Gazze Mahkemesi İstanbul'da kuruldu
Gazze Mahkemesi İstanbul'da toplandı, uluslararası uzmanlar İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının yüzyıllık bir sürece dayalı olduğunu ve siyonizmin politik ideolojisinin Filistinlilere yönelik sistematik şiddeti şekillendirdiğini açıkladı.

Oluşturma Tarihi: 2025-10-23 17:42:31

Güncelleme Tarihi: 2025-10-23 17:44:13

Gazze Mahkemesi İstanbul'da kuruldu: İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları yüzyıllık bir sürece dayalı

İsrail'in Gazze'de işlediği savaş suçlarını araştırmak üzere kurulan küresel ve bağımsız girişim “Gazze Mahkemesi”, İstanbul'da düzenlenen son oturumunda, İsrail'in Gazze'ye yönelik soykırımı ve saldırılarının tarihsel temellerini ele aldı. Panelde uluslararası uzmanlar, İsrail'in politik ideolojisi siyonizmin Filistinlilere yönelik sistematik şiddet ve ayrımcılığın kaynağı olduğunu belirtti.

İSTANBUL'DA TEMEL NEDENLER DURUŞMASI PANELİ DÜZENLENDİ

Gazze Mahkemesi kapsamında düzenlenen “Temel Nedenler Duruşması” paneline Oxford Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden Prof. Avi Shlaim, New South Wales Üniversitesinden Dr. Lana Tatour, ICAHD Başkanı İsrailli Antropolog Jeff Halper, California Üniversitesi Tarih Bölümünden Prof. Ussama Makdisi, Harvard Üniversitesi FXB Sağlık ve İnsan Hakları Merkezinden araştırmacı Rania Muhareb, Harvard Hukuk Fakültesinden Filistinli insan hakları avukatı Rabea Eghbaria ve Yunanistan eski Maliye Bakanı ve ekonomist Yanis Varoufakis katıldı.

Shlaim, İsrail'in yerleşimci ve sömürgeci devlet yapısının temelinin, yerli halkın dışlanması ve toprak ile kaynakların ele geçirilmesi üzerine kurulduğunu ifade etti. İsrail'in, Batı desteği olmadan bugünkü haline gelemeyeceğini belirten Shlaim, ABD'nin sağladığı askeri ve diplomatik desteğin koşulsuz olduğunu söyledi. İsrail'in soykırım suçunu işlediğini vurgulayan Shlaim, bunun yalnızca hukuki değil derin bir ahlaki mesele olduğunu dile getirdi.

Dr. Tatour, siyonizmin Filistin'in sömürgeleştirilmesini ve Gazze'deki soykırımı uygulamak için kullanıldığını ifade etti. Filistinlilerin kitlesel olarak sürgün edildiğini, geri dönüş haklarının reddedildiğini ve 1967'de topraklarının işgal edildiğini kaydeden Tatour, Gazze halkının sistematik olarak hapsetildiğini ve ayrımcılığa maruz kaldığını söyledi. Tatour, İsrail'in, Filistinlilere insan değillermiş gibi muamele ettiğini, sivillerin ise soykırımı eğlence olarak gördüğünü belirtti.

ICAHD Başkanı Halper, İsrail'in işlediği soykırım ve insanlığa karşı suçların bir daha tekrarlanmaması için siyasi ve ideolojik sistemin ortadan kaldırılması gerektiğini ifade etti. Halper, Nekbe sırasında 1948'de yaklaşık 750 bin, 1967'de ise yaklaşık 300 bin Filistinlinin yerinden edildiğini hatırlattı. İsrail'in evleri, okulları, kütüphaneleri, ibadethaneleri ve ticaret merkezlerini yıkmasını vurgulayan Halper, uluslararası toplumu Soykırım Sözleşmesi'ni bu suçları kapsayacak şekilde genişletmeye çağırdı.

Prof. Makdisi, Filistinlilerin tarihlerinin sistematik olarak yok edildiğini ve bunun Orta Çağ'dan bu yana süregelen bir süreç olduğunu ifade etti. Makdisi, Batı güçlerinin Filistin halkını önemsiz gördüğünü ve Holokost'tan kurtulmuş Yahudileri Filistin topraklarına göndermesinin bu sürecin bir parçası olduğunu belirtti.

Harvard'dan Muhareb, İsrail'in Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını reddederek apartheid suçu işlediğini söyledi. İsrail'in uluslararası suçlarının BM soruşturma komisyonları ve inceleme organları tarafından belgelenmesine rağmen, tavsiyelerin uygulanmadığını ifade eden Muhareb, şirketler, üniversiteler ve kültür kurumlarının İsrail ile işbirliğini sonlandırması gerektiğini vurguladı.

Filistinli insan hakları avukatı Eghbaria, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının ve soykırımının yüzyıllık bir sürece dayalı politik bir ideolojiye, siyonizme dayandığını belirtti. Eghbaria, Gazze'de yaşananların Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını ve varoluşunu inkar etmeye yönelik yüzyıllık bir projenin devamı olduğunu ifade etti.

Eski Yunanistan Maliye Bakanı Varoufakis ise soykırımın İsrail ekonomisine katkı sağladığını belirterek, saldırılar sonucu Filistinlilerin ucuz iş gücüne dönüştüğünü ve silah üreticilerinin üzerinde testler yaptığını söyledi. Varoufakis, ABD merkezli teknoloji şirketlerinin bu süreçten ekonomik olarak fayda sağladığını vurguladı.

aa