$

Dolar

49,3756

€

Euro

55,3155

£

Sterlin

65,3956

₣

Frank

59,5101

₺

Gram Altın

6.654,4000

₿

Bitcoin

4.116.849

$

Dolar

49,3756

€

Euro

55,3155

£

Sterlin

65,3956

₣

Frank

59,5101

₺

Gram Altın

6.654,4000

₿

Bitcoin

4.116.849

Makale 12.10.2026 5 dk okuma

Millî Gururumuz mu, Milli Gururumuz mu?

Paylaş:

Merhaba sevgili TimeTürk okurları!

Bundan böyle bu köşede sizlerle gündeme ilişkin düşüncelerimi ve sevdalısı olduğum Türkçemizle ilgili yazılarımı paylaşacağım. Yazılarımı ilgiyle ve keyifle okumanızı diliyorum.

Selam ve muhabbetle…

Dünyanın en köklü dillerinden biri olan Türkçe, bugün dünyanın farklı coğrafyalarında yaklaşık 300 milyon insan tarafından konuşulmaktadır. Köklü geçmişi, zengin söz varlığı ve güçlü anlatım olanaklarıyla Türkçe, yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda ortak tarihimizin ve kültürel kimliğimizin en önemli taşıyıcılarından biridir.

Son yıllarda Türk dünyasında ortak alfabe konusunda önemli gelişmeler yaşanıyor. 34 harften oluşan Ortak Türk Alfabesi üzerinde uzlaşmaya varılması ve bu alfabeye ilişkin çalışmaların sürdürülmesi, Türk dünyasının kültürel yakınlaşması açısından son derece sevindiricidir.

Bir yandan Türkçenin korunması ve gelecek kuşaklara doğru biçimde aktarılması adına atılan bu adımlar beni umutlandırırken diğer yandan ülkemizde konuşulan ve yazılan Türkçenin giderek özensiz kullanılması endişelerimi artırıyor.

Özellikle televizyonlarda, internet haber sitelerinde ve sosyal medyada karşılaştığımız yazım ve söyleyiş yanlışları dikkat çekici boyutlara ulaşmış durumda. Sözcüklerin yanlış yazılması, hatalı telaffuz edilmesi ve bu yanlışların sürekli tekrarlanması, zamanla yanlış kullanımların doğruymuş gibi benimsenmesine yol açıyor.

Üstelik bazı yazım ve söyleyiş yanlışları yalnızca dilin kurallarını ihlal etmekle kalmıyor, sözcüklerin anlamlarını da değiştirebiliyor.

Bu yanlışların en yaygın örneklerinden biri, halk arasında “şapka işareti” olarak bilinen düzeltme işaretinin (^) kullanılmamasıdır.

Peki, küçücük bir işaret sözcüğün anlamını gerçekten değiştirebilir mi?

Elbette değiştirebilir!

Gelin, birkaç örnek üzerinden birlikte inceleyelim.

Hâkim mi, hakim mi?

“Hâkim” sözcüğü, düzeltme işaretiyle yazıldığında “yargıç” ve “egemen” anlamlarına gelir. Bu sözcükte “a” ünlüsü uzun okunur.

“Bilge, her şeyi bilen” anlamına gelen “hakim” sözcüğü ise düzeltme işareti kullanılmadan yazılır. Bu sözcükte ikinci hecedeki “i” ünlüsü uzun okunur.

Dolayısıyla “hâkim” ile “hakim” hem anlam hem de söyleyiş bakımından birbirinden farklı sözcüklerdir.

Hayâ mı, haya mı?

Bir başka örnek de “hayâ” ve “haya” sözcükleridir.

“Hayâ” sözcüğü, “utanma, sıkılma, ar” anlamlarına gelir. Sözcüğün sonundaki “a” ünlüsü uzun okunur.

“Haya” sözcüğü ise “er bezi, testis” anlamındadır. Bu sözcükte düzeltme işareti kullanılmaz ve ünlüler kısa okunur.

Yalnızca bir düzeltme işaretinin kullanılıp kullanılmamasıyla ortaya çıkan anlam farkını görüyor musunuz?

Millî mi, milli mi?

Gelelim yazımızın başlığındaki soruya…

“Millî” sözcüğü, “milletle ilgili, millete özgü, ulusal” anlamlarına gelir. Sözcüğün sonundaki “î”, nispet ekinin bir parçasıdır ve uzun okunur.

“Milli” sözcüğü ise “mil” sözcüğüne getirilen yapım ekiyle oluşur. “Mil”, ince kum veya çamur birikintisi anlamına gelir. Dolayısıyla “milli” sözcüğü, “mil içeren, mil bulunan” anlamındadır.

Aradaki fark yalnızca bir işaret gibi görünse de anlam bakımından son derece önemlidir.

Örneğin:

· Millî gururumuz

· Millî takım

· Millî teknoloji

Bu ifadelerde “millî” sözcüğünün düzeltme işaretiyle yazılması gerekir.

Ne yazık ki televizyonlarda, haber sitelerinde, sosyal medya paylaşımlarında ve hatta resmî duyurularda bile bu sözcüğün yanlış yazıldığına sıkça tanık oluyoruz.

Oysa dilimizin kurallarına özen göstermek yalnızca dil bilimcilerin, akademisyenlerin veya Türkçe öğretmenlerinin sorumluluğu değildir. Türkçeyi konuşan ve yazan herkesin ortak sorumluluğudur.

Peki, şapka işareti kaldırılmadı mı?

Bu soruyu sorduğunuzu duyar gibiyim.

Hayır, kaldırılmadı!

Türk Dil Kurumu, 21 Mayıs 2019 tarihinde yaptığı açıklamada düzeltme işaretinin hiçbir zaman kaldırılmadığını açıkça belirtmiştir. Konuyla ilgili resmî açıklamaya aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

https://tdk.gov.tr/icerik/sikca-sorulan-sorular/duzeltme-isareti-kaldirildi-mi/

Türk Dil Kurumunun Yazım Kılavuzu’na göre düzeltme işareti, yazılışları aynı olan ancak anlamları ve söyleyişleri farklı sözcükleri ayırt etmek amacıyla kullanılır. Ayrıca nispet ekinin belirtme durumu ekiyle veya iyelik ekiyle karışmasını önlemek için de kullanılır.

Örneğin “askerî” sözcüğü, “askerlikle ilgili” anlamına gelirken “askeri” sözcüğü, “asker” sözcüğünün belirtme durumu eki almış biçimidir. Benzer şekilde “ilmî” sözcüğü, “bilimsel” anlamına gelirken “ilmi” sözcüğü, cümledeki kullanımına göre belirtme durumu veya üçüncü tekil kişi iyelik eki almış bir isimdir.

Unutmayalım ki dil, bir milletin hafızasıdır. Dilimizi doğru kullanmak yalnızca sözcükleri doğru yazmak veya doğru telaffuz etmek değildir. Aynı zamanda kültürümüze, tarihimize ve kimliğimize sahip çıkmaktır.

Türkçemizi sevmek kadar onu doğru kullanmak da önemlidir.

Yazımı, Yunus Emre’ye atfedilen şu güzel sözle tamamlamak istiyorum:

“Herkesin dili kendine yüce, bizim dilimiz bize en yüce.”

Türkçemizi doğru yazalım, doğru konuşalım ve gelecek kuşaklara bütün güzellikleriyle aktaralım.

Sağlıcakla kalınız.

Dr. Murat Bulut/TİMETÜRK

Etiketler:
Dr. Murat Bulut
Dr. Murat Bulut

Köşe Yazarı