Türkiye’de turizm sezonu hareketli geçse de restoran sektöründe artan maliyetler işletmelerin üzerindeki baskıyı giderek artırıyor. Müşteri ve harcama tarafındaki hareketlilik, gıda başta olmak üzere kira, enerji, personel ve lojistik giderlerindeki yükseliş nedeniyle restoranların bilançolarına aynı ölçüde yansımıyor.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) 17. Restoran ve Yiyecek-İçecek Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı Ebru Koralı, sektörün temel meselesinin artık yalnızca müşteri sayısı olmadığını belirterek, işletmeler açısından asıl sorunun artan maliyetler karşısında sürdürülebilir kârlılığı korumak olduğunu söyledi.

TURİZM GELİRİ VE ZİYARETÇİ SAYISI GERİLEDİ
TÜİK verilerine göre Türkiye'nin turizm geliri 2026 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,6 azalarak 15,9 milyar dolara geriledi. Ziyaretçi sayısı da yüzde 5,1 düşüşle 15,6 milyon kişi olarak gerçekleşti. Yılın ilk altı ayında ise Türkiye'nin turizm geliri 25,7 milyar dolar, ziyaretçi sayısı 24,8 milyon kişi oldu. Ziyaretçi başına ortalama harcamada nominal artış görülmesine rağmen, sektör temsilcileri yükselen işletme maliyetlerinin bu artışın önemli bölümünü ortadan kaldırdığına dikkat çekiyor.
TURİSTİN YEME-İÇME HARCAMASI ARTTI, MALİYET ÇOK DAHA HIZLI YÜKSELDİ
Restoran sektörünün karşı karşıya olduğu tablo rakamlarda daha net görülüyor. Turistlerin yeme-içme harcamaları yılın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 5,2 arttı. Aynı dönemde konaklama ve yiyecek hizmetlerinde Hizmet Üretici Fiyat Endeksi ise yüzde 31,97 seviyesinde gerçekleşti. Temmuz ayında gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık enflasyon da yüzde 37,53 oldu. Başka bir ifadeyle restoranların gelir tarafındaki nominal artış, maliyetlerdeki yükselişin oldukça gerisinde kaldı. Koralı, “Enerji, kira, personel, gıda ve lojistik maliyetlerindeki artış işletmelerimizi doğrudan etkiliyor. Cirodaki yükselişin önemli bir bölümü artan giderleri karşılamaya yöneliyor. Bu nedenle sürdürülebilir kârlılığı korumak her geçen gün daha zor hale geliyor” değerlendirmesinde bulundu.
KÜÇÜK RESTORANLARDA KAPANMA ENDİŞESİ
Maliyet baskısının en ağır hissedildiği kesimlerin başında mahalle restoranları ile küçük ve orta ölçekli işletmeler geliyor. Sahada faaliyetini sonlandırmak zorunda kalan işletmelerin sayısında artış gözlemlediklerini söyleyen Koralı, restoran kapanmalarının yalnızca işletme sahiplerini değil, istihdamı ve mahalle ekonomisini de etkilediğini vurguladı. Koralı, “Restoranlarımız kapanınca yalnızca bir işletme değil, yılların emeği, çalışanların geçim kaynağı ve bulunduğu bölgenin sosyal hayatı da zarar görüyor” dedi.
TÜRKLERİN YURT DIŞINA ÇIKIŞI YÜZDE 16,5 ARTTI
Sektör açısından dikkat çeken bir başka veri ise Türkiye'de ikamet eden vatandaşların yurt dışı seyahatlerindeki artış oldu. 2026'nın ikinci çeyreğinde yurt dışına çıkan vatandaş sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,5 artarak 3 milyon 434 bine ulaştı. Sektör temsilcileri bu değişimi, tüketici tercihlerindeki dönüşüm açısından da yakından takip ediyor.
RESTORAN SEKTÖRÜNDE 1,4 MİLYONDAN FAZLA ÇALIŞAN VAR
Restoran sektöründeki maliyet sorunu istihdam açısından da önem taşıyor. Konaklama ve yiyecek hizmetleri alanında yaklaşık 1 milyon 444 bin ücretli çalışan bulunuyor. Gastronominin artık Türkiye'nin turizm deneyiminin temel unsurlarından biri haline geldiğine işaret eden Koralı, restoranların turizm politikaları ve destek mekanizmalarının ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Koralı, sektörün maliyet baskısını hafifletecek ve rekabet gücünü koruyacak adımlara ihtiyaç duyduğunu belirterek, “Restoranlarımız yalnızca yemek sunan işletmeler değil; şehir yaşamının, turizmin ve ekonominin önemli bir parçası” ifadelerini kullandı.