Osmanlı'nın en büyük mushafı ziyarete açıldı
Osmanlı klasik döneminin en büyük ebatlı Kur'an-ı Kerim'i kabul edilen Karahisari Mushafı, Ramazan ayına özel ilk kez Topkapı Sarayı Mukaddes Emanetler Dairesi'nde vatandaşların ziyaretine açıldı.

Oluşturma Tarihi: 2026-02-18 13:41:35

Güncelleme Tarihi: 2026-02-18 13:58:54

Ramazan ayında yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine açılan Topkapı Sarayı Mukaddes Emanetler Dairesinde Osmanlı Klasik Döneminin en büyük ebatlı Kur'an-ı Kerim'i kabul edilen Karahisari Mushafı ilk kez ziyarete açılacak. Karahisari Mushafı, Mukaddes Emanetler Dairesi ‘Şadırvanlı Sofa' bölümünde, modern müzecilik kriterlerine uygun şekilde; ısı, nem ve ışık kontrolü sağlanarak ziyaretçiyle buluşturuldu.

16'ıncı yüzyılda yazılan en büyük Kur'an-ı Kerim olma özelliği taşıyor

16'ıncı yüzyılın ikinci yarısında yaşayan Ahmed Karahisari'nin Kur'an-ı Kerim'in yazımına Kanunu Sultan Süleyman'ın talebi üzerine başladı. Ahmed Karahisari'nin ömrünün son 10 yılında eserin 440 sayfasını tamamlayabildiği öğrenildi. Ahmed Karahisari'nin yazdığı Mushaf, Sultan 3. Murad döneminde, 1584-1587 yılları arasında Karahisari'nin öğrencisi ve evlatlığı Hasan Çelebi tarafından tamamlandı. 601 sayfadan oluşan eser, 61,5 x 44 santimetre ölçüleriyle Osmanlı döneminde yazılmış en büyük ebatlı Kur'an-ı Kerim olma özelliğini taşıyor.

"İlk kez sergiye çıkardık"

Gazetecilere açıklamalarda bulunan Topkapı Sarayı Daire Başkanı İlhan Kocaman, "Ramazan ayı ile birlikte Topkapı Sarayı'nda Osmanlı döneminde tatlı bir telaş başladı. Gerek mutfaklarda, iftar ve sahur için gerekse Mukaddes Emanetler'deki buranın manevi havasına uygun olarak gerekse önce temizlik ardından Ramazan ayının 15'inde yapılan Destimal Töreni için çalışmalar yapıldı. Bu Ramazan ayının 15'ine kadar devam ederdi. Biz de Milli Saraylar Başkanlığı olarak yine bu yıl tatlı telaşı burada başlattık. İnşallah buraya gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerimiz Mukaddes Emanetlere ziyaretlerini gerçekleştirecekler. Bu yıl içerisinde bulunduğumuz Şadırvanlı Sofa olarak isimlendirdiğimiz burada Osmanlı Döneminin en meşhur mushafı olarak kabul edilen Karahisari Kur'an-ı Kerim‘ini sergiliyoruz. İlk kez sergiye çıkardık" dedi.

"Mushafların en ünlüsü olarak kabul edilir"

Dönemin en ünlü mushafı olduğunu söyleyen Kocaman, "Bu Kur'an-ı Kerim Kanuni Sultan Süleyman döneminden yazımına Ahmed Karahisar'ı tarafından başlanmış. Ancak daha sonra 3. Murad döneminde evlatlığı ve talebesi olan Hasan Çelebi tarafından tamamlanmış ve 601 sayfadan ibaret bir Kur'an-ı Kerim'dir. Bu Kur'an-ı Kerim gerek hat gerek tezhip gerek cilt olarak Osmanlı'dan günümüze kadar ulaşan en ünlü mushaf-ı şerif olarak kabul edilir ve geleneksel İslam sanatlarının en güzel, en nadide örneği olarak burada sergilenmektedir" şeklinde konuştu.

