Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın himayesinde ve Dışişleri Bakanlığının ev sahipliğinde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu'nun açılışında yaptığı konuşmada, uluslararası sistemin çok boyutlu krizlerle karşı karşıya bulunduğunu belirterek, "İsrail'in pervasız saldırganlığı Gazze sınırlarını aşmıştır. Bölgemizi çatışma girdabına sürükledi. Bizim anlayışımıza göre diplomasi, yangını daha fazla yayılmadan söndürme iradesidir" dedi.
İlki 2021 yılında düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu'nun açılışında konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, forumun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde küresel bir markaya dönüştüğünü söyledi. Forumun benzerlerinden ayrılan başlıca özelliklerinden birinin eşsiz buluşturma gücü olduğunu ifade eden Fidan, "Diplomasinin nabzı Antalya'da akmakta. Belirsizliğin çoğaldığı bugün de geleceği nasıl şekillendireceğimizin vizyonu burada atılmaktadır. Çözümler, ortak akıl ve hikmet ile şekillenecektir" ifadelerini kullandı.
"Birbirini tetikleyen çok boyutlu krizlerle karşı karşıyayız"
Bakan Fidan, dünyada belirsizlik ve krizlerin çağın baskın karakteri haline geldiğini vurgulayarak, uluslararası sisteme yönelik en büyük tehdidin kuralsızlık ve adaletsizlik olduğunu söyledi. Geçen yıl forumun gündemine Gazze'de yaşananların, bu yıl ise İran savaşının oturduğunu belirten Fidan, bu sürecin bölgeyi ağır tehditler altına soktuğunu kaydetti. Fidan, "Şüphesiz bu savaştan herkesin çıkaracağı tarihi dersler bulunmaktadır. Ancak ilk ve acil görev ateşkesin sağlanmasıdır. Sağlanan bu sükunet ortamı sorunun asıl kaynağını gözden kaçırmamalıdır. Gazze'de başlayan, Lübnan'a sıçrayan İsrail yayılmacılığı doğrudan tehdit haline gelmiştir" dedi.
Uluslararası toplumun bugün nadir görülen bir anlayış birliği sergilediğini dile getiren Fidan, Antalya'da bir araya gelişin temel düşüncesinin de bu olduğuna işaret etti. Fidan, "Bizim anlayışımıza göre diplomasi, yangını daha fazla yayılmadan söndürme iradesidir. Diplomasi, yarını tasarlamaktır" diye konuştu.
"İsrail'in ölçüsüz saldırganlığı bölgemizi çatışma girdabına sürüklüyor"
Fidan, küresel reform ihtiyacı kadar hayati olan ikinci ayağın ise bölgede barış ve refahı kalıcı hale getirecek stratejik adımlar olduğunu söyledi. Ankara merkezli geniş bir jeopolitik okuma yapıldığında karşılarına birbiriyle bağlantılı çok katmanlı kriz dinamiklerinin çıktığını ifade eden Fidan, coğrafyanın eş zamanlı krizlerin baskısı altında bulunduğunu dile getirdi. Kuzeyde beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna savaşının Avrupa güvenlik mimarisini ve küresel jeopolitik dengeleri derinden sarstığını belirten Fidan, güneydoğuda ise İsrail'in ölçüsüz saldırganlığının Gazze sınırlarını çoktan aştığını söyledi.
Fidan, "İsrail'in pervasız saldırganlığı Gazze sınırlarını aşmıştır. İsrail, bölgemizi çatışma girdabına sürükledi. Tüm bunlara ek olarak, geleceğimize yönelik sınamalarla da eş zamanlı mücadele etmek zorundayız. Lübnan'dan Suriye'ye, son olarak İran'a uzanan bu tırmanma hattı, bölgemizi geniş bir çatışma girdabına sürüklemektedir. Daha güneyde, Afrika Boynuzu'nda hassasiyetle takip ettiğimiz gelişmeler de bir diğer endişe kaynağıdır. Sudan'da devam eden çatışmaların yol açtığı yıkım, bölge ülkeleri arasındaki ihtilaflar ve boğazlara yönelik tehdit potansiyeli, bu stratejik coğrafyayı ciddi güvenlik riskleriyle baş başa bırakmaktadır" dedi.
"Türkiye ara buluculuk profiline sahip ender ülkelerden biri"
Bu kriz haritasının neredeyse tamamında, sahadaki tüm taraflarla aynı anda ve güven temelinde ilişki kurabilen ender ülkelerden birinin Türkiye olduğunu belirten Hakan Fidan, Türkiye'nin teknik anlamda da ara buluculuk rolü üstlenmeye son derece istekli olduğunu söyledi. Fidan, bölgede yaşanan her krizin yükünü, acısını ve sonuçlarını derinden kavrayan bir anlayışla hareket ettiklerini vurgulayarak, "Bu kriz haritasının neredeyse tamamında güven temelinde konuşabilen ender ülkelerinden biri Türkiye'dir. Bugüne kadar bölgemizin selameti için daima elimizi taşın altında koyduk, koymaya devam edeceğiz. Bu yolda, Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği ve çizdiği politik vizyon istikametimizi belirlemeye devam edecektir" ifadelerini kullandı.
"Bölgemizin savaşlara, işgallere, teröre ve iç çatışmalara tahammülü kalmamıştır"
Artık bölgenin savaşlara, işgallere, teröre ve iç çatışmalara tahammülünün kalmadığını vurgulayan Fidan, bölge ülkelerinin güçlü bir bölgesel sahiplenme vizyonuyla barış ve istikrarı hayata geçirmek zorunda olduğunu söyledi. Bu vizyonun; ortak çıkar alanlarında daimi ve sonuç odaklı bölgesel iş birliğiyle, bölge ülkelerinin bağımsızlığına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygıyla, etnik, kültürel ve mezhepsel çeşitliliğin ayrıştırıcı değil birleştirici unsur olarak görülmesiyle, bölgesel halkların ve devletlerin savunma kapasitelerinin birbirlerine karşı değil birbirlerinin güvenliği için seferber edilmesiyle ve devlet dışı aktörler üzerinden nüfuz arayışlarından bütünüyle vazgeçilmesiyle anlam kazanacağını kaydetti.
Kaynak: İHA