DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

Yeterince iyi bir anne olabilmek için...

İyi anneliğin tek bir formülü maalesef yoktur. Her anne çocuk ilişkisi kendine özeldir. Fakat 'iyi anne' olma yolunda size rehberlik edecek birkaç önerimiz olacak...

1 Hafta Önce
2021-10-14 22:14:34


Anneler şüphesiz ki her zaman çocukları için en iyisini ister. Çocukları iyi bir çocukluk geçirsin, iyi beslensin, iyi yetişsin, iyi eğitim alsın... Liste böyle uzar gider. Fakat bazen bu 'iyi' olma isteği annelerde mükemmelliyetçiliğe dönüşür. Sürekli olarak mükemmel olmaya çalışan anneler bir süre sonra kaygı seviyelerinde artış yaşar ve kendilerine istemeden zarar verirler.

Anneler sık sık kendilerini yoklarlar; "Acaba iyi bir anne miyim? Çocuğuma iyi bir anne olabiliyor muyum?" Bu sorular masum gözükse de bir süre sonra annede eksiklik hissi doğurur. Anne sürekli kendini kusurlu görmekten korkmaya başlar. Bu da beraberinde hayal kırıklığı, çaresizlik, suçluluk ve öfke duygularını getirir. Dolayısıyla anne kendine zarar vermeye başlar. Kendine zarar veren anne aile içi çatışmalara neden olabileceği gibi çocuğuna da zararlar verebilir. Çünkü anne iyi olmazsa, mutlu olmazsa aile de mutlu olamaz.

Bu kaygılardan kurtulmak mümkündür. Öncelikle annelerin 'mükemmel anne' olma fikrini bir kenara bırakmaları gerekir. Anneler mükemmel olmak zorunda değildir. Her şeyden önce anneler de bir insandır. Zaman zaman bocayabilir, hatalar yapabilirler. Önemli olan mükemmel olmaya çalışmak değil, bocalanan anlar üzerine düşünebilmektir.

İngiliz pediatrist ve psikanalist Donald Winnicott'un teorisine göre çocukların ihtiyacı "mekanik bir mükemmellik" değildir, "yeterince iyi anne"dir. Yeterince iyi anne de aslında kendisi olabilen annedir.

Mükemmelliyetçilik nasıl bırakılır?

Öncelikle hata yapabileceğinizi kendi içinizde kabul etmeniz gerekir. Kendinize sık sık hatırlatın; anneler de hata yapar, anneler de insandır. Anneler de bunalabilir, öfkelenebilir, sıkılabilir, bir şeyleri unutabilir. Anneler de desteğe muhtaçtır, her şeyi kendi başına halletmek zorunda değildir.

Güvendiğiniz bir yakınınızla hislerinizi paylaşabilirsiniz. Böylelikle bu konuda yalnız olmadığınızı görürsünüz. Eğer tek başınıza bu duygularla baş edemiyorsanız, bu duygular sizi, aile hayatınızı ve en önemlisi çocuğunuzu etkilemeye başladıysa uzman desteği almaktan çekinmemelisiniz.

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

SON VİDEOLAR

Görüş Bildir Bizimle Paylaş