'Hâne' sergisi sanatseverlerle buluştu
Gelenekli sanatları buluşturmak gayesiyle, 12 yıldır sürdürülen İslam Sanatları Sergisi, bu yıl 'Hâne' temasıyla İstanbul Tophane'de sanatseverlerle buluştu.

Oluşturma Tarihi: 2026-01-20 20:08:46

Güncelleme Tarihi: 2026-01-20 20:18:49

2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesinden ilhamla hazırlanan sergi; aile, yuva ve nesiller arası bağ kavramlarını, İslam sanatlarının estetik ve manevi dili üzerinden ele alıyor.

Hat, tezhip, seramik hat, kandil, dijital çalışmalar ile tarihi koleksiyondan hatlarında yer aldığı sergide, klasik ve çağdaş eserler bir arada sunuluyor.

Mekansal olarak her bölümü ayrı bir "hâne" anlayışıyla kurgulanan sergi, ziyaretçilere yalnızca bir sanat sunumu değil, mekânla bütünleşen bir tefekkür tecrübesi vad ediyor.

Albayrak Holding ve Kültür Bakanlığı himayelerinde, Yasemin Darbaz Karaca'nın takdimini üstlendiği sergide; 13 hat eseri, 17 seramik hat eseri, 12 tezhip eseri, tarihi koleksiyon eserleri ve dijital çalışmalar yer alıyor.

Serginin dikkat çeken bölümlerinden biri olan seramik hat eserleri, geleneksel hüsnühat sanatının çağdaş bir yorumu da seyircilerin takdirine sunuluyor. Gelenekli ve çağdaş üretimleri bir araya getiren sergide, Savaş Çevik'ten Abdurrahman Depeler'e, Sami Naddah'tan Saim Günay'a uzanan farklı kuşaklardan sanatçılar aynı çatı altında buluşuyor.

Serginin bu yıl öne çıkan yeniliklerinden biri ise hüsnühat ile seramiğin buluşması oldu. Hattat Mehmet Özçay'ın imzasını taşıyan ve serginin final bölümüne yerleştirilen 17 seramik hat eseri, harflerin yüksek ısıda pişirilerek form kazandığı farklı bir tarzı ortaya çıkartıyor. Gelenekli hat estetiğinin çağdaş bir malzeme ile yeniden yorumlandığı bu eserler, serginin disiplinler arası yaklaşımını güçlendirirken, "Hâne"nin yenilikçi yönünü de, temel alıyor.

"İlginin daha da çok artmasını sağlamaya çalışıyoruz"

Bu sene 12'ncisi düzenlenen İslam Sanatları Sergisi'ne katılan, sanatçı Deniz Öktem Bektaş kendi eseri ve serginin detayları hakkında bilgiler verdi. Bektaş,'' Ben de hat sanatındaki ana ölçü birimi olan noktayı kullanarak farklı, noktalardan oluşan bir tasarım düşündüm. Sülüs ve nesih yazı stili ile bir kıta oluşturmak istedim. Ana kıtaya o şekilde ayeti kerimeleri yerleştirdikten sonra, daha küçük noktalar şeklinde bir derinlik oluşturarak beş tane noktayla farklı bir tasarım hazırladım. Arka tarafa doğru giden yazılarda gördüklerimiz hadisi şerifler ve bu şekilde aile konusuyla alakalı bir eserle sergiye katılmış oldum. Albayrak grubunun her sene düzenlediği bu sergiler, hat ve tezhip sanatına çok büyük katkı sağlamaktadır. Özellikle yeni nesle bu sanata çekmek için değişik tasarımlarla, sanatçıların eser üretmesini teşvik ediyorlar. Bu şekilde projelerle de hem sanatçıları desteklemiş, hem de tasarımları geliştirmiş oluyoruz. Yapmaya çalıştığımız şey her zaman klasik sanatın değerlerine olduğu gibi muhafaza ederek, farklı yeni istif usulleri ile katkılar sunmaya çalışmak. Sergilere ilgi her geçen yıl artıyor. Geçen seneki sergimizde 100 bin ziyaretçi eserlerimizi incelemişti. Bu sene bu rakamın üzerine çıkmak için hepimiz sosyal medyaya epey bir paylaşımda bulunuyoruz. İlginin daha da çok artmasını sağlamaya çalışıyoruz. Kuratörümüz Yasemin hanımdan çok memnunuz. Her seferinde, her sene bize yeni bir fikirle sunumla alakalı çok değişik fikirlerle geliyor. Bu sene de çok gördüğünüz gibi divan konseptini kullanarak böyle küçük odacıklar ve bir ev havası oluşturuldu. Aynı zamanda eski yüzyıllardan kalma eserleri de her bir haneye her bir odaya yerleştirerek hat sanatındaki silsile kavramını da vurgulamaya çalıştılar. Hani biz hepimiz hattatlar olarak geçmişteki hattatlarla silsile halinde birbirimize bağlıyız mesajını da bu şekilde vermeye çalıştılar'' diye konuştu.

KARACA: AİLE SICAKLIĞINI HİSSETTİRMEK İSTEDİK

Serginin küratörü Yasemin Karaca, serginin ana temasının aile olduğunu belirterek, “Aile kavramıyla en güçlü ilişki kuran kelime olarak evi merkeze aldık. Serginin Tophane'de düzenleniyor olmasından ve ‘Tophane-i Amire' ifadesinden hareketle de serginin adını Hane olarak belirledik. Bu sergi, aile temasını merkeze alan hat ve tezhip eserlerine ev sahipliği yapıyor. Anne-baba hakları, eş hakları, aile, nesil ve kökler gibi kavramların önemine vurgu yapan ayet-i kerimeler ve hadis-i şerifler; bu kurguyla uyumlu tezhip eserleriyle birlikte sunuluyor. Bunun yanı sıra daha çağdaş bir yaklaşımla üretilmiş üç boyutlu objeler, animatif işler ve heykeller de sergide yer alıyor. Sergiye ayrıca Mehmed Özçay'ın bu yılki çalışmalarıyla eşlik eden kişisel bir seçkisi bulunuyor. Ziyaretçilerin buraya geldiklerinde bir aile sıcaklığı hissetmelerini amaçladık” dedi.

‘BÜYÜK AİLE SOFRALARINA ODAKLANAN BİR TASARIM SÜRECİ HAYAL ETTİK'

Karaca, “Ailenin kopuşuna, yalnızlaşmaya ya da nesiller arası uzaklaşmaya değil, büyük aile sofralarına ve mutlu yuvalara odaklanan bir tasarım süreci hayal ettik. Serginin de bu duyguyu izleyiciye geçirmesini umuyoruz. Sergide toplamda 13 hat eseri, 12 tezhip eseri ve farklı disiplinlerden üretilmiş çalışmalarda eserler izlenebiliyor. Sergi, 28 Şubat tarihine kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. Tüm sanatseverleri ağırlamaktan memnuniyet duyarız. Bu yıl ayrıca çocuklar için özel ve sıcak bir alan da oluşturduk. Sergi, çocuk dostu bir anlayışla kurgulandı, ailelerin çocuklarıyla birlikte rahatlıkla gezebileceği bir sergi. Aile temasından hareketle, ziyaretin gerçekten ailece deneyimlenebileceği bir ortam sunmayı amaçladık” diye konuştu.

ALPAYDIN: HANE KELİMESİ RUH ORTAKLIĞI YAŞANAN MANEVİ BİR MEKANI ÇAĞRIŞTIRIYOR

Sanatçı Hanife Alpaydın, “Geçen yıl Aile Yılı ilan edildi, biliyorsunuz. Bu nedenle bu yıl ‘Hane' temasıyla bir sergi hazırladık. Hane kelimesi aslında baktığımızda yalnızca bir mekanı, fiziksel bir alanı değil, merhameti, insanların sığındığı, belki duygu birliği ve ruh ortaklığı yaşadığı manevi bir mekanı çağrıştırıyor bize. O mekanın içinde her yaştan insanlar; anne babalar, belki geniş aile büyükleri, çocuklar birlikte yaşıyorlar. Birbirlerini destekliyorlar, sorumluluk paylaşıyorlar. Ben de bu sergiye katılırken, başlı başına aile bütünlüğünü ve birbirini tamamlayıcı özelliği vurgulayan Peygamber Efendimiz'den bir hadis-i şerifi tercih ettim: “Kadınlar, erkekleri tamamlayan diğer yarısıdır.” Burada bir rekabeti ya da bir önceliği değil, birbirini tamamlayan iki parçayı vurguluyor Efendimiz” ifadelerini kullandı.

Alpaydın, “Ben de bu doğrultuda eserimde, harflerin ufak ufak birbirlerine dokunmasını, birbirlerinin yapısını bozmadan akış içinde devam etmesini özellikle önemsedim. Elbette bunun yanı sıra, bir nebze de olsa bir hanım hattatın elinden çıktığının ilk bakışta anlaşılmasını istedim. Bu yüzden sıcak bir mesaj verdiğini düşündüğüm pembe alt tonlu, kırmızıya yakın bir kağıt tercih ettim. Tabii ki beyaz da saflığı ve temizliği temsil ettiği için; bir kadının, bir annenin aileye dokunuşunu, estetik vurgusunu ve bu etkisini çalışmamda göstermek istedim” dedi.

Sanatçı Mehmed Özçay da “Albayrak Grubu'nun geleneksel hale getirdiği Albayrak İslam Sanatları Sergisi'nde bulunuyoruz. Bu yıl 12'ncisi düzenlenen sergide ben de misafir sanatçı olarak yer alıyorum. Bildiğiniz üzere, 2025 yılının Aile Yılı ilan edilmesi münasebetiyle bu yılki sergi ‘Hane' temasıyla hazırlandı. Ben de eserlerimle, özellikle seramik uygulamaları üzerinden bu sergiye katılıyorum. Eserlerimin seramik uygulamalarını ilk kez bu sergide sanatseverlerle buluşturuyorum. Şu ana kadar aldığım geri dönüşler oldukça olumlu, teşvik edici ve sevindirici. Sanatta mutlaka yenilik olması gerektiğine inanıyorum. Hat sanatı köklü, klasik ve geleneksel bir sanat dalı olsa da bu durum, çağdaş yorumlara kapalı olduğu anlamına gelmiyor. Aksine, önü sonuna kadar açık bir alan. Yeni yorumlar, yeni denemeler her zaman mümkün” diye konuştu.