Ziyaretlere ilişkin de bilgi veren Kocaman, "Ziyaretlerimiz normalde kış dönemi uygulaması olarak sabah 09.00, akşam 18.00'a kadar devam edecek, Salı günleri kapalı olacak. Aynı şekilde yine burada geleneksel olarak Osmanlı döneminden günümüze kadar sürdürülen bazı uygulamalar var. Bunlardan bir tanesi Pars denilen Mukaddes Emanetler Has Oda temizliği ve Ramazan ayının 15'indeki destimal törenine hazırlık. Bu yıl da bunu gerçekleştireceğiz" ifadelerini kullandı.

"Saray ziyaretleri ağırlıklı olarak birazda dönemsel özellikler taşımaktadır"

Konuşmasına devam eden Topkapı Sarayı Daire Başkanı İlhan Kocaman, "Ramazan ayının iklimine uygun olarak bir hareketlilik sağlamak istedik. Bu meşhur mushafı ziyaretçilerimizle buluşturmak istedik. Saray ziyaretleri ağırlıklı olarak biraz da dönemsel özellikler taşımaktadır. Kış dönemi olduğu için sezon dışı olması nedeniyle gerekse yabancı ziyaretçilerimizin sayıları bu dönem biraz daha az ama 1 Mart itibariyle sezon açılıyor. O dönemde ziyaretçilerimiz daha da artacaktır. Geçen yıl oranla yine aynı oranda devam edeceğini bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

Mukaddes Emanetler Dairesi, Ramazan ayına hazırlandı

Milli Saraylar Başkanlığı'na bağlı Topkapı Sarayı'nın en çok merak edilen ve en çok ziyaret edilen bölümlerinden Mukaddes Emanetler Dairesi, Ramazan ayına hazırlandı. On bir ayın sultanı Ramazan'da ziyaretçi akınına uğrayan Daire'de yürütülen temizlik ve bakım çalışmaları tamamlandı. Mukaddes Emanetler Dairesi; halısından çinilerine, zemininden kubbesine, eserlerin sergilendiği vitrinlerinden paha biçilemez emanetlerine kadar en ince ayrıntısına kadar elden geçirildi.

509 yıldır Topkapı Sarayı'nda

Öte yandan Topkapı Sarayı'nın Enderun Avlusu'nda yer alan Mukaddes Emanetler Dairesi, 509 yıldır Türk ve İslam aleminin en kıymetli eserlerine ev sahipliği yapıyor. Yavuz Sultan Selim'in 1517'deki Mısır seferinin ardından İstanbul'a getirilen emanetler, asırlardır özenle korunuyor ve sergileniyor. Kutsal emanetlerin başında Peygamberimiz Hazret-i Muhammed'e (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) ait Hırka-i Saadet geliyor. Peygamberimizin mektupları, kılıcı, Uhud Savaşı'nda kırılan dişi, sakal-ı şerifi ve ayak izi de bu bölümde bulunuyor. Dört halife ve sahabeye ait kılıçlar, Kabe anahtarları ve Hacerü'l Esved mahfazası gibi Harem-i Şerif'e ait hatıralar da burada sergileniyor.

Geleneksel ve modern yöntemler bir arada

Mukaddes Emanetler Dairesi'nin bakım ve temizliğini, Türkiye'de müzecilik alanında bir ilk olma özelliği taşıyan Milli Saraylar Obje Bakım ve Konservasyon Ekibi tarafından yürütülüyor. Çalışmalar kapsamında Has Oda'nın halıları, çinileri, gümüş kandilleri, buhurdan ve şamdanları, ahşap pencere kapakları, dolaplar ve nişlerin içlerindeki mermer alanlar titizlikle temizleniyor.

Hırka-i Saadet ve Sancak-ı Şerif mahfazalarının tozları büyük bir hassasiyetle alınıyor. Bu uygulamalarda, müzelere özel vakum ayarlı, hepa filtreli cihazlar ve at kılı fırçalar kullanılıyor. Geleneksel usullere riayet edilerek toplanan tozlar, Mukaddes Emanetler Dairesi'nin önünde bulunan Toz Kuyusuna dökülüyor.