Meltem Suat Timeturk Dış Haberler Servisi/Özel
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şaraa, 10 Kasım'da ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray'da gerçekleştirdiği tarihi zirvenin ardından Washington Post gazetesine konuştu. Şaraa, ziyaretindeki en önemli amacın Suriye ile ABD arasındaki ilişkilerin yeniden inşasına başlamak olduğunu vurguladı. Son 100 yılda pek iyi seyretmeyen ilişkilere atıfta bulunan Şaraa, iki ülke arasında “güvenlik çıkarları ve ekonomik çıkarlar gibi üzerine inşa edebilecekleri birçok ortak çıkar” bulunduğunu belirtti. Şaraa, ülkedeki istikrarın ancak yaptırımların kaldırılması yoluyla ekonomik kalkınmayla sağlanabileceğini, bu konudaki nihai kararı beklediklerini dile getirdi.
İsrail Müzakereleri, Rusya'nın Rolü ve Esed'in Durumu
Eş-Şaraa'nın röportajı, sadece ABD ile yeni ilişkilerin çerçevesini değil, aynı zamanda İsrail ile yürütülen gizli diplomasinin ve Rusya ile kurumsal ilişkilerin derinliğini de ortaya koydu.
İsrail ile Doğrudan Müzakere ve Çekilme Şartı
Anlaşmada Önemli Mesafe: Şaraa, İsrail'in topraklarındaki işgalini yayılmacı politikalara dayandırdığını belirterek, “İsrail ile doğrudan müzakereler yürütüyoruz ve anlaşmaya varma yolunda önemli mesafe katettik” dedi.
Nihai Şart: Nihai anlaşmaya varmak için İsrail'in 8 Aralık 2024 öncesi sınırlarına çekilmesi gerektiğini şart koştu. Bu müzakerelerin Trump ve diğer uluslararası taraflarca desteklendiğinin altını çizdi.
Güneyin Silahsızlandırılması: Şam'ın güneyinin silahsızlandırılması konusunda zorluklar olduğunu kabul eden Şaraa, askerden arındırılmış bölgede kaos çıkması ve buranın İsrail'e saldırmak için bir üs olarak kullanılması durumunda sorumluluğun kimde olacağını sordu. İsrail'in Golan Tepeleri'nden sonra güney Suriye'de şartlar dayatmasını, Suriye'nin merkezini işgal etme tehdidi içeren bir “Münih” senaryosuna benzetti.
Güvenlik ve SDG'nin Orduya Entegrasyonu
DEAŞ'la Mücadele Kapasitesi: Şaraa, Suriye'nin artık DEAŞ'la mücadeleyi tek başına sürdürebilecek kapasiteye sahip olduğunu savundu. Ancak, hükümetin kontrolünde olmayan silahlı grupların varlığının DEAŞ gibi örgütlerin yeniden güçlenmesi için uygun zemin oluşturduğunu vurguladı.
SDG'nin Entegrasyonu: En makul çözüm olarak, Suriye'deki ABD askerlerinin, SDG'nin (PKK/YPG) entegrasyon sürecini denetlemesini, Suriye topraklarının korunmasının ise devletin sorumluluğunda olması gerektiğini öne sürdü.
Rusya ile İlişkiler ve Esed'in Durumu
Stratejik Rusya: Şaraa, Rusya ile ilişkilerin stratejik öneme sahip olduğunu, çünkü Rusya'nın BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi olması nedeniyle bazı konularda oylarına ihtiyaç duyduklarını belirtti.
Esed'e Adalet Talebi: Devrik lider Beşar Esed'in durumunun Rusya açısından hassas ve karmaşık bir konu olduğunu aktaran Şaraa, “Suriyeliler olarak Esed'in adalet önüne çıkarılmasını talep etme hakkımızdan geri adım atmayacağız” diyerek net bir duruş sergiledi.
Kayıp ABD Vatandaşları ve İç Çatışmalar
Kayıp Komisyonu: İç savaş boyunca kaybolan yaklaşık 250 bin Suriyelinin yanı sıra, ABD'li gazeteci Austin Tice gibi yabancı uyruklu kişilerin de bulunduğunu kaydetti. Kayıpları araştıran bir komisyon kurduklarını ve Amerikan makamlarıyla koordinasyon halinde çalıştıklarını söyledi.
Mezhep Çatışmaları: Mezhep çatışmaları eleştirisine “Devleti yeniden inşa etme, hukuku yeniden tesis etme aşamasındayız. Henüz hikaye bitmedi” yanıtını verdi.