Dolar

43,5901

Euro

51,9888

Altın

7.118,56

Bist

13.838,38

'Oyumu HDP’ye vermeye mecburum'

Ünlü film yönetmeni Zeki Demirkubuz, 1 Kasım erken seçimlerinde oyunu HDP'ye vereceğini açıkladı...

11 Yıl Önce Güncellendi

2015-09-27 11:19:18

'Oyumu HDP’ye vermeye mecburum'

Ünlü yönetmen Zeki Demirkubuz, siyasetten futbola, edebiyattan sanata birçok konuda yöneltilen soruları yanıtladı. 2006'dan beri Nuri Bilge Ceylan'la konuşmadığını söyleyen Demirkubuz, "Türk sinemasında Nuri Bilge Ceylan, Reha Erdem, Yeşim Ustaoğlu gibi yönetmenlerle beraber bir devrim yaptığınız düşünülür" sorusuna "Böyle bir şeye inansaydım, 'Ulan kitapsızlar, bu devrimin lideri benim' deyip hepsine darbe yapardım. Tayyip Erdoğan'ın AKP'de yaptığı gibi" ifadesini kullandı. Zeki Demirkubuz, "HDP'li değilim ama oyumu HDP'ye vermeye mecburum. Yarın AKP'ye, MHP'ye bu kadar haksızlık yapılırsa onlara da oy veririm" dedi.

Zeki Demirkubuz'un Hürriyet'ten Çınar Oskay'ın sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

** Neden kendiniz oynadınız bu filmde?

- ‘Ahmet' karakteri için 50 yaş civarı biri gerekiyordu, seçenekler azdı. Çekime bir hafta kala son görüştüğüm oyuncunun da olmayacağını anladım. Benimle çalışmak için geberdiğini söyleyen bazı oyuncular bile -çok iyi biliyorum- sevişme sahneleri yüzünden kıvırdılar. Şakayla, “Olmazsa kendim oynayacağım” diyordum, sonunda öyle oldu.

** Nasıl geçti peki?

- Çok zor bir roldü, çok diyalogluydu. Zorlandım, kâbuslar gördüm. Rezil olmak da vardı. Çektiğim en kişisel film bu. Kötü olsa çöpe atacaktım zaten.

** Bir aktör sevişme sahnesinden neden kaçar?

- Halkın o gözle görmesini istemediler herhalde. Çünkü çoğu bir süre sonra popüler dizilerde oluşturdukları imajlarla anılıyorlar, öyle tutuluyorlar ve buradan para kazanıyorlar. Bir açıdan haklılar yani. Başka zorluklar da oldu. Salonunda Mustafa Kemal resmi olan bir kapıcı dairesi çekecektik. Bir tane kapıcıyı, ciddi paralar vermemize rağmen ikna edemedik. Sanki porno çekiliyormuş gibi!

** Allah allah, neden?

- İnanışları yüzündendir. Son yıllarda çok olmaya başladı bu. İnsanlar film çekimine başka türlü bakmaya başladı. Sonunda Alevi bir kapıcı razı oldu. Bir sonraki filmim ‘Kor'u biraz da bu yüzden Alevilerin ve solcuların yaşadığı Güzeltepe'de çektim. Hiçbir sorun olmadı.

** Filmlerinizde hep aldatma teması var. Bu sefer de erkek aldatmasını işlemişsiniz.

- Feministler yıllarca haksızlık etti bana. Bu sefer erkeği aldattırayım da rahatlasınlar... Yaşamın esası ihanettir, kötülüktür. Bu tür şeyleri bir biçimde gerçekleştirmektir. İyilik,güzellik, sadakat bir çözüm arayışı olarak ortaya çıkmıştır. ‘Düzen' deriz, ‘iktidar' deriz ama insan doğasını kazırsak ulaşacağımız yer yaradılıştaki sakatlıktır. Sinemamı bunun üzerine oturtmaya çalışıyorum.

"TAYYİP ERDOĞAN'IN AKP'DE YAPTIĞI GİBİ..."

** Türk sinemasında Nuri Bilge Ceylan, Reha Erdem, Yeşim Ustaoğlu gibi yönetmenlerle beraber bir devrim yaptığınız düşünülür. Buna katılıyor musunuz?

