DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

Bilinmeyen yönleriyle yeni YÖK Başkanı Özvar

Milat gazetesi yazarı Doç. Dr. Ali Murat Kırık, Cumhurbaşkanlığı tarafından YÖK’e yeni başkan olarak atanan Prof. Dr. Erol Özvar’ı tanıttı

2 Ay Önce
2021-07-31 01:13:37

Görev süresi dolan Prof. Dr. Yekta Saraç'ın yerine YÖK Başkanlığına, Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Özvar getirildi. Atama kararı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete'de yer aldı. Yapılan atamanın 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 6. maddesinin C fıkrası gereğince yapıldığı belirtildi.

Prof. Dr. Erol Özvar kimdir?

Erol Özvar Hoca iktisat tarihi profesörü... 1966 yılında İstanbul'da doğdu ve 1989'da Marmara Üniversitesi İktisat Bölümü'nde lisans eğitimini tamamladı. Yine Marmara Üniversitesi'nde iktisat tarihi alanında yüksek lisans ve doktora eğitimini gerçekleştirdi. Kısacası doğuştan Marmaralı olan Erol Hoca yıllarını bu üniversiteye vermiş bir isim… Hiçbir başarı tesadüf değildir. Kurum kültürünü öğrenmiş ve geleneğini almış başarılı bir akademisyen aynı zamanda…

Bir baktım da tanıyan, tanımayan herkes bir şeyler yazmış, bir şeyler çizmiş… Klasik özgeçmişi dışında hocalığından, akademi dışındaki hayatından kimse bahsetmemiş... Ben herkesin yazdığını aktaracak değilim… 2014-2018 yılları arasında Prof. Dr. Mehmet Emin Arat döneminde kısa bir süreliğine de olsa rektör yardımcılığı yapan Erol Hoca bir süre sonra görevinden ayrılmış ve akademik çalışmalarına tüm hızıyla devam etmişti. Zira mevki, makamların geçici olduğunu bilen bir öğretim üyesi olması sebebiyle hiçbir zaman koltuk sevdalısı olmadı... Onu kampüste hocalarla, öğrencilerle, idari personelle konuşurken görürdünüz… Arkasında güvenlik ordusu ya da heyetle dolaşmazdı! Çekirdekten yetişen bir insan, geldiği yeri çok daha rahat hazmettiği için Erol Hoca'nın kibirleri, kaprisleri, hırsları da asla olmadı. Ön plana çıkmaktan uzak durdu; kendini değil, kurumunu yüceltti.

Ekip başarısına inanan bir isim…

Derslerine gelecek olursak öğrencilerinin ifadesiyle konusuna hâkim, alanının uzmanı ve belgelerle konuşan bir akademisyen… Ciddi ders anlatımları arasında bir anda espri yaparak öğrencilerin de kalbini kazanan bir hoca… Çok arzuladığımız ehliyete, liyakate önem veren; elinden geldiğince bu kıstasları dikkate alan başarılı bir idareci. Ahde vefa duygusuna önem veren, görüşü, fikri ne olursa olsun herkese eşit yaklaşan bir bilim insanı… Bunlar gerçekten akademide beklediğimiz, istediğimiz yaklaşımlar…

Erol Hoca, her yıl düzenli olarak bütün birimlerle akademik kurullar, toplantılar yapan, çalışmaları gözden geçiren, aynı zamanda akademisyenlerin faaliyetlerini göz önünde bulunduran, atıflarını takip eden, özellikle H endeksi konusunda üniversitede farkındalık yaratmış bir rektör olarak Marmara Üniversitesi tarihine geçmiştir. Koronavirüs pandemisi döneminde tüm ekibiyle birlikte uzaktan eğitime hızlı bir geçiş gerçekleştirerek derslerin kesintiye uğramamasını sağlamış ve bu anlamda diğer üniversitelere de örnek olmuştur. Başarının ekip işi olduğunu bilen ve istişarelerle adım atan bir yöneticidir. Olayları okuyan sakinlikle, sükûnetle ilerleyen bir idarecidir. Rektörlüğü döneminde öğrenciler tarafından sosyal medyadan kendisine iletilen görüş ve bildirimlere de elinden geldiğince cevap vermeye çalışmış, gücü yettiği ölçüde sorunlara kayıtsız kalmamıştır. Ancak bu tip köklü kurumlarda yöneticiyseniz herkesi memnun etmek son derece zordur. Ben kendi adıma Erol Özvar hocayı kuruma yapmış olduğu katkılar hasebiyle minnetle yâd edeceğim.

Erol Hoca başarılı olacaktır!

Bir cümleyle var olan durumu aktarmak isterim… Üzgünüm böyle başarılı bir rektörü kurum adına kaybetmiş olmaktan; sevinçliyim yükseköğretimin sorunlarını, kanayan yaralarını bilen bir ismin YÖK'ün başına geçmiş olmasından…

Marmara Üniversitesi mensubu olmam nedeniyle sorulan sorulara cevaben bu yazıyı hazırlamak ve hocayı dilim döndüğünce sizlere anlatmayı istedim. Erol Hoca eğitimdeki sorunların farkında olan ve bu konulara yoğun mesai harcayan bir insandır. Tüm sendika temsilcileriyle toplantı yapan ve birincil ağızlardan sorunları tespit etmeye çalışan bir yöneticidir. Ben var gücüyle çabalayarak tüm problemleri çözeceğine ve akademideki kanayan yaraları dindireceğine yürekten inanıyorum. Lütfen bu dönemde ön yargılı insanların söylemlerini bırakalım ve hocaya rahat çalışması için biraz zaman tanıyalım. Sonuçta elinde sihirli değnek yok, ama bir o kadar da sorun çok! Bu görev değişiminin akademi camiasına hayırlı olmasını diliyor ve zamanın beni haklı çıkaracağına inanıyorum.

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

Görüş Bildir Bizimle Paylaş