Röportaj: Uğur KÜTÜKOĞLU
“Motosiklet bizi bir araya getiren araç. Asıl hikâyemiz ise insanlarla.”

Motosiklet…
Kimi için bir ulaşım aracı, kimi için bir tutku, kimi içinse özgürlüğün simgesi.
Fakat motosiklet dünyasının içine biraz daha yakından baktığınızda, bunun yalnızca iki teker üzerinde geçen bir yolculuk olmadığını görüyorsunuz. Bazen yeni dostlukların, bazen kardeşliklerin, bazen de hayat boyu unutulmayacak anıların başlangıcı oluyor.
İşte İstanbulMOD34 Motor ve Bisiklet Kulübü de bu anlayışın üzerine kurulmuş bir topluluk.
Bu röportajımızda İstanbulMOD34’ün kurucusu Furkan Aydın ile motosiklet tutkusunun nasıl başladığını, İstanbulMOD34’ün kuruluş hikâyesini, motosiklet kültürünü, güvenli sürüşü ve geleceğe dair hedeflerini konuştuk.
Furkan Aydın kendisini İstanbul’da yaşayan ve iş hayatının yanında motosiklet tutkusunu hayatının önemli bir parçası haline getiren biri olarak tanımlıyor.
Onun için motosiklet yalnızca bir ulaşım aracı değil.
Özgürlük, dostluk, yol arkadaşlığı ve hayatı farklı insanlarla paylaşmak…
Zaman içerisinde farklı insanlarla tanıştıkça motosikletin insanları ne kadar hızlı birbirine yakınlaştırdığını fark ettiğini söyleyen Aydın, İstanbulMOD34’ün temellerinin de aslında bu düşünceden doğduğunu ifade ediyor.
“Aynı yolda olmak, aynı heyecanı yaşamak çok güçlü bir bağ oluşturuyor.”

BİR TOPLULUKTAN DAHA FAZLASI
İstanbulMOD34’ün kuruluş hikâyesine baktığımızda, karşımıza yalnızca bir motosiklet grubu kurma fikri çıkmıyor.
Furkan Aydın’ın amacı, motosiklet kullanan insanların bir araya gelerek gerçekten birbirine sahip çıkabileceği bir yapı oluşturmak.
Birkaç kişiyle başlayan yolculuk zaman içerisinde yüzlerce insanın içerisinde olduğu büyük bir topluluğa dönüşmüş.
Ancak Aydın için İstanbulMOD34’ün başarısının ölçüsü üye sayısı değil.
Asıl başarı; insanların birbirine saygı duyduğu, zor zamanında yanında olduğu, birlikte güldüğü ve birlikte yol yaptığı bir aile oluşturabilmek.
Bu noktada İstanbulMOD34’ün isminin de ayrı bir anlamı var.
MOD, İstanbul Motosiklet Dostları anlayışını temsil ediyor.
İstanbul, birlikte yaşanan ve birlikte yol yapılan şehir.
34 ise İstanbul’un plakası.
MOD ise motosiklet dostluğunu ifade ediyor.
Kısacası İstanbulMOD34, onların anlatımıyla “İstanbul’daki motosiklet dostları” anlamını taşıyor.

