Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) tatili bitti, yeni yasama yılı başladı.
Erdoğan, yeni yasama yılının açılışında Genel Kurul'da milletvekillerine seslendi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:
"Yeni yasama yılının ülkemiz, milletimiz, Meclis'imiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Dünyada gazilikle iki kez müşerref olan tek Meclis, TBMM'dir. Bu Meclis milletimin ayağına pranga, boynuna urgan geçirmeye kalkanlara karşı milli mücadeleyi başarıyla sevk ve idare etmiştir. Bu Meclis mazlum milletlere örnek oldu.
Bu Meclis işgalcilere karşı kuruldu. 15 Temmuz gecesi milletin emanetini savunan gazi Meclis'imiz darbeye direnen milletimizle beraber o ağır sınavı alnının akıyla vermiştir.

TBMM, dünyanın çalışma temposu en yüksek parlamentolarından biridir. Ülkemizin, milletimizin ve bölgemizin geleceğine yön verecek hayati kanunlar ve kritik meseleler müzakere edildi. İktidar partisi ve Cumhur İttifakı olarak yapıcı hareket etmeye devam edeceğiz. TBMM'nin itibarını her şeyin üzerinde tutmamız açıktır.
Birinci vazifemiz millete hizmettir. Ülkemizi ilgilendiren her alanda çok önemli adımlar attık. 6 Şubat depremlerinin üzerinden 3,5 yıl geçti. Bugün 11 ilimizi yeniden ayağa kaldırmanın huzurunu yaşıyoruz.
Bölgemizdeki savaşlara rağmen ülkemizi kalkınma rotasında tutmayı başardık. 2026'nın ilk yarısında Türkiye yıllık yüzde 2,5 büyüdü. Yıllıklandırılmış milli gelirimiz 1,7 trilyon doları aştı. İhracatımız ağustos ayında yıllık 280 milyar dolarla rekor kırdık.
Fon krizi
Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan sorunun da üstesinden başarıyla geliyoruz. Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde hakkaniyet ve adalet kurallarını gözeterek kimsenin hakkını kimseye yedirmeden bu meseleyi süratle çözüyoruz. Bu konunun iktisadi, güvenliğimize ve toplumsal barışımıza yönelik bir tehdit unsuruna dönüşmesine izin vermeyeceğiz.
Bizim ülke ve toplum olarak en büyük zenginliğimiz çeşitliliğimiz ve renkliliğimizdir. Tarih içinde farklılıklar birbirlerine köklü bir saygı geliştirmiştir. Günümüzde siyasetin çözüm üretmesi gereken konuların başında yapay kutuplaşma yer alıyor. Siyasette tabii ki rekabet olacaktır. Fakat bunun kutuplaşma yoluyla çatışmaya götürülmesi siyasetin varlık sebebiyle uyuşmaz.
Siyaseti bir yıpratma savaşına dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel gelişmeler yeni siyaset tarzını meşru kılıyor. Ne Türkiye'nin ne de Türk milletinin artık kaybetmeye tahammülü yoktur. Hiç kimsenin de Türkiye'ye ve Türk milletine kaybettirmeye hakkı yoktur. Türkiye yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa, bu paradigma değişiminin vakit kaybetmeden gerçekleştirmek durumundayız.

Her siyasi partinin önceli Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye merkezli siyaset icra etmelidir. Türkiye'nin milli menfaatlerinde siyaset tam bir mutabakat zemininde bulaşabilmedir. Biz buna büyük Türkiye mutabakatı diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye yönelik olduğunu belirtmek isterim. Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü ortamda Terörsüz Türkiye süreci yeni bir rüzgar estirmiştir. Terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü kendini feshetme noktasına gelmiştir.
Çerçeve yasanın çıkarılması konusunda TBMM'de 467 kabul oyuyla sergilenen tarihi mutabakat aziz milletimizi, Türkiye'nin dostlarını sevindirirken Türkiye'nin hasımlarını hayal kırıklığına uğratmıştır. Terörsüz Türkiye sürecine destek veren Sayın Devlet Bahçeli'ye partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyoruz. Sürecin bugünlere gelmesine HDP partisi gruba aynı şekilde teşekkürlerimiz iletiyorum. Milli Dayanışma Komisyonu'nda çerçeve yasanın kabulündeki tutumları için siyasi partilere de teşekkür ediyorum. Çerçeve yasada vaadedildiği gibi bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada milli mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
"Türkiye bu ayıptan kurtulmalı"
Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.
Kanun-i Esasi’nin üstünden geçen 150 yıla rağmen, yeni anayasa bahsi Türk siyasetinin önünde bir imtihan kağıdı olarak halen duruyor. Darbe ürünü olan son 70 yılın iki anayasası, varoluşsal bir krizle mefluç doğmuştur. Sivil anayasa ihtiyacı henüz karşılanamadı. Mevcut anayasamız darbe döneminin tortularını taşıyor. Türkiye bu ayıptan mutlaka kurtulmalıdır.
Yeni ve sivil anayasa hedefi Türk demokrasisinin rüştünü ispat mücadelesidir. Gazi Meclisimiz, her dönem ve her koşulda anayasa yapmaya ehildir, yetkilidir. Özgürlükçü, sivil anayasa yapma şartları olgunlaşacaktır. Anayasanın yürürlükteki ilk 4 maddesindeki tavrımız zaten nettir. Milletimizin bu büyük özlemini gidermek üzere siyasi partilerimizin taahhütlerine uygun olarak harekete geçmelerini uygun görüyorum."
Haberi Hazırlayan
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?