Dolar

43,0383

Euro

50,4547

Altın

6.135,87

Bist

11.702,00

Özgürlük kimin aynasında nasıl göründü?

2 Gün Önce Güncellendi

2026-01-04 12:41:18

Oktay Yüksel

Recep Tayyip Erdoğan dönemi, Türkiye siyasetinde en çok “özgürlük” kavramı üzerinden tartışılan dönemlerden biri oldu. Ancak ilginç olan şu ki; herkes aynı kelimeyi kullandı, fakat herkes bambaşka bir şeyden bahsetti.

Bu dönemle birlikte bastırılmış birçok alan görünür hâle geldi. İnanç, kimlik, düşünce ve yaşam tarzları kamusal alanda daha yüksek sesle ifade edilmeye başladı. Ne var ki bu serbestlik, bazı kesimler için özgürlüğün sınırını aşan bir rahatlığa dönüştü.

Bir kesim, bu iklimi başkasını etiketleme kolaylığı olarak gördü. Kendi doğrularını mutlak kabul edip, karşısındakini yaftalamayı “özgürlük” sandı. İnancı üzerinden üstünlük kurmayı, dili sertleştirmeyi, ayrıştırmayı meşru saydı.

Başka bir kesim ise tam tersinden yürüdü. Kendi hayat tarzını merkeze alarak, farklı olana tahammülsüzlüğü hak bildi. İnançlı insanları küçümsemeyi, değerlerle alay etmeyi, inananları gerici ilan etmeyi çağdaşlık zannetti.

Oysa özgürlük; başkasını incitme, ötekileştirme ya da susturma hakkı değildir. Özgürlük, farklılıkla birlikte yaşama olgunluğudur. Kendi fikrini savunurken başkasının varlığını inkâr etmemektir.

Bu toprakların mayasında bağırmak değil, anlamaya çalışmak vardır. Anadolu irfanı, hakaretle değil hikmetle konuşur. Özgürlük, bir başkasının inancına ya da inançsızlığına parmak sallamak değil; herkesin kendi yolunu insan onuruna yakışır şekilde yürüyebilmesidir.

Bugün hâlâ asıl ihtiyacımız olan şey daha fazla slogan değil, daha fazla sağduyudur. Daha çok etiket değil, daha çok empati. Çünkü özgürlük, ancak sorumlulukla birlikte anlam kazanır. Aksi hâlde aynaya bakınca özgürlük değil, sadece kendi tahammülsüzlüğümüzü görürüz.

Dr. Hasan Arslan \ Timeturk

Tüm Yazıları

Haber Ara