COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Antalya Diplomasi Forumu'nda “ADF 2026 TALKS” Paneli'ne katıldı. Yusuf Erim moderatörlüğünde gerçekleşen panelde konuşan Bakan Kurum, Türkiye'nin COP31 Başkanlığı sürecini, hedefleri ve Türkiye'ye sağlayacağı katkıları anlattı.
COP31'in yeni kararların alındığı değil, daha önce alınan kararların artık uygulandığı bir COP olmasını istediklerini söyledi. Bakan Kurum, “Bugüne kadar yeterli karar alındı ama insanlık tam krizlerin de ortasında artık bizden yeni karardan ziyade uygulama bekliyor, aksiyon bekliyor, netice bekliyor. Biz de COP31'i aslında ‘Geleceğin COP'u' olarak nitelendiriyoruz. Bir ‘uygulama COP'u' olsun istiyoruz. Yani bugüne kadar alınmış kararları uygulamaya geçiren, bu kötü gidişata ‘dur' diyen bir COP” dedi. Kurum, COP süreçlerinin halkların desteğiyle çok daha hızlı sonuca ulaşacağını belirterek, “Yani halkları yanımıza almamız gerekiyor. Yani bugün devletleri yönetenler siyasi iradeler. Siyasi iradeyi seçen halk. Halk neyi istiyorsa siyasi irade de onu yapmaya çalışıyor” diye konuştu.
ADİL, HAKKANİYETLİ BİR LİDERLİK HEDEFİ
Bakan Kurum, Türkiye'nin COP31 Başkanlığı sürecindeki hedef ve stratejilerine ilişkin şunları söyledi: Türkiye Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde şöyle geriye dönüp baktığınızda işte tahıl koridorunda, Afrika'daki sıkıntılarda, bugün dünyanın birçok ülkesinde, birçok toplumunda yaşanan sıkıntılarda hep o halkların sesi olmuştur, güçlü sesi olmuştur. Doğruyu söyleyen tarafta olmuştur. Hep Sayın Cumhurbaşkanımız dış diplomaside güveni inşa eden, adil, hakkaniyetli bir liderlik ortaya koymuştur. COP başkanlığı süreci de aslında bu çerçevede olacak. Yani Türkiye burada kimseyi unutmayan hem gelişmiş ülkelerin beklentilerini karşılayan hem de gelişmekte olan ülkelerin bu noktadaki işte kaygıları, beklentileri, ihtiyaçları, adına ne derseniz bu ihtiyaçları gözeten bir anlayışla çalışacak ki bu anlamda da basın da yanımızda olacak, sanatçımız da yanımızda olacak, sivil toplum örgütlerimiz de yanımızda olacak. Hep birlikte bu mücadeleyi yapmak durumundayız.

“YENİ DÜNYANIN DOĞUM SANCILARINI ÇEKEN NESİLLERİZ”
Türkiye'nin kötü gidişata ‘dur' demek için aksiyon alacağını dile getiren Bakan Kurum şöyle devam etti: Bu kötü gidişata dur demenin vakti geldi de geçiyor. Yani yeni bir dünya doğuyor, biz de bu doğan dünyanın doğum sancılarını çeken nesilleriz. Yani ya bu kötü gidişata ‘dur' diyeceğiz ya da o kötü gidişatla birlikte biz de yok olacağız. Ya bu yaşadığımız afetlerle gördüğümüz o şehirlerdeki problemleri, sorunları çözeceğiz ya da biz de o afetlerde afetzede olacağız. İşte bu tercihi yapmak zorundayız. Biz Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koymuş olduğu bu kararlılığı, bu güveni, hakkaniyetli duruşu tüm dünyada barışı, huzuru hakim kılmak istiyoruz ve bunun mücadelesini de her alanda yapıyoruz. Yani Rusya-Ukrayna krizinde de Türkiye vardı, Suriye'deki dramda da, Filistin'deki dramda da Türkiye hep ilk sözü söyleyen tarafta oldu. Bugün İran, Amerika, İsrail krizinde de Türkiye hep itidal çağrısı yaptı, huzur, barış çağrısı yaptı ve bu duruşu COP sürecinde de yürütüyor olacağız. Çünkü dünyanın bizden beklentisi savaş değil barış, huzur, gelecek nesillerimizin kaygılarını gidermek. Artık sözün bittiği son noktadayız ve hep birlikte dünyanın geleceği adına gövdemizi artık taşın altına koyma zamanı gelmiştir ve biz burada tarafsız, adaletli, hakkaniyetli bir COP başkanlığı sürecini Türkiye'nin siyasi duruşuyla, Sayın Cumhurbaşkanımızın üstlendiği o liderlik duruşuyla biz de süreci inşallah yürütüyor olacağız. Sonuçta işin kahramanı olmak istiyoruz. Hep söylüyorum bu kötü gidişatı durduran kahraman olmaya tüm dünya halklarını da davet ediyoruz.

