Bazı ürünlerde neden ev yapımından daha istekliyiz?
Gıda üreticileri çalıştırdıkları duyusal analiz uzmanları sayesinde insan beyninde yoğun ama çabuk sönen bir lezzet patlaması tasarlıyor.
Formül şöyle:
Şeker, rafine karbonhidrat, tuz ve yağ oranlarının yapay aromalar
Bu "kusursuz" haz, tüketicileri yeniden aynı ürüne "esir" ediyor.
İlkel hayatta kalma güdüsünün suistimali
Uzmanlar, mevcut obezite ve aşırı yeme krizini bireysel bir irade eksikliği olarak görmenin yanlış olduğunu, gıda endüstrisinin insanın en derin biyolojik hayatta kalma mekanizmalarını açıkça suistimal ettiğini vurguluyor.

Yağ ve rafine nişasta
Yapılan geniş çaplı araştırmalar, bağımlılık potansiyeli en yüksek yiyeceklerin rafine karbonhidrat ve yağ kombinasyonunu yoğun enerji formunda sunan paketli gıdalar olduğunu gösteriyor.
Cips, hazır kek, kurabiye, pizza ve dondurulmuş hamur işleri bu listenin başında yer alıyor. Özellikle patates nişastası ve beyaz un gibi rafine karbonhidratlar vücuda girdikten sonra hızla glikoza dönüşerek kan şekerini aniden yükseltiyor. Bu ani yükselişi takip eden sert düşüş ise midede açlık hissi yaratarak kişiyi daha fazla tüketmeye zorluyor.

Sağlıkta ağır faturalar
Ultra işlenmiş gıdaların beslenme düzenindeki payının sadece yüzde 10 oranında artması bile ciddi sağlık risklerini beraberinde getiriyor. Klinik çalışmalar, bu küçük artışın obezite riskini yüzde 55, kalp damar hastalıklarına bağlı ölüm riskini yüzde 50 ve tip 2 diyabet olasılığını yüzde 40 artırdığını gösteriyor.
Ayrıca son araştırmalar, bu gıdaların felç, bilişsel gerileme ve sindirim sistemi kanserleri ile doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. Küresel gıda üreticileri bu ürünlerin besleyici ve ulaşılabilir olduğunu savunsa da bağımlılık uzmanları tüketicileri etiket okuma konusunda daha dikkatli olmaya çağırıyor.
CNNInt
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?