ÖZÇAY: TOPLUMU AYAKTA TUTAN AİLE BAĞLARIDIR

Özçay, “Bu anlayıştan hareketle ben de bu sergide farklı bir yaklaşım denemeye çalıştım. Kıymetli bir seramik sanatçısı arkadaşımızla birlikte çalıştık. Benim tasarladığım eserleri, kendisinin özgün tekniğiyle seramiğe uyguladı ve bu çalışmalar burada sanatseverlerle buluştu. ‘Hane', yani aile, toplumumuzun çekirdeğini oluşturuyor. Kültürümüzde ailenin yeri vazgeçilmezdir. Toplumu ayakta tutan aile bağlarıdır; bu bağlar zayıfladığında toplum da zayıflar, çözülmeye başlar. Bu nedenle aile meselesi son derece önemli bir konudur ve her yönüyle ele alınması gerekir. Ben de eserlerimde bu öneme işaret etmeye çalıştım. Örneğin çifte vav serisinde ebeveyni temsil etmeyi amaçladım. Başka bir seride ise karşılıklı, çapraz müsenna düzenlemelerle karşılıklı sevgiyi ve bağı sembolize etmeye çalıştım” dedi.

"Sergiyi 'Çocukların Gözünden' görmek istedik"

Sergiye Konya'dan katılan Selçuk Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Öğretim Görevlisi Hattat Serkan Selamaz, "Bugün Tophane-i Amire'de, Albayrak gurubunun bu sene 12'ncisini düzenlediği İslam Sanatları Sergisi'ndeyiz. Sergide hat eserleri, tezhip eserleri ve Mehmet Özçay hocamızın çini üzerine yapılmış kişisel sergisi yer almaktadır. Bugün burada bulunmamızın bir sebebi de 7-12 yaş arasındaki çocuklara yönelik gerçekleştirdiğimiz 'Makili Yazı' atölyesiydi. Önce arkadaşlarımızla sergiyi gezerek 'çocukların gözünden' sergiyi görmek istedik. Devamında atölyemizi gerçekleştirdik. Çocukların Makili Yazı'ya merakı, bugünkü kare düzeneği ile ilgili olduğundan çok ilgilerini çekiyor. Merakın hat sanatına bir başlangıç olabileceğini düşünerek bu atölyeyi gerçekleştirdik. 28 Şubat'a kadar sürecek olan bu sergiye tüm sanatseverleri bekleriz." dedi.

Aile Yılı'na özel ayetten ilham alarak "Öf Bile Deme" eserini hazırlayıp sergiledi

Bu sene dördüncü kez sergiye katılarak eserlerini sergileme imkânı bulan Hattat Yusuf Mazı, "Yaklaşık 15 yıldır bu sanatlarla ilgileniyorum. Bu sergiye dördüncü defa katılıyorum. Bu eserimde de 'Aile Yılı' olduğu için 'Anne ve babanıza öf bile demeyin' ayetini sergiledim. Son zamanlarda buna çok daha fazla ihtiyacımız olduğundan bunu tercih ettim. Bu gördüğünüz 'Celi Talik' bir hat. Bu hat da genelde klasik usulde yazılır, satır nizamı vardır. Ben istif yapmayı tercih ettim, arkasına da biraz ışıklandırma yaptım." diye konuştu.

"Böyle bir ortam oluşturmak kolay değil" 

Sergi ile ilgili düşüncelerine de yer veren Mazı, "Sanat iltifat varsa var olabilen bir mecradır. Ne kadar iltifat olursa o kadar marifet ortaya çıkıyor. Albayrak gurubu, son zamanlarda bu sanatları tabiri caizse himaye altına aldı. Sanatkârlara, sanatseverlere ve herkese bu sanatları anlatma, bu sanatların her kesime ulaşması noktasında büyük özverileri var. Bu eserler de bir yıllık emeğin ürünü… Buradaki isimler de çok kıymetli… Hepsi alanında uzman, kendisini kanıtlamış, saygınlığı olan insanlar. Böyle bir ortam oluşturmak kolay değil. Bu ortamı oluşturdukları için Albayrak gruba teşekkür ediyorum." şeklinde konuştu.

Ramazan ayında da ziyaret edilebilecek

Beyoğlu'nda bulunan Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi'ndeki sergi, bu yıl eda edilecek olan Ramazan ayı içerisinde de ziyaret edilebilecek. Geçen yıl yüz binden fazla kişiyi ağırlayan sergi bu yıl 28 Şubat'a kadar ziyaretçilerine kapısını açacak.

İHA, DHA, İLKHA