- Bundan haberim yok. Böyle bir şeye inansaydım, “Ulan kitapsızlar, bu devrimin lideri benim” deyip hepsine darbe yapardım. Tayyip Erdoğan'ın AKP'de yaptığı gibi. Devrimle yapılmış şeyler biraz öyledir. Ben devrim falan yapmadım. Bir filmi çekerken kalbime, yıllar boyunca hangi duygularla baş ettiğime baksalar çok şaşırırlardı. Ben yalnız olmak istiyorum.

** O dönem aranızda bir ruhbirliği yok muydu?

- Yok öyle bir şey. “Ahmet, Mehmet” demeyeyim ama bir-iki kişi hariç hiçbirini sevmem.

** Nuri Bilge Ceylan'la küs olduğunuz doğru mu?

-Evet. 2006'dan beri konuşmuyoruz.

** Yollarınız neden ayrıldı?

- Böyle demek fazla anlamlı olur. Hayat böyledir. İnsanın arkadaşları olur, sevgilileri, ahbapları olur; bir dönem sonra herkes yoluna gider.

"GEZİ'NİN ANCAK YÜZDE 20'Sİ BEDEL ÖDEMEYİ GÖZE ALABİLİR"

** 12 Eylül'de hapse girdiniz. “12 Eylül'de bile böyle şeyler görmedik” diyenler var. Bu doğru mu?

- Umberto Eco'nun sözündeki gibi: “Hiçbir şey değişmedi, cisimlerin konumundan başka.” Değişmiş gibi gözüken aynı adamlar. Yaşadığın anın yakıcılığı ve canlılığı yüksektir. Geçtikten sonra acısı hafifler. Ama şu açıdan haklı olabilirler: Bu hükümet bunları hukuk, demokrasi ve mazlumların adına yapıyormuş havasında. Benim cuntacılardan, doksanların faşistlerinden, Necdet Menzir'lerden, Mehmet Ağar'lardan bir beklentim yoktu zaten. Kenan Evren'den insaf beklemedim, Ecevit'ten de...

** Toplumun baskıya karşı direnci arttı mı peki?

- Türkler bu karakterde bir toplum değil. Bedeli göze alabilecek bir avuç insan var. Gezi'nin, tahminimce yüzde 20'si. İktidar sorunu sürekli köklüyor. Anlamak mümkün değil. Yalanı, suçu ortaya çıkmış bir insanın son şeyleri gibi... Çıkışsızlık öyle bir şeydir ki inanmak istediğine inana inana kendini yok etmeye başlarsın. Farkına varmazsın. Muhakeme gücünü, vicdanını, aklını yitirirsin.

** İktidara körü körüne destek veren bir kitle var. Yandaş basın, AK troller vs. Bunları nasıl izliyorsunuz?

- Eski versiyonlarından farkı şu: Bu adamlar besliyor. Devletin olanaklarıyla pratik olarak da, umutla da... Ama “Biz erdemliler hareketiydik, neye dönüştük” demeler, ayrışmalar başladı. Tarih, hiç gitmeyecekmiş gibi görünen güç ve iktidarların çöplüğüdür. Bu kitle güç kerametini başka birilerinde gördüğü gün onun peşine düşecek. Bu, kalabalıkların doğasında vardır. Kalabalıklar insanlardan oluşur ama mutantlaşarak... İnsan yalnızken insandır. Gücünü yalnızlığından ve kendisinden aldığı zaman insandır. Gücünü kalabalıktan alanlar insanlıktan çıkar.

** Gezi'deki ‘iyi insanlar' nereye gitti peki? Sadece yüzde 20'si mi kaldı?

- Gezi duygusal bir onur hareketidir. Öyle bir hareket Türkiye'de örgütlenebilseydi 1980 yılında 12 Eylül yerine, sosyalist devrim olurdu. Daha iyi bir dünya uğruna örgütlenip, bunu kullanmaya muktedir bir halkımız yok bizim. En fazla olabilecek şey Gezi'dir.

** Hürriyet'e baskını nasıl izlediniz? Binaya giremedikleri için belki ölümlerin ucundan döndük. Başbakan Ahmet Davutoğlu ortaya çıkan dayak tehdidi görüntülerine “Dost meclisinde ifade edilmiş hususlar” dedi.