AMAÇ SADECE MOTOR SÜRMEK DEĞİL
Furkan Aydın’a İstanbulMOD34’ü kurarken asıl hedefinin ne olduğunu sorduğumuzda verdiği cevap, topluluğun temel felsefesini açıkça ortaya koyuyor.
“İnsanların sadece motosikletlerini değil, birbirlerini de paylaşabilecekleri bir ortam oluşturmak.”
Güvenli sürüş, saygı, disiplin, kardeşlik ve sosyal sorumluluk…
İstanbulMOD34 için bunların tamamı motosiklet kültürünün bir parçası.
Aydın, bir motosiklet topluluğunun sadece gezip eğlenen bir yapı olmasını istemediğini belirtiyor.
Gerektiğinde bir insanın yanında olabilen, sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştiren, insanlara dokunan ve motosiklet kültürüne katkı sağlayan bir topluluk oluşturmak en önemli hedeflerinden biri.
“BİZİM İÇİN GRUP DEĞİL, AİLE KAVRAMI ÖNEMLİ”
Peki yüzlerce insanı İstanbulMOD34 içerisinde tutan şey ne?
Furkan Aydın’ın cevabı kısa ve net:
Samimiyet.
İnsanların burada yalnızca motosiklet sürmek için bulunmadığını belirten Aydın; insanların birbirini tanıdığını, birlikte zaman geçirdiğini, organizasyonlar yaptığını, zaman zaman dertleştiğini ve birlikte eğlendiğini söylüyor.
Çünkü insan kendisini değerli ve ait hissettiği yerde kalıyor.
İstanbulMOD34’ün en büyük farklarından birinin de bu aidiyet duygusu olduğunu düşünüyor.
Bu nedenle “grup” yerine “aile” kavramını kullanıyorlar.
Çünkü bir grup aynı ortamda bulunan insanlardan oluşabilir.
Ama aile olmak, birbirine karşı sorumluluk taşımak demek.
Bir kardeşinin başına bir şey geldiğinde “Benim işim değil” dememek…
Bir arkadaş zor durumda kaldığında yanında olmak…
Başarıyı birlikte kutlamak, sıkıntıyı birlikte paylaşmak…
Ancak aile olmak, kuralsız olmak anlamına gelmiyor.
Tam tersine, büyük bir ailenin ayakta kalabilmesi için saygıya, disipline ve kurallara ihtiyaç var.
İSTANBUL TRAFİĞİNDE EN BÜYÜK SORUN: FARKINDALIK
İstanbul trafiği…
Motosiklet kullanıcıları için başlı başına bir mücadele alanı.
Furkan Aydın’a göre İstanbul trafiğinde motosiklet kullanıcılarının yaşadığı en büyük sorun ise karşılıklı farkındalık eksikliği.
Motosikletlerin daha küçük araçlar olması nedeniyle trafikte daha zor fark edilebildiğini belirten Aydın, bazı motosiklet kullanıcılarının yaptığı hataların da maalesef bütün motosiklet kullanıcılarına karşı önyargı oluşturabildiğini ifade ediyor.
Bu nedenle motosiklet kullanmanın yalnızca özgürlük olmadığını özellikle vurguluyor:
“Motosiklet kullanmak sadece özgürlük değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluk.”
Otomobil sürücülerinden beklentisi ise oldukça açık:
Motosikletlileri fark etmeleri.
Aynaları daha sık kontrol etmek, şerit değiştirirken kör noktaları kontrol etmek ve motosikletleri trafikte yok saymamak…
Fakat sorumluluğun yalnızca otomobil sürücülerinde olmadığını da özellikle belirtiyor.
Motosiklet kullanıcılarının da kurallara uyması gerekiyor.
Çünkü trafikte herkes aynı yolu paylaşıyor.
“Birbirimizi düşman gibi değil, aynı yolun kullanıcıları olarak görmemiz gerekiyor.”

YENİ BAŞLAYANLARA ALTIN DEĞERİNDE TAVSİYE
Motosiklete yeni başlayanlar için ise Furkan Aydın’ın oldukça önemli bir tavsiyesi var:
Motosikletin gücünü değil, sınırlarını öğrenmek.
İlk zamanlarda motosiklete alıştıkça insanın kendisine fazla güvenebileceğini belirten Aydın, tecrübenin zaman içerisinde oluştuğunun altını çiziyor.
Ekipmanların eksiksiz olması, hızın yol ve hava şartlarına göre ayarlanması, gösteriş uğruna risk alınmaması ve mümkün olduğunca eğitim alınması gerektiğini söylüyor.
Ve belki de röportajımızın en önemli cümlesini kuruyor:
“Motosiklette önemli olan en hızlı gitmek değil, gittiğin yerden sağlıklı bir şekilde geri dönebilmektir.”
Bence bu söz yalnızca yeni başlayanlar için değil, motosiklet kullanan herkes için akılda tutulması gereken bir cümle.
YÜZLERCE MOTOR, TEK BİR KURAL: HERKES EVE SAĞ SALİM DÖNSÜN
Kalabalık grup sürüşlerinde ise disiplin ve iletişim ön plana çıkıyor.
İstanbulMOD34, sürüş öncesinde rota, duraklar ve kurallar konusunda herkesin bilgilendirilmesine önem veriyor.
Sürüş sırasında ise grubun güvenliğini tehlikeye atabilecek hareketlerden kaçınılıyor.
Özellikle yeni katılan motosikletçilerin gruba adapte olması da önemli.
Çünkü yüzlerce kişinin birlikte hareket ettiği bir ortamda tek bir kişinin yaptığı hata bütün grubu etkileyebiliyor.
İstanbulMOD34’ün grup sürüşlerindeki anlayışı ise üç cümlede özetlenebilir:
“Kimse geride kalmayacak.”
“Kimse gereksiz risk almayacak.”
“Herkes evine sağ salim dönecek.”

EN UNUTULMAZ ORGANİZASYON HANGİSİ?
Furkan Aydın’a İstanbulMOD34 ile gerçekleştirdikleri en unutulmaz organizasyonu sorduğumuzda ise tek bir organizasyon seçmenin zor olduğunu söylüyor.
Çünkü onlar için önemli olan yalnızca gidilen kilometre veya gidilen yer değil.
Birlikte yaşanan anılar.
Kalabalık kortejler, uzun yol sürüşleri ve sosyal sorumluluk projeleri…
Hepsinin ayrı bir yeri var.
Ancak Aydın için yüzlerce motosikletin aynı anda yola çıkmasından daha değerli bir şey var:
Aynı insanların bir çocuk, bir hayvan veya ihtiyaç sahibi bir aile için bir araya gelmesi.
İşte burada İstanbulMOD34’ün asıl felsefesi ortaya çıkıyor:
“Motosiklet bizi bir araya getiren araç. Asıl hikâyemiz ise insanlarla.”
HEDEF: SADECE BİLİNEN DEĞİL, ÖRNEK ALINAN BİR TOPLULUK
İstanbulMOD34’ün önümüzdeki dönemdeki hedefleri de oldukça büyük.
Furkan Aydın, İstanbulMOD34’ü yalnızca İstanbul’da bilinen bir motosiklet topluluğu olmaktan çıkarıp, motosiklet kültürüne gerçekten katkı sağlayan örnek bir yapı haline getirmek istiyor.
Daha büyük sosyal sorumluluk projeleri…
Daha profesyonel organizasyonlar…
Güvenli sürüş eğitimleri…
Üyelere daha fazla fayda sağlayacak yeni projeler…
Ancak bütün bunları yaparken kuruluş felsefesini kaybetmek istemiyor.
Çünkü İstanbulMOD34’ü bugünlere getiren şeyin sadece motosikletler olmadığını söylüyor:
Dostluk.
Güven.
Saygı.
Kardeşlik.
SON SÖZ: YOLUN SONUNDA HERKES EVE DÖNSÜN
Furkan Aydın ile yaptığımız bu sohbet, bana bir kez daha motosiklet kültürünün yalnızca motorlardan ve yollardan ibaret olmadığını gösterdi.
Bazen bir motosiklet, hiç tanımadığınız insanlarla tanışmanıza vesile oluyor.
Bazen bir grup sürüşü, ömür boyu sürecek bir dostluğun başlangıcı oluyor.
Bazen de yüzlerce motosiklet aynı amaç için yola çıkıyor ve motosikletin yalnızca bir ulaşım aracı değil, insanları bir araya getiren güçlü bir araç olduğu ortaya çıkıyor.
İstanbulMOD34’ün hikâyesinde de bunun izlerini görmek mümkün.
Furkan Aydın’ın en büyük hayali ise belki de bütün bu hikâyeyi tek cümlede özetliyor:
“Yıllar sonra İstanbulMOD34 denildiğinde insanların sadece bir motosiklet topluluğunu değil, birbirine sahip çıkan büyük bir aileyi hatırlamasını istiyorum.”
Ve belki de motosiklet dünyasında en önemli şey tam olarak bu:
Kaç kilometre yaptığın değil, o yolu kimlerle paylaştığın.
Çünkü motosiklet bizi yola çıkarır; dostluk ise yolumuzu anlamlı kılar.
Haberi Hazırlayan
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?