$

Dolar

47,4022

Euro

53,9858

£

Sterlin

63,0035

Frank

57,8503

Gram Altın

6.123,5900

Bitcoin

3.038.482

$

Dolar

47,4022

Euro

53,9858

£

Sterlin

63,0035

Frank

57,8503

Gram Altın

6.123,5900

Bitcoin

3.038.482

Kültür-Sanat

Şairlerin mısralarında sonbahar

Yaprakların sararıp solması kimine hüzün verirken kimilerine de ilham kaynağı olmaktadır

28.10.2021 - 22:33
cevatkislali
Şairlerin mısralarında sonbahar
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

 

Yaprakların sararıp dökülmesi kimilerine hüzün verirken kimilerine de bu hüzün ilham kaynağı teşvik etmektedir.

Mısralarında sonbahara önemli bir yer ayıran şairlerin ilham kaynağında ya bir ağaç, ya bir yaprak ya da bir yağmur vardır. Daha doğrusu sonbahar......

İşte sonbaharı mısralarına taşıyan önemli şairlerden sonbahar mısraları

Bir eylüldü başlayan içimde

Ağaçlar dökmüştü yapraklarını

Çimenler sararmıştı

Rengi solmuştu tüm çiçeklerin

Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı

Katar gidiyordu kuşlar uzaklara

Deli deli esiyordu rüzgar

Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa

Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar

Neydi o bir zamanlar

Sevmişliğim, sevilmişliğim

Ümit Yaşar Oğuzcan

Sonbahar geldi hüzün

İlkbahar geldi kara hüzün

Ey en akıllı kişisi dünyanın

Bazen yaz ortasında gündüzün

Sevgim acıyor

Kimi sevsem

Kim beni sevse

Eylül toparlandı gitti işte

Ekim filan da gider bu gidişle

Tarihe gömülen koca koca atlar

Tarihe gömülür o kadar

Turgut Uyar

Çiçeğin rengi soldu, bitti şarkısı kuşun.

Yol tenha, dal mecâlsiz, su durgun.

Tabut yapılan tahta, ev ev taşınan odun.

Bahar ümit yerine, ey kış, içimde korkun!

Ziya Osman Saba

Eylül'dü…..

İzlerini çizdiği zaman ansızın gidişin,

Şimdi yoktu bi anlamı suskunluğun.

Çırılçıplak kalakaldım sessizliğinin orta yerinde.

Sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman

En çok sesini aradım.

Gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ.

Gözlerini sildi zaman..

Dedim ya… Eylül'dü.

Savruluşu bundandı kimsesizliğimizin.

Cemal Süreya

İnsan duyar yerin dile gelmiş sükûtunu;

Bir başka mûsıkîye geçiş farz eder bunu;

Teslîm olunca va'desi gelmiş zevâline,

Benzer cihâna gelmeden evvelki hâline.

Yaprak nasıl düşerse akıp kaybolan suya,

Ruh öyle yollanır uyanılmaz bir uykuya,

Duymaz bu anda taş gibi kalbinde bir sızı:

Fark etmez anne toprak ölüm mâceramızı.

Yahya Kemâl Beyatlı

Çiçekli badem ağaçlarını unut.

değmez,

bu bahiste

geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.

ıslak saçlarını güneşte kurut

olgun meyvelerin baygınlığıyla parıldasın

nemli, ağır kızıltılar…

sevgilim, sevgilim,

mevsim

sonbahar…

Nazım Hikmet

nasıl iş bu

her yanına çiçek yağmış

erik ağacının

ışık içinde yüzüyor

neresinden baksan

gözlerin kamaşır

oysa ben akşam olmuşum

yapraklarım dökülüyor

usul usul

adım sonbahar

Atilla İlhan

Durgun havuzları işlesin bırak

Yaprakların güneş ve ölüm rengi,

Sen kalbini dinle, ufkuna bak.

Düşünme mevsimi inleten rengi

Elemdir mest etsin ruhunu

Eser rüzgarların durgun ahengi.

Yan yana sessizce mevsimle keder

Hicrana aldanmış kalbimde gezin

Esen rüzgarlara sen kendini ver.

Ahmet Hamdi Tanpınar

 

Aslında yaprak sıkılmıştı ağaçtan.

Bahaneydi son bahar.

Gelmişti ayrılık vakti.

Bir göz yaşı damlası gibi,

Damlayıp gidiyordum uzaklara.

Son baharda bahanem oldu işte.

Sarılmıştım rüzgara gidiyordum buralardan uzaklar.

Yine yazı bekler oldum bir ümit.

Necip Fazıl Kısakürek

 

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın