Tahranlılar yaşadıklarını anlattı...
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları dördüncü gününde yeni saldırılarla devam ediyor. Tahran'da hastaneler, yerleşim alanları ve tarihi yapılar bombardıman altında. Şehrin sakinleri yaşadıklarını anlattı...

Oluşturma Tarihi: 2026-03-03 19:51:45

Güncelleme Tarihi: 2026-03-03 20:04:59

İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik ortak saldırılarında başkent Tahran'ın merkez, doğu ve batı kesimlerine yoğun hava saldırıları düzenlendi.

Kentin birçok noktasında art arda patlama sesleri duyulurken, çeşitli bölgelerden dumanların yükseldiği görüldü.

Saldırılardan etkilenen Tahranlılar yaşadıklarını anlattı...

SOKAKLAR ENKAZ ALTINDA

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sürerken, başkent Tahran'dan ağır yıkım görüntüleri geliyor. Görgü tanıkları ve paylaşılan görüntülere göre çok sayıda apartman çökme noktasına geldi.

Sokaklar ezilmiş metal parçaları, cam kırıkları ve molozlarla doldu. Başkent sakinleri, dört gündür süren bombardımanın giderek yoğunlaştığını belirtti.

BAŞKENTTE HAYAT DURDU

Bir Tahran sakini olan Kamran, “Bu gece saldırılar daha da büyük. Sanki sığınak delici bombalar kullanılıyor. Patlama üzerine patlama oluyor.” ifadelerini kullandı.

Normalde yoğun trafiği ve canlı sosyal hayatıyla bilinen Tahran'da sokakların büyük ölçüde boş olduğu aktarıldı. Marketler, eczaneler ve birçok iş yeri kapandı.

Şehirden ayrılmak isteyenler kuzeye, Hazar Denizi kıyılarına ve dağlık bölgelere yöneldi. Ancak bazı vatandaşların ayrılacak yer bulamadığı ya da kentten çıkamadığı belirtildi. Şehir içi yolların boş olmasına karşın, Tahran'dan çıkış güzergahlarında uzun araç kuyrukları oluştuğu kaydedildi.

CAN KAYBI GİDEREK ARTIYOR

Tahran'daki can kaybına ilişkin net bir sayı verilmezken, İran Kızılayı ülke genelinde en az 787 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Ülkenin güneyinde bir okulun vurulması sonucu çoğu çocuk en az 175 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi.

Nüfusu 10 milyonu aşan ve yerleşim alanlarıyla kamu ve askeri yapıların iç içe geçtiği Tahran'da sivillerin özellikle risk altında olduğu belirtiliyor.

ABD ve İsrail'in hedef listesini füze ve nükleer tesislerin ötesine taşıyarak devlet kurumları, yayın kuruluşları ile güvenlik ve polis merkezlerini de kapsayacak şekilde genişlettiği ifade ediliyor.

HASTANELER VE YENİ DOĞANLAR TAHLİYE EDİLDİ

Pazar gecesi kuzey Tahran'da yaşayan 61 yaşındaki mühendis Mina, evine üç bina mesafedeki bir ofis binasının vurulduğunu söyledi. Patlamanın etkisiyle kendi dairesinin ve sokaktaki tüm binaların camlarının kırıldığını aktardı.

Bir diğer saldırının, Gandhi Hastanesi'nin karşısındaki devlet televizyonuna ait bir telekomünikasyon kulesini hedef aldığı bildirildi. Özellikle tüp bebek tedavileriyle bilinen özel hastane ciddi hasar gördü ve kuvözdeki bebekler dahil hastalar tahliye edildi.

Hastanenin Baş Hekimi Dr. Mohammad Hassan Bani Assad, “Yeni doğan bebeklerimiz var. Yoğun bakımda sekiz hastamız vardı, ikisi kritik durumdaydı. Doğum yapan kadınlar ve embriyolarımız bulunuyor.” ifadelerini kullandı.

TARİHİ MİRAS DA ZARAR GÖRDÜ

Tahran'ın en eski yapılarından, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Gülistan Sarayı'nın da yakınındaki bir polis merkezine yönelik saldırı nedeniyle hasar aldığı bildirildi. Tarihi 1404 yılına dayanan sarayın aynalı salonu ve simetrik Pers bahçesinin zarar gördüğü aktarıldı.

Washington merkezli düşünce kuruluşu DAWN'dan İran uzmanı Omid Memarian, “Süregelen bombardıman tarihi yapıları, kültürel alanları ve konutları hedef almaya devam ederse, bu savaş İranlılar tarafından yalnızca askeri ya da nükleer tesislere değil, İran'ın medeniyetine, tarihine ve kimliğine yönelik bir saldırı olarak görülecektir.” değerlendirmesinde bulundu.

EKONOMİK KRİZİN GÖLGESİNDE YENİ BİR YIKIM

Saldırılar, İran'da Ocak ayında hükümet karşıtı protestolara yönelik sert müdahalenin ardından yaşanan toplumsal travmanın ve ekonomik krizin gölgesinde gerçekleşiyor. Hak örgütlerine göre söz konusu protestolarda en az 7 bin kişi hayatını kaybetti.

Resmi medya verilerine göre ülkede enflasyonun yaklaşık yüzde 60 seviyesinde olduğu belirtiliyor.

Başkentte gün boyu yükselen yoğun duman bulutları artık şehrin siluetinin bir parçası haline gelirken, siviller artan saldırılar karşısında belirsizlik ve korku içinde yaşam mücadelesi veriyor.

NTV, Reuters, İHA