ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Suriye'de artan gerilimle ilgili yaptığı açıklamada, Suriye hükümeti liderliği, SDG, Kürt yönetimindeki bölgelerdeki yerel otoriteler ve sahadaki tüm silahlı unsurlara çatışmalara ara verme ve tansiyonu düşürme çağrısında bulundu.
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Amerika Birleşik Devletleri'nin Halep'in Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerinde yaşanan gelişmeleri derin bir endişeyle yakından takip ettiğini belirtti. Barrack, tüm tarafları azami itidal göstermeye, sivil hayatın ve mülkiyetin korunmasını her türlü mülahazanın üzerinde tutmaya davet etti.
HALEP'TEKİ GELİŞMELER VE BÖLGESEL SÜREÇ
Barrack, son on üç ayda Suriye'nin onlarca yıl süren yıkıcı çatışmaların ardından istikrar, ulusal uzlaşı ve yeniden inşa yolunda tarihi adımlar attığını ifade etti. Bu hafta İsrailli temsilcilerle gerçekleştirilen ve dönüm noktası olarak nitelendirilen görüşmelerin, daha geniş kapsamlı bölgesel barışa doğru atılmış kritik bir adım olduğunu kaydetti. Söz konusu görüşmelerin, Suriye'nin yarım asrı aşkın süredir ülkeyi etkisi altına alan şiddet, acı ve zulüm döngüsünü kırma konusundaki kararlı iradesini ortaya koyduğunu vurguladı.
Bu ölçekteki derin dönüşümlerin kısa sürede gerçekleşmesinin mümkün olmadığını belirten Barrack, uzun süreli çatışmaların açtığı derin yaraların sarılmasının zaman aldığını, kalıcı ilerlemenin ise sabır, hoşgörü ve Suriye toplumunun tüm kesimleri arasında samimi ve karşılıklı anlayış gerektirdiğini dile getirdi.
10 MART MUTABAKATI VE ÇATIŞMALARA ARA ÇAĞRISI
Barrack, 10 Mart 2025 tarihinde imzalanan mutabakatın halen ulaşılabilir bir hedef olduğunu söyledi. Sünni, Kürt, Dürzi, Hristiyan, Alevi ve diğer tüm topluluklar dahil olmak üzere, hiçbir istisna olmaksızın her vatandaş için tam kapsayıcılık ve eşit hakları güvence altına alan bir Suriye vizyonuna olan bağlılıklarını sürdürdüklerini ifade etti.
Yalnızca geçtiğimiz hafta, SDG ile Suriye hükümeti arasında 10 Mart 2025'te imzalanan entegrasyon anlaşmasının başarıyla sonuçlandırılmasının eşiğine gelindiğini belirten Barrack, bu mutabakatın güvenlik koordinasyonu, ortak yönetişim ve ulusal birlik açısından kayda değer bir ilerleme sağlayacağını kaydetti. Söz konusu hedefin halen ulaşılabilir durumda olduğunu aktardı.
Barrack, müttefikler ve sorumluluk sahibi bölgesel ortaklarla birlikte gerilimin düşürülmesine yönelik çabaları kolaylaştırmaya hazır olduklarını belirtti. Suriye ve halkına bölünme yerine diyaloğu tercih edebilecekleri yeni bir fırsat sunmaya hazır olduklarını dile getirdi.
SDG'ye, Kürt yönetimindeki bölgelerdeki yerel otoritelere ve sahadaki tüm silahlı unsurlara seslenen Barrack, çatışmalara ara verilmesi, tansiyonun derhal düşürülmesi ve gerilimin azaltılmasına yönelik bir taahhütte bulunulması çağrısı yaptı. Fikir ve yapıcı önerilerin değişiminin, silahların ve ateşin değişiminin önüne geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Barrack, Halep'in ve Suriye'nin tamamının geleceğinin şiddetle değil barışçıl yollarla şekillenmesi gerektiğini belirtti. Bu kritik dönemeçte bölgenin, geçtiğimiz yıl kaydedilen ilerlemeyi baltalamayı ve Donald Trump'un Orta Doğu barış girişimlerinin kalıcı mirasını zayıflatmayı amaçlayan istikrarı bozucu dış unsurlar ve onların vekillerine karşı birlik içinde durması gerektiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Barrack, bu unsurların hedefinin yeniden istikrarsızlık olduğunu, kendi hedeflerinin ise karşılıklı saygı ve ortak refaha dayalı kalıcı barış olduğunu ifade etti. Suriye'nin yeni döneminin çatışmanın değil iş birliğinin dönemi olduğunu kaydetti.
İHA