- Böyle giderse bir sene sonra mesela “Sen bizi yeteri kadar temsil edemiyorsun” diye Abdullah Gül'ün evi taşlanabilir, Ahmet Davutoğlu'na biri bir şey yapabilir. Bir sonraki aşama bu. Hukuk bir kere bile delindiğinde artık olmayan, yalan bir şeydir. O günlerde hukukun ırzına bir kere daha geçildi. Hürriyet gazetesi ‘gazetecilik' yapmaya çalışıyor. Bu ülkede her ‘gazeteci' bu hükümetin uygulamaları aleyhine yazmak zorundadır. Çünkü bu hükümet durmadan kötü şeyler yapıyor. O gün Sedat Ergin televizyona çıktığında tesadüfen Ahmet Hakan'ı izliyordum. Adamın gazetesinin kapısı kırılıyor, aşağıdan girdiler mi girmediler mi, haber bekliyor. Ama Ahmet Hakan ortalığı yakıp yıkan insanları sadece sağduyuya davet edebiliyor. Suç işleniyor kardeşim, ne sağduyusu! Durum bu kadar trajik, bu kadar üzücü.

** İktidarın gidişatını nasıl görüyorsunuz?

- Galiba ölümsüzlüğün sırrını buldular! Mesela Ahmet Davutoğlu'nu artık tanıyamıyorum. Nasıl bu hale gelebildiğini açıklayabilir misiniz sosyolojik açıdan? Yarın öleceğini bilen insanlar tarafından kurulu bir dünya bu! Öleceğini düşündüğün zaman her şey anlamını kaybediyor. Boynunda mezar taşınla gezmek gibi. Buna rağmen insanlar Ali İsmail'i öyle katlediyorsa, çocuklar, askerler ölüyorsa demek ki ölüm bilinci yok. Ya bir de ölümsüz olsaydık! Mad Max gibi olacaktı herhalde. 50 yaşında, 60 yaşında birinin bir ayağı çukurdadır. Ayağı çukurda adamlar, yarın bir kuruşunu bile götüremeyeceği paralar uğruna böyle paranoid, şizofrenik bir hayatı yaşamamıza nasıl göz yumabilirler? Bir başbakan birileri için yapılan dövme, öldürme planlarına nasıl “Dost meclisinde söylenmiş laflar” diyebilir? Küçücük bir çocuğun ölümüyle yetinmeyip, annesine de acı vermeye çalışılmasını nasıl açıklayabiliriz?

** Sizce?

- Wes Craven filmlerinin en önemli teması, ‘return of the repressed' mevzuudur. Yani ‘bastırılanın geri gelişi'. Dışadönük davranışlarımızı içimizde onaylayamazsak, süperego bu davranışı onaylatmaya yönelik hastalıklı bir zorlama yapar. Üzerinde kruvaze ceket varken “Ben kefenimle geziyorum” dedirtir mesela. Buna ne gerek var? Şehit cenazelerine gidiyorlar, yaşları gereği yaşıtlarının cenazelerine gidiyorlar. Birinin toprağa koyuluşuna, üstüne toprak atılışına baksınlar... Cenazeye gelmiş insanlara baksınlar. Herkesin eli bağlı, boynu bükük ve çaresizlik içinde. İnsan budur. “Fanidir, bugün var, yarın yoktur.” Mesele bu. Ellerimiz böğrümüzde, boynumuz bükük, çaresizliğimizi kabul ederek bir makam yaratabilmek... Çankaya'nın, Saray'ın üstünde bir makam. Ancak o zaman insanlıktan yana bir tarafa gelmiş oluruz. Birbirimizden daha az korkarız. Yoksa yoldaki adama “Şimdi silah mı bıçak mı çekecek”, polise “Beni mi vuracak” diye bakarak bir hayat nasıl yaşanabilir?

** Kime oy vereceksiniz?

- HDP'ye. Birileri HDP bu ülkenin partisi değilmiş, bu ülkenin yasalarıyla kurulmamış gibi davranır ve bana kendini dayatırsa benim gibiler bunu kabul etmez. HDP'li değilim ama oyumu HDP'ye vermeye mecburum. Yarın AKP'ye, MHP'ye bu kadar haksızlık yapılırsa onlara da oy veririm.

