$

Dolar

47,2019

Euro

53,8607

£

Sterlin

63,1645

Frank

58,0803

Gram Altın

6.173,5000

Bitcoin

3.148.605

$

Dolar

47,2019

Euro

53,8607

£

Sterlin

63,1645

Frank

58,0803

Gram Altın

6.173,5000

Bitcoin

3.148.605

POLİTİKA

“Özel” sonunda “Özgür” leşti!

Siyaset arenasında meydana gelen gelişmelerden o kadar çok makale, eleştiri, gündem - TV program ve tartışma konuları çıkıyor ki, tecrübeli – kalemi kuvvetli yazarlar için bunlar “olmazsa olmaz malzemeler” haline geliyor, sürüsüne bereket!...

21.07.2026 - 14:16
Dursun Ali Bulut
“Özel” sonunda “Özgür” leşti!
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Siyaset arenasında meydana gelen gelişmelerden o kadar çok makale, eleştiri, gündem - TV program ve tartışma konuları çıkıyor ki, tecrübeli – kalemi kuvvetli yazarlar için bunlar “olmazsa olmaz malzemeler” haline geliyor, sürüsüne bereket!...

Son birkaç yıldır bilhassa 2023 genel ve 2024 yerel seçimlerinden sonra başta CHP olmak üzere siyasi muhalif kanat her geçen gün “gündem” in değişmesine sebebiyet veriyor, skandalların biri bitmeden diğeri patlıyor. Bu da siyaset kurumuna ve partilere olan güveni derinden sarsıyor ve bu “alan” da görev almak isteyen gençler, gelecekle ilgili “sorun yükleri” nin altına girmek istemiyorlar. “Siyaset buysa biz yokuz!” deyip kendi kabuklarına çekilmek isteyenleri zorla o arenanın içerisine çekemez, çekmeye çalışsanız bile başarılı olamazsınız.

Bay Kemal’in 2023 genel seçimlerinde altılı benzemezler masasının (millet ittifakının) cumhurbaşkanı adayı olmasıyla birlikte yıldızı (!) parlatılan CHP Meclis Grup Başkanı Manisa Milletvekili Özgür ÖZEL, “arkadan hançerleyen” grupla hareket etmiş ve mal bulmuş mağribi gibi bir anda kendini CHP genel başkanlığı koltuğunda bulmuştu.

Adları rüşvet ve şaibelere bulaşan, baklava kutularında verilen rüşvet ve kadrolar sayesinde satın alınan delege iradeleri, pavyonlarda yapılan pazarlıklarla birlikte olağan – olağanüstü kongre ve kurultaylarla yinelenen parti içi seçimlerde yeniden koltuğuna oturup “sağ” a – “sol” a gülücükler dağıtmaya başlayan ve akıl hocalarının çizdiği yoldan sapmayan ÖZEL; bir anda kale fethetmiş komutan edasıyla ama sarhoş farenin kediye kafa tutması gibi sağa – sola saldırmaya ve kendinden büyük laflar etmeye başladı.

“Sizin ağababalarınızı da biliriz!” dedirten silsileden farklı olmayan ve bu zihniyetin de devamı olan ÖZEL, mutlak butlan kararının çıkmasıyla birlikte; hem (aslında emaneten oturduğu ama kendisinin asla ve asla bir türlü kabul etmediği) genel başkanlık koltuğundan, hem ideolojisinden ve hem de içerisinde bulunmuş olduğu zafer sarhoşluğundan kurtulup kabuğuna çekilmek zorunda kaldı, nasıl kalmasın değil mi?!...

Mevlana’nın bir sözü vardı, hatırlayalım; “Bir deve gelir, bir birikintinin üstüne çişini yapar. Çişe bir sinek konar ve kendini ummanda (okyanusta) zanneder.” CHP’li birçok belediye başkanı, milletvekili ve meclis üyesi bu sinek gibi kendilerini okyanusta zannettiler ama onların deyimiyle kazanmak da her zaman “muktedir olmak” değildi.

Arkalarına aldıkları rüzgarla şımarıklık bataklığına doğru sürüklenen, 2024 yerel seçimlerinde aldıkları oy ve 1. parti olmanın verdiği zafer sarhoşluğuyla birlikte tarihi belli olmayan cumhurbaşkanlığı seçimini peşinen ilan ve kazanmış gibi hareket edenler, “bayram değil, seyran değil, eniştem beni niye öptü?” der gibi cumhurbaşkanı adaylarını belirleyip “cumhurbaşkanı seçim ofisleri” ni açmaya cüret etmişlerdi ama bunların unuttukları bir şey vardı; “Erken öten horozun başı kesilir!..”

