Türkiye'nin F-35 savaş uçağı programına geri dönmesi yeninden masaya gelirken, Yunan-Amerikan (İsrail) lobisi ve Kongre üyeleri, ABD savaş uçaklarının Ankara'ya satışına izinde mevcut yasal engelleri korumaya çalışıyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinin ardından konuyla ilgili açıklamalr geldi ancak şu ana kadar ABD yönetiminden Türkiye programına dair resmi bir karar henüz yok.
Bu hususta Atina’nın itiraz ve endişeleri medyada gündem olmuştu.
Atina, Türkiye'nin NATO müttefiki olmaya devam ettiğini, ancak 1995 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen savaş gerekçesinin devam etmesi, Türkiye’nin Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz'deki konumunu gerekçe yapıyor.
Kongre’de ise, Türkiye'nin 2019'da F-35 programından çıkarılmasının sadece siyasi bir karar olmadığını, doğrudan Rus S-400 sisteminin satın alınmasıyla bağlantılı olduğu ileri sürüldü.
Dina Titus'un Kongre'ye mektubu
Nevada'lı Demokrat Kongre Üyesi Dina Titus, Temsilciler Meclisi liderliğine hitaben yazdığı ve 18 üyenin imzasını taşıyan bir mektup ile konuyu gündeme getirdi.

Milletvekilleri, mevcut ABD yasalarının uygulanacağına ve yönetimin Türkiye'nin programa geri dönmesi için harekete geçmesi durumunda Kongre'nin müdahale etmeye hazır olacağına dair güvenceler talep ediyor.
Yunan lobisi ne diyor?
Yunan Amerikan Liderlik Konseyi (HALC) Halkla İlişkiler Direktörü Thanos Davelis,
“Dina Titus, çoğunluğu Demokrat olan çeşitli temsilcileri – toplamda 18 kişiyi – bir araya getirerek, Başkan Trump'ın F-35'lerle ilgili olası herhangi bir hamlesini engellemek için Temsilciler Meclisi liderliğine bir mektup gönderdi,” dedi.
Davelis, konunun Cumhuriyetçiler arasındaki durumun farklı olduğunu belirtirken şunu söyledi:
“Cumhuriyetçiler içten içe hareket ediyor gibi görünüyorlar. Bu mektuba isimlerini yazmak istemiyorlar ve çeşitli bağlantılarını kullanarak Trump yönetimini içeriden ikna etmeye çalışıyorlar.”
Satışa karşı yasal engel
Türkiye'nin F-35 programına geri dönmesine karşı çıkanların temel argümanı, Kongre tarafından getirilen belirli yasal kısıtlamalar.
Davelis, "Konu Başkan Trump'ın ilk döneminde başladı. Temsilciler Meclisi ve Senato, sadece Türkiye ile ilgili olmayan, aynı zamanda ABD hükümetinin Rusya gibi devletlerden savunma sistemleri satın alan ülkelere yaptırım uygulaması için bir araç olan CAATSA yasasını kabul etmişti" diyor.
Ankara'nın S-400'ler konusundaki kararından sonra, ABD Kongresi'nin daha fazla yasal önlem aldığına dikkat çeken Davelis, "Esasen, Türkiye'nin S-400'lere sahip olduğu sürece F-35'lerin Türkiye'ye gidemeyeceğini öngören iki yasa tasarısı var."
“Mülkiyet” tartışması
Washington'da tartışılan senaryolardan biri, S-400'lerin Türk kontrolünden çıkarılması veya üçüncü bir ülkeye devredilmesi.
Washington, Rus S-400 sisteminin ABD'nin beşinci nesil savaş uçağıyla aynı ortamda çalışmasının, uçağın gizlilik özellikleri, elektronik sistemleri ve operasyonel yetenekleri hakkında kritik verilerin güvenliğini gündeme getiriyor.
Davelis, “S-400’lerin bu F-35’ler hakkında ABD sırlarını oluşturan çeşitli bilgileri kaydetme veya elde etme riski var ve bu bilgiler daha sonra Ruslara aktarılabilir,” diyor.
2007’den beri ortak üretici ülke olarak yer almasına rağmen, Türkiye’nin 2019’da programdan çıkarılmasının ana nedeni de bu husus gösteriliyor.
Yunan-Amerikan lobisi
Davelis’e göre, Washington’da Amerikan-Yahudi topluluğunu temsil eden kuruluşlar da dahil olmak üzere diğer kuruluşlar da işin içinde.
Davelis “Amerikan Yahudileri güçlü bir siyasi ses olmaya devam ediyor. İyi örgütlenmiş durumdalar ve Washington’da F-35 meselesinde benzer çizgilerde hareket ediyorlar,” diyor.
Yunan lobisi HALC ise, Kongre üyeleri, hükümet yetkilileri ve düşünce kuruluşlarıyla temaslarını sürdürüyor.
Davelis, "Eğer Kongre yeterince seferber olursa, bazı sonuçlar görebiliriz" diyor.
euronews
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?