Lübnan hükümetinin, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile deniz yetki alanlarını belirleyen anlaşmayı onaylaması tartışma yarattı. Uzmanlar, Türkiye ve Suriye ile koordinasyon sağlanmadan yapılan bu anlaşmanın Lübnan'ın çıkarlarına zarar verebileceğini savundu.
ANLAŞMA TARTIŞMALARA NEDEN OLDU
Lübnan hükümeti, 23 Ekim'de yaptığı toplantıda GKRY ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşmasını onayladı. Anlaşmanın önümüzdeki haftalarda imzalanmak üzere Meclis'e gönderilmesi bekleniyor. Ancak bu karar, özellikle bölgedeki diğer ülkelerle henüz sınır anlaşması yapmayan Lübnan'da geniş tartışmalara yol açtı.
Ekonomi uzmanı Ali Nureddin, anlaşmanın 2006-2007 yıllarında yapılan müzakerelere dayandığını belirtti. Nureddin, o dönemde Lübnan'ın teknik bilgi ve tecrübe eksikliği yaşadığını, müzakerelerin ülke aleyhine sonuçlandığını ve bu nedenle 2007'de Meclis'in anlaşmayı onaylamadığını hatırlattı. Nureddin, “Bu anlaşma Lübnan açısından çok kötüydü. Bakanlar Kurulu, GKRY'ye daha fazla pay veren orta hat tekniğini kabul ederek en kötü sonucu benimsedi.” dedi.
Ali Nureddin, Suriye ve Türkiye'nin GKRY ile halen sorunları olduğunu hatırlatarak, “Lübnan'ın ulusal çıkarı önce Suriye ile sınırları belirlemek, ardından ortak bir cepheyle Kıbrıs'la müzakere etmekti.” ifadesini kullandı. Türkiye'nin bölgedeki etkisine dikkat çeken Nureddin, “Suriye ve Türkiye'nin ilişkiler ağından uzaklaşmak bizim çıkarımıza değil. Kıbrıs'la tek başımıza sınır anlaşması yapmadan önce bu ortakları dikkate almalıydık.” değerlendirmesinde bulundu.
Nureddin ayrıca, hükümetin acele ettiğini belirterek, “Neden bu kadar hızlı davrandık anlamıyorum. Zaman bizim lehimizeydi, daha fazla baskı yapabilirdik.” şeklinde konuştu.
“SURİYE İLE KOORDİNASYON OLMADAN HAREKET EDİLDİ”
Araştırmacı yazar Munir Rabi de hükümeti aceleci davranmakla eleştirdi. Rabi, “Lübnan, Suriye ile koordinasyon kurmadan Kıbrıs (Rum yönetimi) ile sınır çizimine gitti. Suriye ile sınır konusunda henüz ilerleme yokken bu adım Lübnanlılar için sürpriz oldu.” dedi.
Rabi, bu durumun ileride Suriye'yi GKRY ile olası müzakerelerde zor durumda bırakabileceğini belirtti. “Türkiye'nin pozisyonunu gözlemlemek gerekiyordu. Türkiye, 2011'de Lübnan hükümetine Ankara ile anlaşmadan Kıbrıs'la sınır belirleme yapmamasını önermişti.” ifadesini kullandı.
Petrol ve doğal gaz uzmanı Laury Haytayan ise “Lübnan ile İsrail arasındaki deniz anlaşmasının ardından, hükümetin Kıbrıs'la müzakerelere başlaması bekleniyordu.” dedi. Haytayan, hükümetin anlaşmanın teknik ve hukuki detaylarını halka açıklaması gerektiğini belirtti.
Haytayan ayrıca, Lübnan ile Suriye arasında ilişkilerin yeniden tesis edildiğini, deniz yetki anlaşmasının bu kapsamda iki ülke arasında görüşülmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin haklarını gözettiğini hatırlatan Haytayan, Lübnan hükümetinin Türkiye ile bu konuda görüşüp görüşmediği hakkında bilgi sahibi olmadığını söyledi.
2007'DEN BERİ BEKLEYEN ANLAŞMA YENİDEN GÜNDEMDE
Lübnan ve GKRY, deniz yetki alanlarının belirlenmesi konusunda ilk olarak 2007'de mutabakata varmış ancak Meclis anlaşmayı kabul etmemişti. Ekim 2022'de Lübnan Cumhurbaşkanlığı, GKRY ile bir formülde anlaşma sağlandığını açıklamıştı.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın 9 Temmuz'da GKRY'ye yaptığı ziyaretin ardından süreç hız kazanmış, 11 Temmuz'da Bakanlar Kurulu teknik bir komite kurulmasını kararlaştırmıştı. Eylül ayında iki taraf bir araya gelerek anlaşma taslağının son halini görüşmüştü.
Lübnan, denizde güneyde İsrail, kuzeyde Suriye ve batıda Kıbrıs Adası'yla sınır komşusu konumunda bulunuyor. Doğu Akdeniz'deki zengin gaz ve petrol kaynakları, bölgedeki deniz yetki alanı tartışmalarını yıllardır gündemde tutuyor.
aa
Yorum Yap