Yatmadan önce birkaç dakika telefonla ilgilenmek için başlayan ekran süresi, sosyal medya, mesajlaşma ve videolar nedeniyle kimi zaman saatlere uzayabiliyor. Özellikle tamamen karanlık bir odada parlak telefon ekranına uzun süre ve yakın mesafeden bakmak ise gözlerde kuruluk, yanma, batma, yorgunluk ve geçici bulanıklık gibi şikâyetlerin daha belirgin hale gelmesine neden olabiliyor. Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ahmet Taşar, yaygın inanışın aksine asıl meselenin yalnızca telefon ekranından yayılan ışık olmadığını belirtiyor.

KARANLIKTA TELEFONA BAKMAK GÖZÜ KALICI OLARAK BOZUYOR MU?
Karanlık ortamda telefon ekranı çevredeki en parlak ışık kaynağı haline geliyor. Göz bir taraftan yakın mesafedeki görüntüye odaklanırken diğer taraftan ekran ile çevre arasındaki büyük parlaklık farkına uyum sağlamaya çalışıyor. Bu durum özellikle ekran parlaklığı yüksekse göz yorgunluğunu daha belirgin hale getirebiliyor. Taşar, “Karanlıkta telefona bakarken gözün kalıcı olarak bozulduğu şeklinde bir değerlendirme doğru değildir” diyerek önemli bir yanlış anlaşılmaya dikkat çekti. Ancak bunun karanlıkta uzun süre telefon kullanmanın zararsız olduğu anlamına gelmediğini belirten Taşar, parlaklık farkı ve uzun süre yakın mesafeye odaklanmanın gözleri yorabileceğini söyledi.

TELEFONA BAKARKEN NEDEN GÖZLERİMİZ KURUYOR?
Ekran karşısında geçirilen sürenin uzamasıyla birlikte göz kırpma davranışı da değişebiliyor. Daha seyrek veya göz kapaklarının tam kapanmadığı şekilde göz kırpmak, göz yüzeyindeki gözyaşı tabakasının daha hızlı bozulmasına yol açabiliyor. Bunun sonucunda kuruluk, yanma, batma, kumlanma hissi, kızarıklık ve zaman zaman bulanık görme ortaya çıkabiliyor. Kontakt lens kullananlar, göz kuruluğuna yatkın kişiler ile klimalı ve kuru ortamlarda uzun süre ekran karşısında kalanlarda şikâyetler daha fazla hissedilebiliyor. Taşar, telefon bırakıldıktan sonra hissedilen bulanıklığın her zaman göz numarasının değiştiği anlamına gelmediğini, göz kuruluğu ve dijital göz yorgunluğunun da benzer belirtiler oluşturabileceğini ifade etti.
GECE TELEFON SADECE GÖZLERİ ETKİLEMİYOR
Gece saatlerinde uzun süre telefon kullanmanın etkileri gözlerle sınırlı kalmayabiliyor. Akşam ve gece saatlerinde parlak ekran ışığına maruz kalmak, vücudun uyku-uyanıklık döngüsüyle ilişkili süreçleri etkileyebiliyor. Ancak uzmanlara göre meseleyi yalnızca “mavi ışık” üzerinden değerlendirmek de doğru değil. Ekranın parlaklığı ve kullanım süresinin yanı sıra sosyal medya, mesajlaşma, oyun ve video gibi zihni uyarıcı aktivitelerin gece geç saatlere kadar sürmesi de uykuya geçişi zorlaştırabiliyor. Bu nedenle yatmadan hemen önce uzun süre telefon kullanmak yerine ekran süresinin azaltılması ve uyku öncesinde daha sakin, düşük ışıklı bir ortam oluşturulması öneriliyor.
KATARAKT VEYA GLOKOMA NEDEN OLUR MU?
Telefonlarla ilgili en fazla merak edilen konulardan biri de ekran kullanımının katarakt, glokom veya retina hastalıklarına yol açıp açmadığı. Taşar, bu noktada dijital göz yorgunluğu ile göz hastalıklarının birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı. “Karanlıkta telefon kullanımının bu hastalıkları doğrudan oluşturduğunu söyleyemeyiz” diyen Taşar, buna karşılık devam eden görme problemlerinin de doğrudan telefona bağlanmaması gerektiği uyarısında bulundu.
20 DAKİKADA BİR GÖZLERİNİZİ EKRANDAN AYIRIN
Uzun süre telefon veya bilgisayar kullanmak zorunda kalanlar için uygulanabilecek en basit yöntemlerden biri 20-20-20 kuralı. Kural oldukça basit: Yaklaşık her 20 dakikada bir, 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre uzağa bakmak. Böylece gözlerin sürekli yakın mesafeye odaklanmasına kısa süreli ara verilmiş oluyor. Ekranın göze çok yakın tutulmaması, parlaklığın ortam ışığına göre ayarlanması, tamamen karanlık ortamda çok parlak ekran kullanılmaması ve bilinçli şekilde daha sık göz kırpılması da göz yorgunluğunu azaltmaya yardımcı olabiliyor.