Dünyanın en büyük yapay zeka firmalarından Anthropic'in kurucularından Jack Clark, yapay zekanın tehlikeli bir boyuta ulaşması durumunda yazılımın tamamen kapatılmasını sağlayacak bir yöntemin uygulanabileceğini belirtti.
Clark, Anthropic dahil olmak üzere çoğu laboratuvarın fişi çekmek için farklı yollara sahip olduğunu belirtti ancak yasa koyucuların bunu zorunlu kılmasının gerekebileceğini kaydetti.

BBC’nin aktardığı habere göre bazı yetkililer, kontrol altına alınmadığı takdirde teknolojinin tüm insanlığı yok etme ihtimalinin bulunduğunu açıkça dile getirdi.
Anthropic Üst Yöneticisi Dario Amodei, hafta sonu yaptığı açıklamada yapay zeka geliştirme hızının yavaşlatılması ve daha yakından izlenmesi çağrısında bulundu; nitekim şirket bunu daha önce de yapmıştı ancak bazı çevreler bu durumun arkasındaki motivasyonları sorguladı.
Amodei, yapay zeka gelişimini dizginlemeye yönelik her türlü adımın, ticari avantajdan ödün vermeden atılması gerektiğini ekledi.

"Yapay zekanın babası" olarak bilinen bilgisayar bilimcisi ve Nobel Ödülü sahibi Geoffrey Hinton, BBC'ye yaptığı açıklamada, yapay zekanın tüm insanlığı öldürme ihtimalinin yüzde 10 olmasının mantıksız olmadığını söyledi.

Timetürk yazarı Subaşı'dan uyarı ve çözüm teklifi
Timetürk’teki köşesinde teknolojideki gelişmelere dair değerlendirmelerde bulunan Ömer Selim Subaşı, geçtiğimiz ay konuyla ilgili yazısında yapay zeka alanında görülen “kontrol dışı” tehditlere dair uyarılarda bulunmuştu.
“Asıl mesele, yapay zekâyı daha güçlü yapmak değil... Onu güvenli hâle getirmektir” diyen Subaşı’nın “Antivirüs devrinden, anti yapay zekâ dönemine” başlıklı yazısından önemli bir bülüm:
“Kontrol edemediğiniz gücü, yönetemezsiniz.
Bu nedenle önümüzdeki yıllarda teknoloji dünyasının en büyük yarışı daha güçlü yapay zekâ üretmek olmayacak.
Asıl yarış... En güvenli yapay zekâyı geliştirebilmek olacak.
İşte bu yüzden bugünden itibaren üniversitelerin, teknoloji şirketlerinin, girişimcilerin ve devletlerin yeni bir alana odaklanması gerekiyor.
Artık yalnızca daha güçlü yapay zekâ üretmeyi değil; yapay zekâyı denetleyecek, sınırlarını belirleyecek ve gerektiğinde durdurabilecek "Anti Yapay Zekâ" teknolojilerini geliştirmeyi konuşmalıyız.
Belki de önümüzdeki yılların en stratejik teknoloji yatırımları bu alana yapılacak.
Yeni kavram Türkiye'den: “Anti Yapay Zekâ”
“Türkiye, son yıllarda savunma sanayiinden uzay teknolojilerine, yazılımdan dijital dönüşüme kadar birçok alanda ortaya koyduğu vizyonla önemli başarılara imza attı. Aynı kararlılık ve stratejik bakış açısıyla, yapay zekâ güvenliği ve Anti Yapay Zekâ teknolojileri konusunda da dünyanın öncü ülkelerinden biri olabilir.
Çünkü geleceği şekillendiren ülkeler yalnızca yeni teknolojiler geliştirenler değildir.
O teknolojilere güven kazandıran, kurallarını belirleyen ve standartlarını oluşturan ülkelerdir.
Belki de insanlığın önündeki yeni fırsat tam da budur.
Ve neden bu fikir, bu vizyon, bu öncülük Türkiye'den başlamasın?
Belki de birkaç yıl sonra dünya, yapay zekâ güvenliğini konuşurken yeni bir kavramı Türkiye'den öğrenecek: ‘Anti Yapay Zekâ’."
Haberi Hazırlayan
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?