Akıllı telefonların ve sosyal medyanın günlük hayatın merkezine yerleşmesiyle birlikte çocukların ekran kullanımı, dijital bağımlılık, aile içi iletişimin zayıflaması ve kuşaklar arasındaki kopuş daha fazla tartışılıyor.
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan'ın, ilk baskısı 2014 yılında yapılan “Bilinçli Aile Olmak – Ailede Fırsat Eğitimi” kitabında bugün tartışılan birçok başlığa yıllar önce dikkat çektiği belirtildi. Ağustos 2026 itibarıyla 14'üncü baskıya ulaşan kitapta dijitalleşmenin yanı sıra çocuk eğitimi, eşler arasındaki iletişim, güvenli bağlanma ve aile içindeki değerler ele alınıyor.
“Evin kapısı kontrolsüz dijital sokağa açılıyor”
Tarhan'ın üzerinde durduğu konuların başında internetin çocukların hayatındaki yeri geliyor. İnternetin evin dünyaya açılan kapısı haline geldiğine işaret eden Tarhan, çocukların ve yetişkinlerin bu yolla kontrol edilmesi güç bir “dijital sokağa” çıktığını belirtiyor. Teknolojik ve ekonomik gelişmenin tek başına daha mutlu bireyler ve daha güçlü aileler oluşturmadığını savunan Tarhan, modern yaşamın getirdiği hız, bireyselleşme ve konfor arayışının ilişkiler üzerindeki etkisine dikkat çekiyor. Tarhan, özellikle genç kuşakların değer dünyasındaki değişime ilişkin, “Kendi egoları ve konforlarından daha yüksek bir değer tanımayan kuşaklar, insanlığın geleceğini tehdit ediyor” değerlendirmesinde bulunuyor.
Ailelere “sorunları fırsata dönüştürün” çağrısı
Tarhan'a göre sağlıklı aile, hiç sorun yaşamayan aile anlamına gelmiyor. Ekonomik sıkıntılar, çocuklarla yaşanan anlaşmazlıklar veya eşler arasındaki iletişim problemleri doğru yönetildiğinde ilişkinin güçlendirilmesi için bir fırsata dönüşebiliyor. Bu noktada Tarhan, aile içindeki tartışmalarda “Kim haklı?” sorusu yerine “Bu sorunu birlikte nasıl çözebiliriz?” yaklaşımının benimsenmesini öneriyor. Kitabın temel yaklaşımlarından “fırsat eğitimi” ise çocuklara sürekli nasihat vermek yerine günlük hayatta karşılaşılan olayların eğitim fırsatına dönüştürülmesine dayanıyor. Tarhan, yaşanan olayların çocuklara sorumluluk, değerler, karar verme ve problem çözme becerileri kazandırmak amacıyla kullanılabileceğini ifade ediyor.
“Seni seviyorum” demek tek başına yetmiyor
Tarhan'ın dikkat çektiği bir diğer başlık aile içindeki sevgi ve güven ilişkisi. Sevginin yalnızca sözle değil davranışlarla da gösterilmesi gerektiğini belirten Tarhan'a göre eşlerin zor zamanlarda birbirlerinin yanında olması, birbirlerini gerçekten dinlemesi ve kişilik haklarına saygı göstermesi, “Sen benim için değerlisin” mesajının önemli parçalarını oluşturuyor. Ailede güven ortamının kurulması için de açık iletişim, sadakat, verilen sözlerin tutulması ve davranışlarda tutarlılık öne çıkıyor.
Ailede “ben” ile “biz” arasında denge
Tarhan, güçlü aile modelini bireylerin kişiliklerini kaybetmeden ortak bir “biz” oluşturabilmesi üzerinden tanımlıyor. Ailede bütün kararların tek kişi tarafından verilmesi yerine eşlerin birbirlerinin görüşlerini dikkate aldığı istişare kültürünün geliştirilmesini öneriyor. Çocukların da yaşlarına uygun konularda karar süreçlerine dahil edilmesinin aidiyet duygusunu güçlendirebileceğini belirten Tarhan; aileyi ayakta tutan temel değerler arasında sevgi, saygı, güven, hakkaniyet, paylaşım, özerklik ve istişareyi sıralıyor.
“Eşimize ve çocuklarımıza zaman ayıracağız”
Modern aile hayatındaki en önemli sorunlardan birinin zaman ve ilgi eksikliği olduğuna işaret eden Tarhan, aile ilişkilerinin emek verilmeden kendiliğinden güçlenmeyeceğini vurguluyor. Tarhan bu yaklaşımını, “Sihirli formüller aramak yerine zaman ayıracağız. İşe veya eşyalara ayırdığımız zaman kadar eşimize ve çocuklarımıza da zaman ayıracağız” sözleriyle özetliyor. İlk kez 12 yıl önce yayımlanan “Bilinçli Aile Olmak”, dijitalleşmenin aile hayatına etkilerinin çok daha yoğun tartışıldığı 2026 yılında 14'üncü baskısıyla yeniden okuyucuyla buluşuyor.