II. Dünya Savaşı sonrası dünyanın çeşitli yerlerinde hala patlamamış bombalar bulunurken, bu hikayede yeri önceden bilinen dev bir hazine var.
Okyanusun karanlık sularına gömülmüş bir denizaltı.
Japon İmparatorluk Donanması’na ait I-52 denizaltısı, 10 Mart 1944’te Japonya’nın Kure limanından demir alarak Nazi işgali altındaki Fransa’ya doğru gizli bir yolculuğa çıktı.

"Momi" (Köknar Ağacı) kod adını taşıyan denizaltı, Almanların Japon kuvvetlerine sağladığı kritik askeri teknolojilerin karşılığı olarak tam 2,2 ton külçe altın taşıyordu.

Değerli madenlerin yanı sıra savaş sanayisi için hayati önemdeki tungsten, molibden, afyon ve tıbbi malzemelerle de yüklü olan gemi, müttefiklerin kriptologları tarafından gizlice takibe alındı.
Japonların deşifre edildiklerinden haberi yoktu.
Rotayı önceden tespit eden Amerikan USS Bogue uçak gemisinden kalkan torpido bombardıman uçakları, denizaltıyı Atlantik'in ortasında yakalayarak okyanusun derinliklerine gömdü.

HAYALET ENKAZIN KEŞFİ
Savaştan sonra geminin izi tamamen kayboldu ancak Vietnam Savaşı gazisi ve tarihçi Paul Tidwell bu gizemi çözmeyi takıntı haline getirdi.
Ulusal Arşivler'deki binlerce sayfalık gizli askeri günlüğü ve deşifre edilmiş telsiz mesajlarını didik didik inceleyen Tidwell, onlarca yıllık çabanın ardından enkazın Barbados ile Yeşil Burun Adaları’nın tam ortasında olduğunu belirledi.

Rus denizaltısı Mir'den kumanda elemanlarını kullanan Paul Tidwell, I-52'nin gövdesine bir Japon bayrağı yerleştirdi. Fotoğraf: Paul Tidwell
Topladığı milyon dolarlık yatırımlarla 1995 yılında okyanusa açılan ünlü araştırmacı, gelişmiş sonar teknolojileri sayesinde I-52’yi yüzeyin yaklaşık üç mil altında, tam 17 bin fit (yaklaşık 5 bin 200 metre) derinlikte bulmayı başardı.
KUMLAR ARASINDA PARILDAYAN İPUÇLARI
Enkazın yerinin bulunması heyecan yaratsa da derinliklerdeki operasyon tam bir hayal kırıklığına dönüştü. Titanyum gövdeli özel dalgıç araçlarıyla batığa inen ekipler, gövdenin patlamayla parçalandığını ancak ahşap kaplamaların bile hala sağlam durduğunu gördü.

Keşif gezilerinde afyon dolu metal kutular, teneke bloklar ve gemi mürekkebine ait sandalet gibi kişisel eşyalar yüzeye çıkarıldı. Hatta denizaltının çevresindeki dip kumlarında parıldayan altın izlerine rastlandı ancak tonlarca ağırlıktaki ana külçelerin bulunduğu korunaklı bölmelere aşırı basınç ve lojistik imkansızlıklar nedeniyle ulaşılamadı. Günümüzde resmi olarak askeri savaş mezarlığı ilan edilen enkazın henüz girilemeyen en karanlık odalarında, 100 milyon dolarlık altın 82 yıldır çıkarılacağı günü beklemeye devam ediyor.
Türkiye Gazetesi
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?