Dualarınız kabul oluyor mu?.. 'Kabul olmayan Duâ'dan Allah'a sığınırım'
Duaların kabul edildiği Ramazan ayına sayılı günler kalırken, araştırmacı yazar Abdurrahman Dilipak, duanın önemi, yapılışı ve bu hususta yanlış bilinenleri yazdı.

Oluşturma Tarihi: 2026-02-11 17:35:18

Güncelleme Tarihi: 2026-02-11 17:32:18

Allah (cc) şöyle buyurdu: “Dualarınız olmasaydı ne işi yarardınız ki!” ve Allah'ın resulü (Ona salat ve selam olsun) şöyle dedi: “Kabul olmayan dua'dan Allah'a sığınırım”.

NASIL DUA EDİYORUZ?

Peki size soruyorum, nasıl dua ediyoruz, gerçekten bu dua kitapta sözü edilen dua şekli mi? Yaptığınız dualarınız kabul oluyor mu? Yoksa “dua ediyorum” diye “belanızı mı istiyorsunuz”. Çünkü bir de “dua ile istenen belalar” vardır, yaptığınız dua eşref bir zamanda, eşref bir mekânda da olsa, tek başına ya da topluca da yapılsa, birilerinin yüzü suyu hürmetine de isteseniz değişen bir şey olmaz.

Şu bir gerçek ki, en çok yapılan ibadet “dua”dır, ama insanların çoğu dua nedir, nasıl dua edilir, bilmezler. İşin daha da kötü yanı ise, bilmediklerini de bilmezler.

HAYIR VE ŞER

“Bize hayır gibi gelen şeylerde şer, şer gibi gelen şeylerde hayır olabilir”. Biz bilmeyiz Allah (cc) bilir. Onun içindir ki, Fatiha ile birlikte, günde en az 40 kez, “Bize Hakk'ı Hak, batılı batıl göster, Hak'ta toplanmamızı nasip et” diyoruz. Dünyevi bir umur/beklenti konusunda ısrarcı olmayacağız, aklımızdan, kalbimizden geçeni, arzumuzu söyleyecek, ama son söz olarak, “benim gönlümden geçen bu, ama ben senin rızanı seçiyorum” dememiz gerek. Eğer o işte hayır yoksa, sonu pişmanlık olacaksa niye isteyesiniz ki. Zaten istediğiniz şey, Allah'ın rızasına uygun değil ise, israf, lüks, haksız bir talep içeriyorsa o zaten gazap vesilesidir. Heva, heves, arzu ve ihtiraslarımız, Allah (cc)nin rızasına uygun olmayan hiçbir şey dua konusu yapılamaz. O zaman dua ile belanızı istemiş olursunuz. Böyle dua etmeniz halinde, aslında duanızın kabul edilmemiş gibi görünmesi, aslında kabul edilmiş, Allah (cc) bizi bilmediğimiz bir musibetten korumuş oluyor.

İMTİHAN

Hem zaten Allah (cc) bizi mallarımız, canlarımız, sevdiklerimizle nimetlerini kimi zaman artırarak ve kimi zaman eksilterek imtihan edecek. Servet ve iktidarı, kişiler, halklar, ülkeler arasında evirip çevirecek. Bu bir imtihan. Böyle bir imtihana her zaman, her ahval ve şerait alında hazır olmamız gerekiyor.

ALLAH RIZASI

Her zaman “Allah'ın rızası'nın tecellisinin vesilesi olmak” isteyeceğiz. Her zaman “Ya Rab Bizim ellerimizle zalimleri cezalandır ve mazlumlara yardım et, bunun için bize, güç, kuvvet, imkan, fırsat, cesaret ver, bize yardım et” diyebiliriz. Burada O'nun adına mazlumlara yardım etmek görevi için sorumluluk talebi vardır. Yani, Allah (cc) bizden istediği bir şeyi, bize nasib etmesi konusunda bir taleb söz konusudur.

Hem zaten biz Allah'ın rızasını gözeterek, başkalarına yardım edersek, Allah (cc) bunun karşılığını bize, bu dünyada ve ahirette, 10 katı, yüz katı, hatta 700 katı ile geri vermeyecek mi? O zaman da asıl kazanan kim oluyor? Siz Allah'tan istediğiniz şeyi, Onun adına, Onun rızasını gözeterek bir başka ihtiyaç sahibine ikram edin, Allah (…) onun karşılığını size daha fazlası ile verecektir. Bizim medeniyetimiz alarak zenginleşme medeniyeti değil, vererek zenginleşme medeniyetidir. Eğer böyle yaparsak, Allah bizi “yeryüzünün varisi” kılacak, “yeryüzünü bize mescid kılacak” bizim ellerimizle yaratılmışlara yardım edecek.

DUADA SAKINCALI İFADELER

Haşa dua eder gibi yaparken, O'na, “şunu, şöyle yap” gibi bir ifade kullanmayın. Hatta, “Sen duamı kabul edersen, ben de sana şu kadar Yasin okurum” gibi bir şey söylemeyin. Yasin okuyacaksanız, dua ederken, öncesi ya da hemen sonrasında ibadet için okuyun ve üzerinde düşünün. Okuduğunuz ayetlerin size farz kıldıklarınızdan gafilseniz, o okumanın size bir faydası olmaz. Falanların yüzü suyu hürmetine diye, duanızı kabul etmesi için birilerini araya sokmayın. O zaten sizi biliyor, aklınızdan, gönlünüzden geçeni, halinizi, niyetini biliyor. Unutmayın, “ihtirasla istediğiniz her şey imtihanınız olur”. Tabi, iyi niyetle, şu iş şöyle olursa, oradan elde edeceğim imkanla, inşallah Allah rızası için şöyle bir hayır yapmak istiyorum derseniz ve duanız kabul olur, o iş gerçekleşirse, o hayrı yapmanız üstünüze vacip olur.