"EN KİMSESİZ HİSSETTİĞİM ZAMANLARDA BEŞİKTAŞ YANIMDA OLDU"

** Hayatının merkezine Dostoyevski'yi, Nietzsche'yi koyan birinin futbola bu kadar tutkulu olması normal mi?

- Sanatçılar mıymıntıdır. Kendilerine proje olarak bakarlar. Takımlarını saklarlar. Doğal olan benimkidir. Tutkularım var. Karımı, kızımı da böyle sevdim; Beşiktaş'ı da. En kimsesiz hissettiğim zamanlarda Beşiktaş yanımda oldu.

RÖPORTAJIN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ!!!

alifuat
siz İslami görünüp faşizme çalışanlarsınız dışınızdan islam göstermeye çalışıyorsunuz açık açık söyleyemediklerinizi evrensel islam ve Müslüman düşmanı bir gazetenin ismi cismi belli olmayan türk sinemasınının gene evrensel islam düşmanı bir yönetmeniyle yaptırdığı röportajı yayınlayarak yapıyorsunuz.....
seyfi
Bu mülakat neden bu sitede haber yapıldı. Nedir bu anlamadım?!
Mehmed
Röportajın tamamını bir kurgu üzerine kurulu, çalışılmış soru-cevaplar, yönlendirme amaçlı cümleler ve hep tek taraflı bakış açısı.
Ahmet Yorulmaz
Zeki bey,sanatçı ayağından takılmak, ne zamandır; çoluk çocuk demeden,suçlu-suçsuz demeden önüne geleni öldüren, devletin meşru güçlerine alçakça saldıran,bölgedeki çocukları-kızları dağa kaçıran,esnafa zorla kepenk kapattırarak onları borçlarını ödeyemez duruma sokan,binlerce vatan evladının katili, dış mihrakların taşeronu bir terör örgütünün siyasi kuyruğu sözde bir siyasi desteklemek, sanatçı olmanın şartı oldu? Hurhanca katledilen şehitlerin ve ailelerinin iki elleri senin ve senin gibilerin daima iki yakasında olacaktır.Bu kan deryası sizi boğacaktır.Bilesiniz.
halil
Helal olsun.sizin gibi vicdanini yitirmeyenler ve oyunu paraya satmayanlara ihtiyacimiz var.
rojda
1-Ak-trol değil,Kürdüm2-Kimseye körükörüne oy vermedim,3-Gezi vatana ihanet kalkışması idi,4-Hürriyet, Sözcü ve uzantıları gazetecilik değil provokatörlük yapıyor,5-Hdpkk'ya bu ülkenin ekmeğini yiyen oy vermez,veren yediği çanağa sıçmış olur,6-Muhalefetin Akp'yi iktidardan düşürmekten başka amacı yok.7-Konjonktür de Akp-RTE'den başka proje üreten yok.8-Para uğruna hapis yattığın fikirlerin vazgeçmişsin,9-Kendi işini yaparak değil ,başkalarının işine burnunu sokarak gündemde kalmaya çalışıyorsun.10-Karşı olmana rağmen RTE-Akparti karşıtlığından faydalanarak filminin reklamını yapıyorsun.
ASLAN
yaradılışta sakatlık falan yok, sakatlık ve çatlaklık senin kafanda. Erdoğan akpye darbe falan da yapmamıştır. NERDE YAŞIYORSUN SEN...
abc def
timeturk bu röportajı yayınlamakta tam olarak nasıl bir maslahat gözetmiş olabilir acaba
Murat AKIN
Kin ve nefretle dolu olduklari icin, yalani, iftirayi, bilimi, sanati, sosyolojiyi, felsefeyi ve ahlaksizligi kendi siyasi cikarlari icin gozlerini kirpmadan kullanabiliyorlar. Arkalarinda devasa ic ve dis gucler olunca boylesine rahat ve umursamazlar. Ne yaparsaniz yapan yerli ve milli olan kazanacaktir.
feyzullah oren
Hayal aleminde yasıyorsunuz hurriyet gazetesinin yaptıklarını hic gormuyorsun[ 400 el sorun olmaya kalktı ] gibi o gazete hic yerli olmamıs ve ülkede hep halkın düşmanı olmustur hizde hic BİR zaman AK PARTİ VEYA MHP ye oy vermezsiniz. Cünkü sizi tanıyorum 70 lerde cok şeyler ögrendik Ayrıca her gazeteci muhalif degil dogrunun yanında olmalı.

Yorum Yap

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
SON VİDEO HABER

Polis memurunun emekliliğine 4 gün kala öldüğü kaza

Haber Ara