Ülkemizde bir otorite boşluğu olmadığı gibi cumhurbaşkanlığı seçimleri için de TBMM ve YSK tarafından da herhangi bir tarih belirleme – seçim takvimi de açıklanmamıştı. Siz; kime, neye ve hangi şartlara göre seçim takvimini belirlediniz? İşte horozların erken öttürüldüğü bu süreç; hem ÖZEL ve hem de İMAMOĞLU’nun sonunun başlangıcı oldu. Alttan alta terör destekçisi olmak / yardım ve yataklık yapmak - yolsuzluk – rüşvet – şaibe – kongre seçimlerindeki şikâyet ve suçlamalar neticesinde başta İBB olmak üzere CHP’li birçok büyükşehir, il ve ilçe belediye başkanları görevlerinden alındı, kiminin yerine kayyum, kiminin yerine de belediye meclis üyelerinden başkan vekilleri seçildi. Bunun adına ister “yargı vesayeti”, ister yıldırma ister suçüstü ister sandıktaki yenilginin akamete uğratılması için rövanşın alınması, hangi ad veya yakıştırmalarla - neyle açıklarsanız açıklayın sonuç değişmeyecek ve o horoz erken de ötmeyecekti.

(CHP, kendilerine yapılan kahpeliğin müsebbibini başka yerlerde değil “kahpe içerden olunca kapı kilit tutmaz” misali kendi içlerinde arasın. Başkasına suç ve iftira atarak, hedef tahtasına oturtarak ne gündem belirlesin ve ne de birilerinin günahını alsın.)

Sonraki hukukî süreçlerde mutlak butlan kararının çıkmasıyla birlikte taşlar yeniden yerlerine oturmaya başlamış, “arınma” ve “yüzleşme” den bahsedenler; öncekileri göndermeye – ihraç etmeye, sonrakiler de kendi başlarının çaresine bakmaya başladılar. (Koltuk hastalığı da bunun bir sonucu değil midir?) Bu süreçte bazı milletvekilleri partilerinden ihraç edilmiş, genel merkezdeki bazı yöneticiler ile il başkanları görevden alınmış, halef – selef / selef – halef izleri de birbirlerine karışmıştı, geçmiş olsun!..

Anadolu’da güzel bir söz var; “Kavga olan eve kız verilmez!”. Bunu iyi bilen ve CHP’yi toplama arabaya çeviren üst akıl ÖZEL’e “sol parti” yi “sağ” laştırdı ve neredeyse eski ANAP’a döndürdü. Bay Kemal’le başlayan tekrarlı süreçten sonra milletvekili – belediye başkanlarının bazıları ya AK Parti’ye geçti ya da bağımsız kalma yolunu seçti. Yapsanız ne olacak; Milletimiz birbirinizden bir farkınızın olmadığını bileli çeyrek asır oldu, öyle olmasaydı AK Parti iktidarını bu günlere kadar getirebilir miydi?!..

ÖZEL ve CHP’deki yoldaşları artık huzurun (!) kalmadığı bu partiyle hareket edemeyeceklerini anlamış farklı arayışlara girişmişlerdi. Esamesi okunmayan ve toplumun bir çoğunun bilmediği ama seçimlere girme şartlarını koruyan DSP (Demokratik Sol Parti) – ABP (Anadolu Birliği Partisi) gibi bazı partilerle yaptıkları salvolar ters tepmiş, istedikleri / bekledikleri gibi bunları da teslim alamamışlardı. ÖZEL ve ekibi; hâl böyle olunca sıfırdan – lekesiz (!) bir parti kurup onunla önümüzdeki seçimlere girmenin yollarını aramış, YOL – YÜRÜYÜŞ – EKİM ve YENİ gibi adlarla partileşmenin alt yapısını hazırlamaya konulmuşlardır, dedik ya; Koltuk hastalığı çok fena bir hastalıktır!...

“ÖZGÜR” leşen “ÖZEL” ve ekibinin önümüzdeki günlerde kuracağı partinin ad ve logosunu hep birlikte göreceğiz, aydınlık (!) günler çok yakındır!...     

Günay Ertan Akgün/TİMETÜRK

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın