsrail ve ABD'ye verilen hiçbir sözün güvence olmadığını ifade ederek Siyonizm'in kendine hizmet ettiren yapısına dikkat çekti.

“DÜNYA KUPASI ABD EMPERYALİZMİNİN UYGULAMALI GÖSTERİMİYLE BAŞLADI”

Dünya Kupası’ndaki ABD’nin uygulamalarını eleştiren Arıkan, “Hepimizin malumu Dünya'da ve Türkiye'mizde ‘Dünya Kupası’ heyecanı yaşanıyor. Her şeyden önce; bu turnuvada ülkemizi temsil eden, A Milli Futbol Takımımıza yürekten başarılar diliyorum. Bizim çocukların, kalan mücadelelerini en güzel şekilde vereceklerine ve gruptan çıkacaklarına yürekten inanıyoruz. Futbola ufakta olsa merakı olanlar bilir, futbol sadece futbol değildir...  Dünya; daha ilk düdük çalmadan, Amerika'nın nobran ve çirkin yüzüyle bir kez daha karşılaşmıştır...  Her takımın alnının teriyle, hak ederek geldiği Dünya'nın en büyük futbol organizasyonunda; takımları, K9 köpekleriyle, -hem de canlı yayında- aradılar; dünyaca tanınan futbolcuları, saatlerce sorguladılar, Afrika'da yılın hakemi seçilmiş bir hakemi, sırf Somalili diye, ülkeye almadılar; İran Milli Takımının, ancak Meksika'ya girmesine izin verdiler, futbolcusuna 1 günlük Amerika vizesi verdiler... Ve yine; turnuvaya katılan ülkelerin dörtte birinin taraftarını ülkeye almadılar...  Değerli arkadaşlar, bütün bunların tek bir açıklaması var: “Ben güçlüyüm, ben üstünüm; istediğime istediğim gibi davranırım” anlayışıdır. Bu uygulama; Amerikan emperyalizminin uygulamalı gösterimidir” dedi.

 “HER ALACAK İÇİN YÜRÜYÜŞ MÜ YAPILACAK?”

Türkiye’deki maden işçilerinin grevlerine de değinen Saadet lideri Arıkan, maden işçilerinin grevlerindeki vahim tabloya dikkat çekti. Arıkan, “Bir kez daha ifade ediyoruz: İşçinin, emekçinin hakkı; konkordato dosyalarının arasına sıkıştırılamaz. Burada artık şirket isimlerini aşan bir mesele vardır. Dün Doruk Madencilik. Bugün Özşen Madencilik. Yarın başka bir maden, başka bir fabrika, başka bir işletme... Sormak zorundayız: Bu ülkede işçinin hakkı, ancak bakanlar devreye girince mi ödenecek? Her alacak için yürüyüş mü yapılacak? Her maaş için açlık grevi mi başlayacak?” diye konuştu.

“ABD VE İSRAİL’İN SÖZ KONUSU OLDUĞU ANLAŞMA ASLA GÜVENCE DEĞİLDİR”

Bölgemizdeki jeopolitik gelişmeleri de değerlendiren Saadet lideri Arıkan, “Bölgemizde yaşanan son gelişmeler, hepimize çok önemli bir gerçeği bir kez daha göstermiştir: Bu coğrafyada; emperyalist dayatmalarla, Siyonist saldırganlıkla ve dış müdahalelerle kalıcı bir düzen kurulamaz. Trump -her ne kadar- bu süreci kendi adına bir başarı hikâyesi gibi sunmaya çalışsa da sahadaki tablo bunun böyle olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Elbette biz, bölgemizde savaşın değil barışın; gerilimin değil diplomasinin, hâkim olmasını isteriz. Bu nedenle çatışmaların durmasını, diplomasi kanallarının açılmasını ve tarafların masada konuşmasını olumlu karşılıyoruz. Ancak barışı selamlarken hakikati de teslim etmek zorundayız! Bir anlaşmanın imzalanması, kayıt altına alınması, Amerika ve İsrail söz konusu olduğunda asla bir güvence değildir. Çünkü biz biliyoruz ki; canları istediğinde Gazze'yi vuranlar, Tahran'ı hedef alanlar, Beyrut'u bombalayanlar için "anlaşma" çoğu zaman sadece taktik bir moladan ibarettir” ifadelerine yer verdi.

“NATO BARIŞA DAİR HANGİ ADIMLARI ATTI?”

Önümüzdeki ay Türkiye’de gerçekleşecek NATO Zirvesi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Arıkan şunları söyledi: “Hepinizin malumu temmuzun ilk haftası başkent Ankara'da ülkemizi ve bölgemizi yakından ilgilendiren bir toplantı, NATO Zirvesi yapılacak. Zirve için güvenlik önlemleri alınıyor, muhtemel protesto gösterilerinin önüne geçilmeye çalışılıyor.  Geçtiğimiz yıl Lahey'de yapılan NATO Zirvesi'nde, “NATO için savunma harcamalarını artırma” ödevi verilmişti...  Dün Bosna'da, bugün Gazze'de katliam yapılırken, NATO barışa dair hangi adımları attı? NATO Türkiye'nin tarihsel ve kültürel olarak taraf olduğu hiçbir meselede ülkemizin yanında durmazken Türkiye'nin önceliği NATO için daha çok harcama yapmak mı olmalıdır? Yoksa Türkiye ikiyüzlülüğüne ve çifte standardına defalarca tanık olduğu NATO'ya rağmen savaşları önleyecek yeni diplomatik mekanizmalar mı geliştirmelidir? Biz Ankara'daki NATO zirvesinde bütün dünyaya ikinci yolun sesinin yükselmesini istiyoruz.  Biz Ankara'da savaşların nasıl büyütüleceğinin değil, barışın nasıl inşa edileceğinin konuşulmasını istiyoruz.”

D-8’İN KURULUŞ YILDÖNÜMÜ

D-8’in kuruluş yıldönümü vesilesiyle hatırlatmalarda bulunan Arıkan, “D-8; merhum liderimiz, Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın bütün baskılara, bütün engellemelere rağmen ortaya koyduğu büyük vizyonun adıdır. Bazıları da bu fikri, daha doğmadan boğmak istedi. Ama bugün bölgemizde yaşananlara bakınca, Gazze'ye bakınca, İran'a bakınca, Suriye'ye, Lübnan'a, Yemen'e, Afrika'ya bakınca bir kez daha görüyoruz ki: Erbakan Hoca haklıydı! Bu coğrafyanın kurtuluşu, emperyalist başkentlerden gelecek talimatlarda değildir. Bu coğrafyanın kurtuluşu; kendi imkânlarımızı birleştirmekte, kendi kalkınma modelimizi birlikte inşa etmektedir. Biz bugün "Beyaz Kuşak" derken, aslında Erbakan Hocamızın D-8'le açtığı yolu bugünün şartlarında büyütmekten, güçlendirmekten, yeniden ayağa kaldırmaktan söz ediyoruz” şeklinde konuştu.

Kaynak: TİMETÜRK

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın