Anahtarın yerini unutmak ya da bir ismi hatırlayamamak günlük hayatın olağan unutkanlıkları arasında yer alırken, bazı kişiler için sorun çok daha farklı bir boyutta yaşanabiliyor. Prosopagnozi (yüz körlüğü) olarak adlandırılan nörolojik durumda kişi yüzü ve yüzün ayrıntılarını görebilmesine rağmen gördüğü yüzün kime ait olduğunu anlamakta güçlük çekiyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, yüz körlüğünün görme bozukluğundan farklı olduğunu belirterek, beynin gördüğü yüz ile hafızadaki kimlik bilgisini eşleştirmekte zorlandığını söyledi.
KİŞİ KENDİ YÜZÜNÜ BİLE TANIYAMAYABİLİR
Yüz körlüğünün kişiden kişiye farklı şiddette görülebildiğini belirten Şalçini, hafif vakalarda yeni tanışılan kişilerin yüzlerinin hatırlanmasında güçlük yaşanırken ağır vakalarda kişinin en yakın aile üyelerini dahi yüzlerinden tanıyamayabileceğini ifade etti. Şalçini, “Şiddetli vakalarda kişi eşini, çocuğunu, annesini ve hatta aynaya baktığında kendi yüzünü dahi tanıyamaz” dedi. Bu kişiler yakınlarını ayırt edebilmek için çoğu zaman ses tonu, saç şekli, konuşma biçimi, yürüme tarzı, kıyafet veya aksesuar gibi farklı ipuçlarından yararlanıyor.
YÜZÜ GÖRÜYOR AMA KİM OLDUĞUNU ÇÖZEMİYOR
Sağlıklı beyinde yüzlerin tanınmasında temporal lobun alt kısmındaki “fusiform yüz alanı” önemli rol oynuyor. Prosopagnozide ise bu bölgedeki sinir ağları veya bölgenin hafıza merkezleriyle bağlantılarında sorun bulunabiliyor. Yüz körlüğünün doğuştan veya sonradan gelişebildiğini belirten Şalçini, sonradan ortaya çıkan vakalarda inme, kafa travması, beyin tümörleri, bazı enfeksiyonlar ve Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıkların etkili olabileceğini kaydetti.
“İSİM HAFIZAM KÖTÜ” DEYİP YILLARCA FARK ETMEYEBİLİYORLAR
Hastalığın dikkat çekici özelliklerinden biri de özellikle doğuştan yüz körlüğü yaşayan kişilerin bunun nörolojik bir durum olduğunu fark etmeyebilmesi. Şalçini, bazı kişilerin yaşadıkları problemi “İsim hafızam zayıf”, “İnsanları birbirine karıştırıyorum” veya “Dikkatim dağınık” şeklinde yorumlayabildiğini söyledi. Beynin zaman içerisinde ses, kıyafet ve saç gibi başka özelliklerden yararlanarak telafi yöntemleri geliştirebilmesi nedeniyle tanının yetişkinlik dönemine kadar gecikebildiğine dikkat çekildi.
YÜZ KÖRLÜĞÜNÜN KESİN TEDAVİSİ VAR MI?
Dr. Şalçini, prosopagnoziyi tamamen ortadan kaldıran kesin bir tıbbi veya cerrahi tedavinin günümüzde bulunmadığını belirtti. Tedavide ve nörolojik rehabilitasyonda temel yaklaşım, kişinin günlük hayatını kolaylaştıracak telafi yöntemlerinin geliştirilmesi. Hastalar, karşılarındaki kişileri yüzlerinden ziyade ses tonu, konuşma ritmi, saç kesimi, duruşu veya belirgin aksesuarları üzerinden ayırt etmeyi öğrenebiliyor.