DUA EDER GİBİ YAPMAK

Hz. Musa, İsrailoğullarını düşmana karşı savaşmak için hazırlık yapmalarını söylediğinde, İsrailoğullarının ileri gelenleri, “Ey Musa bize niye böyle zor bir teklifle geliyorsun ki, sen ve Allah, o beladan bizi kurtarmak için yetersin” diyorlardı. Bugün İslam dünyası da Dua eder gibi yaparak adeta Gazze konusunda aynı şeyi söylemiyor mu? Oysa ben yapsam da sonuçta yine Allah yapmış olacak. Oysa göklerin ordularının komutası ya da göklerin hazinelerinin anahtarı, peygamberler dahil, kimsenin elinde değil. Yahudiler aslında Hz. Musa'ya, “Mucize göster, Kerametini göster” diyorlardı. Sanki bunlar onun elinde ve onun iradesine bağlı şeylermiş gibi. “Göklerin ordularının komutası, göklerin haznesinin anahtarı” yalnız Allah'ın elindedir. Bilmiyorlardı ki güç ve kuvvet sahibi yalnız Allah'tır. Oysa “iman ettik” dedikleri Kitap'ta bunlar apaçık yazılmıştı.

MANEVİYAT VE NİYET

Bakın dua edecek kişi, madden ve manen arınmış olmalı. Allaha uzanacak eller temiz olmalı, dil ve kalp temiz olmalı. Niyet temiz olmalı. Duadan önce mutlaka Tevbe istiğfar edilmeli. Üstünüzde haram nesneler, para, ziynet varken ne Haccınız ne zekâtınız ne namazınız ne duanız kabul olur. Aksine Allah'ın gazabına davetiye çıkartırsınız o durumda, Cahillerden, zalimlerden olursanız, Allah (cc) işlerinizi sarp dağlara sardırır, üstünüze pislik yağdırır, malınızın bereketini giderir.

NAMAZ İLE DUA

Namazla dua etmek en makbulü. Ne buyurdu Allah (cc) bu konuda: (Bakara 45) “Sabır ve namazla Allah'tan yardım isteyin. Şüphesiz bu, huşû sahipleri dışında herkese ağır gelir.” (Bakara153) “Ey iman edenler! Sabır ve namazla Allah'tan yardım isteyin. Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.”

SADAKA

Hacet için dua' ya en az fitreye denk bir Sadaka ile başlayın (Buna gücü yetmeyenler, gücü yettiği kadar verebilir) Verdiğiniz sadakanın karşılığını Allah (cc) size bu dünyada ya da ahiret yurdunda 10 katı, 100, hatta 700 katı ile geri verecek. Sadakanızı siz, sizden daha yoksul olana verin. Yoksulun size duası, kendiniz için duanızdan daha güçlüdür.

Unutmayalım ki, “Hayır da şer de Allah'ın iradesi içindedir ve bize düşen görev ise O'nun Rızasına yönelmek ve aramaktır. Allah'ın sizden istediğini siz Allah'tan, o şeyi size nasib etmesi, sizi vesile kılması için isteyin. Allah (cc) sizin / bizim ellerinizle zalimleri cezalandırmak ve malumlara yardım etmek ister ya, gelin bugünden Onun rızasının tecellisinin vesilesi olmayı isteyelim dua ile. Allah'ın bizden istediğine bizi memur etmesini istemek, bize yapılacak cömert ikramın kapısını en kolay şekilde açacak anahtardır. Neye ihtiyacınız varsa, onu imkânınız nispetinde, sizden ona daha muhtaç olan biriler, Allah rızası için ve Allah (cc) adına ikram edin.

SABIR VE TEVBE

Çokça tövbe edenlerden olalım ve sabrı elden bırakmayalım. Biz ahir zaman peygamberinin ümmetiyiz, zor zamanlarda, fitne zamanında yaşıyoruz. Çileli, zor günlerde bazen Şeytan özellikle iflasa giden insanları, kendini köşeye sıkışmış, yalnız ve çaresiz hisseden insanları intihara sürükler. İnsanın başkasını öldürmesi gibi, kendini öldürmesi de büyük bir günahtır ve cezası, dünyadaki acı ve çilesi ile kıyaslanamayacak kadar büyüktür. Allah'tan umut kesilmez. Her şey geçicidir. Aklına intiharı getirenlerin bile tövbe ve istiğfar etmesi gerekir. Sabredenlere Allah (cc), ummadıkları, beklemedikleri yerden bir kapı açar. Sabrın sonu selamettir. İnşirah suresinde Allah (cc) ne buyurmaktadır: “Şüphesiz ki zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” (İnşirah,5-6)

Ben, elhamdülillah Müslümanlardanım! Mübarek Ramazan'ı mübarek kılan ben değilim! Onu mübarek kılan Allah (cc)dır. Hele Ramazan'da bir gece var ki, içinde Kadir gecesi olmayan 1000 aydan daha hayırlı bir gece, bugünden o geceye hazırlık yapalım. Mübarek Ramazan ay'ı ve Mübarek Kadir gecesi, bizim uyanışımıza, dirilişimize, mübarek kılınmamıza vesile olsun diye selam ve dua ile.