$

Dolar

47,1946

Euro

53,9217

£

Sterlin

63,3154

Frank

58,0785

Gram Altın

6.194,9600

Bitcoin

3.133.897

$

Dolar

47,1946

Euro

53,9217

£

Sterlin

63,3154

Frank

58,0785

Gram Altın

6.194,9600

Bitcoin

3.133.897

Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan enerji krizine ilişkin açıklamalar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran savaşının olumsuz etkilerinin sürdüğünü belirterek, krizin Türkiye'nin enerjideki rolünü vurguladı.

03.06.2026 - 14:56
Cumali Dalkılıç
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan enerji krizine ilişkin açıklamalar
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2025 Yılı Yenilenebilir Enerji Yatırımları Toplu Açılış Töreni'nde konuşuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

- Hizmete sunduğumuz yatırımların ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum.

- Henüz çözülemeyen İran merkezli kriz, Türkiye'nin enerji tedarikindeki kritik rolünü perçinlemiştir. Olumsuz etkilerini hissettiğimiz İran savaşının ilk günlerinden itibaren neler yaşandığını hep beraber takip ettik.

Körfez ülkelerinin açık denizlere açılan kapısı olan Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla birlikte Uluslararası Ajansı'nın tanımına göre tarihin en büyük petrol arz kesintisi yaşandı. Boğazın kapatılması, küresel petrolün yaklaşık yüzde 25'inin, sıvılaştırılmış doğalgaz ticaretinin ise yüzde 20'sinin devre dışı kalmasına yol açtı.

“ÜLKELER RESESYONA HAZIRLANIYOR”

Petrol istasyonlarının önünde uzun kuyruklar oluştu. Petrol ve doğalgaz bazlı ürünlerin fiyatlarıyla eş zamanlı olarak dünyada enflasyonlar artmaya başladı. Birkaç ay öncesine kadar küresel ekonomide toparlanma beklenirken kriz uzadıkça bugün birçok ülke kendini resesyona hazırlıyor.

“MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ”

Hürmüz'ün kapanması bize şunu öğretti; enerji arz güvenliğinin sağlanması sadece bir kalkınma meselesi değil. Aynı zamanda bir egemenlik ve milli güvenlik meselesidir. Son 20 yılda ülkemizin enerji ihtiyacı iki katına çıktı. Şu an enerji arzımızda ithal kaynakların payı yüzde 57 civarındadır. Her yıl değişmekle birlikte enerjide 60 ila 100 milyar dolar arasında bir ithalat faturamız var.

"YEŞİL İLETİM ALTYAPISI"

Enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi, verimliliğin artırılması ve yenilenebilir enerji kaynaklarının değerlendirilmesine büyük önem veriyoruz. Halihazırda yenilenebilir enerji kurulu gücü bakımından Avrupa’da 5., dünyada 11. sıradayız. 2020-2035 yıllarını kapsayan Türkiye Ulusal Enerji Planı ile inşallah çok daha iyi yerlere gelmenin çabası içindeyiz. Buna göre 2025 yılı sonu itibarıyla 40 bin megavat olan güneş ve rüzgar kurulu gücümüzü 2035 yılında 120 bin megavata çıkarmayı hedefliyoruz. Bu hedefe ulaşmak için toplam 80 milyar dolarlık yatırım yapacağız. Ayrıca rüzgar ve güneş kurulu gücünün sisteme entegrasyonu için yeşil iletim altyapısı inşa edeceğiz. Yine aynı dönemde 5 bin megavatlık deniz üstü rüzgar kapasitesi oluşturma niyetindeyiz.

Son 20 yılda yenilenebilir enerji alanında katettiğimiz mesafe bu hedefleri gerçekleştirme noktasında bizlere güven veriyor. Bakınız 2005 yılında toplam kurulu gücümüz 38 bin 820 megavattı. Yenilenebilir enerjinin bundaki payı ise yüzde 33'ün biraz üzerindeydi. Kurulu güç içerisinde güneş enerjimiz yoktu. Nisan sonunda ülkemizin kurulu gücü 125 bin 410 megavata yükselirken yenilenebilir enerji kapasitesinin payı da yüzde 62,5'e çıktı. Bir diğer çarpıcı rakam şudur: Türkiye’nin kurulu gücünün 26 bin 770 megavatı bugün güneş enerjisinden geliyor. Elektrik üretiminde ise benzer bir başarıya imza attık. 2005 yılında toplam elektrik enerjisi üretimimiz 162 bin gigavat saat iken yenilenebilir kaynakların bundaki payı sadece yüzde 24'tü. 2025 yılı sonu itibarıyla elektrik enerjisi üretimimiz 363 bin gigavat saate, yenilenebilir kaynakların üretimdeki payı ise yüzde 43,3'e ulaştı. Şüphesiz bunlar ülkemiz adına gurur verici oranlardır. Fakat Türkiye’nin gerçek potansiyeli bunun çok çok üstündedir.

"ENERJİ YATIRIMLARI"

Ülkemizin 140 bin megavat rüzgar enerjisi potansiyeline, 53 bin megavat yüzer güneş enerjisi potansiyeline, yıllık 3,9 milyon ton eş değer petrol biyokütle potansiyeline, 4 bin 500 megavat gücünde jeotermal tesisi kurulabilecek potansiyele, yıllık 180 milyar kilovatsaat hidroelektrik potansiyeline sahip olduğunu değerlendiriyoruz. Çevreci maskeli marjinallerin engelleme çabalarına rağmen bu büyük potansiyeli hayata geçirmekte kararlıyız. Nasıl bundan 13 sene önce 3-5 tane ağacın yerinin değiştirilmesi bahane edilerek sokaklarımızı ateşe veren Gezici vandallara boyun eğmediysek, bugün de insanımızın çevre hassasiyetini istismar edenlere, yenilenebilir enerji yatırımlarımızı sabote etmeye çalışanlara teslim olmayacağız. İster hidroelektrik, ister rüzgar ve güneş enerjisi, ister nükleer güç santralleri olsun, Türkiye’nin kaynaklarını milletimiz için kullanmaya devam edeceğiz.

Bu kararlılığımızın en net göstergesi birazdan hizmete aldığımız proje ve yatırımlardır. 2025 yılında 78 ilimizde irili ufaklı toplam 7.110 adet elektrik üretim santrali hizmete girmiştir. Santrallerin toplam yatırım değeri yaklaşık 5,6 milyar dolar, kurulu gücü ise 8.313 megavattır. Bunun 6.063 megavatını güneş, 1.946 megavatını rüzgar santralleri oluşturuyor. Bu yatırımların yıllık üretim kapasitesi ise 7,3 teravat saattir. Eğer biz bu elektriği yenilenebilir kaynaklar yerine doğal gazdan karşılamış olsaydık 3,5 milyar metreküp doğal gaza ihtiyaç duyacaktık. Karşılığında da 1,8 milyar dolar ödeme yapacaktık. Bugün hizmete aldığımız yatırımlarla böyle bir faturadan kurtulmuş olduk.”

Ayrıntılar geliyor...

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın