Timetürk Ekonomi Servisi
Türkiye'nin hayvancılıkta üretimi artırmaya yönelik yeni destekleri devreye girerken, sektör temsilcileri “üreticiye hayvan vermek kadar üreticiyi üretimde tutmanın da önemli olduğu” uyarısında bulunuyor.
Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Genel Merkezi (TÜRKYED) Genel Başkanı Nihat Çelik, 2026-2028 döneminde toplam 150 bin baş küçükbaş hayvan dağıtılmasını öngören “Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi”ni önemli bir adım olarak değerlendirdi. Çelik'e göre bundan sonraki kritik aşama, dağıtılan hayvanların üreticinin elinde kalmasını ve sürülerin büyümesini sağlayacak ekonomik şartların oluşturulması.
“HAYVAN VERMEK BAŞLANGIÇ”
Destek programının kırsaldaki aile işletmelerinin büyümesine katkı sağlayabileceğini belirten Çelik, “Üreticiye hayvan vermek başlangıçtır; asıl mesele, o üreticinin elindeki sürüyü büyüterek yıllarca üretime devam edebilmesidir” dedi. Sektörün önündeki sorunun yalnızca hayvan sayısıyla açıklanamayacağını vurgulayan Çelik; yem maliyetleri, mera imkânları, kaliteli damızlık, uygun finansman, sürü yönetimi, hayvan sağlığı ve ürünlerin satış fiyatlarını küçükbaş hayvancılığın geleceğini belirleyecek temel başlıklar olarak sıraladı.
“ÜRETİCİ YARIN HAYVANI SATMAK ZORUNDA KALMAMALI”
TÜRKYED'in dikkat çektiği en önemli risklerden biri, destek kapsamında hayvan alan üreticinin artan işletme maliyetlerini karşılayamaması. Çelik, bu durumda verilen desteğin kalıcı üretim artışına dönüşmesinin zorlaşacağına işaret ederek, “Üretici bugün aldığı hayvanı yüksek maliyetler nedeniyle yarın elinden çıkarmak zorunda kalırsa, verilen desteğin hedeflenen kalıcı faydaya ulaşması zorlaşacaktır” ifadelerini kullandı. TÜRKYED bu nedenle hayvan dağıtımıyla birlikte üretimin devamını sağlayacak desteklerin de güçlendirilmesini istiyor.
YEM MALİYETİNİN ANAHTARI MERALAR
Küçükbaş hayvancılıkta maliyetleri doğrudan etkileyen başlıkların başında yem geliyor. TÜRKYED, üreticinin üzerindeki yem yükünün azaltılmasında meraların daha etkin kullanılabileceği görüşünde. Çelik, mera varlığı ve taşıma kapasitesinin bölgesel olarak belirlenmesini, otlatma dönemlerinin planlanmasını, mera ıslahının hızlandırılmasını ve su altyapısının güçlendirilmesini önerdi. Böyle bir modelin bir taraftan meraların aşırı kullanımını önleyebileceğini, diğer taraftan üreticinin yem maliyetlerini aşağı çekebileceğini belirtti.

ÇOBAN DESTEĞİ VE SATIŞ PAZARI ÇAĞRISI
TÜRKYED'in önerileri arasında küçükbaş işletmelerinin önemli sorunlarından biri olan çoban ve sürü yönetimi için yeni destek modelleri de bulunuyor. Üreticinin kuzusunu ve oğlağını gerçek değerinde satabileceği daha güçlü bir pazar yapısının oluşturulması gerektiğini belirten Çelik, desteklerin yalnızca hayvan edinme aşamasına değil, üretimden satışa kadar bütün sürece yayılması gerektiğini söyledi. Çelik, sektörün beklentisini şu sözlerle özetledi: “Biz daha fazla hayvan değil, daha fazla sürdürülebilir üretim istiyoruz.”
MESELE GIDA ARZ GÜVENLİĞİ
Küçükbaş hayvancılık yalnızca kırsal kalkınma açısından değil, Türkiye'nin et üretimi ve gıda arz güvenliği açısından da stratejik önem taşıyor. TÜRKYED'e göre genç nüfusun kırsalda üretime kazandırılması, aile işletmelerinin ayakta tutulması ve üreticinin gelirinin sürdürülebilir hale getirilmesi, hayvan sayısını artırmaya yönelik politikalarla birlikte yürütülmeli. Çelik, devletin üretime yönelik desteklerini önemsediklerini belirterek, “Üretici kazanırsa kırsal kazanır, kırsal kazanırsa Türkiye kazanır. Bugün için değil, Türkiye'nin yarını için güçlü ve sürdürülebilir üretim istiyoruz” dedi.