“BİZ HİÇBİR ZAMAN SÖZDE ÇEVRECİ OLMADIK,
İCRAATLA BU SEVGİMİZİ GÖSTERMEYE ÇALIŞTIK”
Türkiye'nin dirençli şehirler konusunda deprem bölgesinde edindiği tecrübeyi COP31'de tüm dünyayla paylaşmak istediğini belirten Bakan Kurum, “Bugün Filistin'de, Suriye'de, İran'da, Ukrayna'da, Rusya'da yaşanan savaş sonrası biz yeniden inşa seferberliğinde Türkiye olarak hazır olduğumuzu, bu bilgiyi, bu birikimi aktarmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz” dedi. Türkiye'nin Sıfır Atık başarısının da örnek teşkil edeceğini anlatan Bakan Kurum, “Buradaki başarının nedeni nedir? Bence samimiyet. Yani samimiyetle biz bu işin üzerine gittik. Yani ve tüm sektörleri kapsayan adımlar attık ve gerçekten burada hem Sayın Cumhurbaşkanımız hem Saygıdeğer eşi bu projeye sahiplendiler. Aslında çevre alanına sahiplendiler. Yani biz hiçbir zaman öyle sözde çevreci olmadık, hep icraatla, eylemle, aksiyonla bu sevgimizi göstermeye çalıştık” ifadelerini kullandı. Bakan Kurum, millet bahçeleri, Sıfır Atık Mavi, Mapa-Şamandıra, Depozito Yönetim Sistemi gibi uygulamaların başarılı çevre projeleri olarak uygulandığını dile getirdi.
“HER ÜLKENİN KENDİ KENDİNE YETMESİ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ”
Hürmüz Boğazı'nda yaşanan enerji şokunun her ülkenin kendine yetecek enerji kapasitesine sahip olması gerektiğini ortaya koyduğuna dikkat çeken Bakan Kurum şöyle devam etti: Her ülkenin kendi kendine yetmesi gerektiğini düşünüyoruz. Biz Türkiye olarak bu adımları atıyoruz. Yani kendi kendine yeten, her alanda kendi kendine yeten; savunma sanayinde, ihracatını gerçekleştiren, üretimini gerçekleştiren, istihdamını bu manada gerçekleştiren, gencine, geleceğine umut olan bir Türkiye inşa etmek istiyoruz. Bunun mücadelesi 24 yıldır sürüyor. İnşallah bu muasır medeniyetler seviyesi dediğimiz o seviyeye ulaşmak adına enerji bağımsızlığını elde etmiş, gıda anlamında kendi kendine yeten, hatta ihracatını yapan, savunma sanayinde dünyada söz sahibi olmuş, üretimde, teknolojide kendine yeten ülke konumuna geleceğiz. Teknoloji olmadan maalesef iklim değişikliğiyle mücadele edemiyorsunuz. Yani finansman önemli ki bu finansman noktasında da adımları yine COP başkanlığı sürecinde atacağız.
Yorum Yap