İstanbul'un birçok ilçesinde camlarda, balkonlarda hatta evlerin içinde görülen dev çekirgeler, bazı yurttaşları endişelendirirken, bazılar eğlence malzemesi yaptı.
Söz konusu çekirgeler özellikle de uzun boylarıyla dikkat çekiyor. Bazı yurttaşlar, boyu 25 santimetreye kadar ulaşan çekirgeler görüntüledi.
Öte yandan bu, iri çekirgelerin yaz aylarında İstanbul'u ilk ziyaret edişi değil. Önceki yıllarda da iri çekirgelerin fotoğrafları sosyal medyada paylaşılmıştı. Ancak bu kez çekirgelerin "etçil" diye nitelenmesi yurttaşlardaki tedirginliği artırırken, olası istila ve ekinlere zarar verme ihtimalleri de soru işaretleri yarattı.
'İstila yapan bir çekirge değil'
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Ormancılık Meslek Yüksekokulu Ormancılık Bölümü Avcılık ve Yaban Hayatı Programı Başkanı Dr. Ergün Bacak, Anadolu Ajansı'na verdiği röportajda, söz konusu çekirgelerin büyük bölümünün beyaz yüzlü çalı çekirgesi (decticus albifrons albifrons) olduğunu söyledi.
Bacak, "İri yapısı, uzun antenleri ve güçlü bacakları nedeniyle insanların dikkatini çekiyor. Bu tür istila yapan bir çekirge değil. Herkesin evine belki bir ya da iki birey giriyor. Sosyal medyanın da etkisiyle çok yoğun bir çekirge istilası varmış gibi bir algı oluşuyor ancak durum bu değil," dedi.
Bacak, çöl çekirgeleri gibi tarım alanlarına büyük zarar veren türlerle karıştırılmaması gerektiğinin altını çizerek, söz konusu çekirgenin bitkilerle ve diğer böceklerle beslendiğini, bu sayede ekosistemde dengeleyici rol üstlendiğini aktardı.

Türün zaman zaman kendi küçüklerini de tüketebildiğine dikkati çeken Bacak, "İnsanlara zarar veren, hastalık taşıyan ya da tarım ürünlerini yok eden bir tür değil. Ekosisteme katkı sağlayan canlılardan biri," dedi.
Bacak ayrıca, "Yanlış tutulduğunda kendini savunmak amacıyla ısırabilir. Bu yetişkinler için ciddi bir sorun oluşturmaz ancak çocukların elini acıtabilir. En doğrusu bir kavanoz ya da plastik kap yardımıyla yakalayıp en yakın yeşil alana bırakmak," uyarısında bulundu.
'Decticus albifrons' hakkında ne biliniyor?
Bu durum, İstanbul’daki çekirge yoğunluğunun bir istila değil, büyük ihtimalle mevsimsel popülasyon artışı olduğu anlamına geliyor.
Beyaz yüzlü çalı çekirgesi, halihazırda Akdeniz ve Balkan coğrafyasına özgü bir tür.
Türün yaşam alanı, Türkiye'nin Trakya bölgesi, Yunanistan, Bulgaristan, Kuzey Makedonya, Arnavutluk, Hırvatistan kıyıları, Batı Anadolu ve Akdeniz havzasını kapsıyor.
Çalıcırcırböcekleri (Tettigoniidae) ailesinden bir tür olan bu çekirgeler, Türkiye'de de tek bir bölgede görülmüyor. Ülkedeki yaşam alanı, Istranca, Çatalca-Kocaeli, Ergene, Güney Marmara, Batı, Orta ve Doğu Karadeniz, Asıl Ege, Yukarı Sakarya, Yukarı Fırat, Erzurum-Kars, Antalya, Adana, Orta Fırat alt bölgelerden oluşuyor.
Neden bu yaz fazla görülüyor?
"Decticus albifrons" ismindeki "albifrons" kelimesi, Latince "beyaz yüzlü" anlamını taşıyor. Bu niteleme, türün yüzünün beyazımsı renk tonundan geliyor. Fabricius kısaltması ise onu keşfeden bilim insanı Johan Christian Fabricius'tan geliyor.
Bu türün erişkinleri genellikle temmuz-ağustos döneminde ortaya çıkıyor. Bu yüzden yılın büyük bölümünde görünmezlerken birkaç hafta boyunca çok dikkat çekiyorlar.
Söz konusu çekirgeler, geçen yıl ve ondan önceki yıl da sosyal medyada paylaşımlara konu olmuştu.

Türün yetişkinleri genellikle temmuzdan ekim sonuna kadar çoğunlukla kuru ve çalılık otlaklar, nadas arazileri ve nemli veya çok kuru yüksek otlaklarda gözlemleniyor. Yumurtalar toprakta kışlıyor. Decticus albifrons sıcak ve kuru otluk alanları seven bir tür.
İstanbul'un özellikle kuzey kesimlerinde yapılaşmanın doğal yaşam alanlarını daraltması nedeniyle insanlar ve çekirgeler artık daha sık karşılaşıyor. Bu durum ilk kez 2021'de de İstanbul Üniversitesi'nden uzmanlar tarafından dile getirilmişti.
Yaban hayatı fotoğrafçısı Pedram Türkoğlu'na göre, balkon lambaları ve pencere ışıkları da çekirgeleri evlere çekiyor.
Sayılarının gerçekten arttığına dair ise kesin bir veri yok.
Tehlikeli mi ve neden 'etçil' deniyor?
Decticus albifrons albifrons'un insanlara veya evcil hayvanlara hastalık bulaştırdığına dair bilimsel bir kanıt yok. Bu tür kan emmediği gibi, insan veya memelilerden de beslenmiyor.
Bu türe "etçil" (daha doğru ifadeyle yırtıcı veya omnivor) denmesinin nedeni ise diğer böcekleri avlayıp yemesi. Diğer çekirgeleri, cırcır böceklerini, tırtılları, örümcekleri ve çeşitli yumuşak gövdeli böcekleri avlıyor.
Bu türün iri görünmesinin nedenlerinden biri çok gelişmiş çeneleri olması. Bu çeneler; böcekleri parçalamaya, sert kitin tabakasını kırmaya ve avını tutmaya uygun.
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?