Beşiktaş’ta Futbol Direktörü Önder Özen, siyah-beyazlı camianın gündemine dair Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
Transfer çalışmalarını üç etaplık planları olduğunu belirten Özen, ilk aşamada acil ihtiyaçlara yönelik hamleler yaptıklarını, ikinci etapta takımı güçlendirecek takviyelere yöneleceklerini, son aşamada ise fırsat transferlerini değerlendireceklerini aktardı.
Önder Özen, transfer süreciyle ilgili basın açıklamasında şunları söyledi:
"Hepinizin bildiği gibi Beşiktaş, Avrupa Kupası maçı oynamadan önce de oynadıktan sonra da ‘Beşiktaş’ başlıklı haberler daha çok Mohamed Salah üzerine yoğunlaştı. Epeyce kalabalık bir gündem oluştu. Bütün medya ve taraftarlar elbette çok yoğun bir ilgi gösterdiler. Konu her yönüyle çok fazla speküle edildi. Onunla ilgili bir açıklığa kavuşturmak istediğimiz konular var. Futbol takımlarının normalde bir sezona hazırlanırken, bir sezona başlarken teknik anlamda bir takım planlaması olur. Biz bu planlamayı göreve başladığımızdan itibaren yaptık. İlk hamlemiz Vincenzo Italiano idi. 6 Haziran'da onunla sizlerin de huzurunuzda imza attık. O imza töreninden yaklaşık 20 dakika sonra transfer çalışması başladı. İmza töreninden 20 dakika sonra başkanın odasında bugün kadromuzda bulunan kaleci Nübel'le avukatları ve menajeriyle görüşmelere başladık. Biz A takım planlamamızı 26 Haziran'da tamamlamıştık transfer konusunu ama hocayı bekledik. Hocanın da istekleri olur, onun da bilgisi dahilinde yapılsın transferler istedik. Hocayla imzayı attıktan 20 dakika sonra planımıza başladık ve transfer dönemini üçe böldük. Birinci bölüm, o dönemi hatırlıyorsanız hiç kalecimiz yoktu. Sadece bir sol bekimiz vardı ve sol kanat oyuncumuz yoktu. Birinci bölümde ilk tescil tarihi olan 17 Temmuz'a kadar olan bölümü birinci dönem olarak değerlendirdik ve tamamen eksikleri gidermeye odaklandık. İki tane kalecimiz var şu anda. Nübel ve Doğan aramıza katıldılar. Sadece bir sol bekimiz vardı. Rıdvan'ın yanına biri gerekiyordu. Kassoum Ouattara ile anlaşma imzaladık. Halihazırda futbolcumuz. Sol kanatta oyuncumuz yoktu önde. Önce İlhan Fakılı, ümit milli takımımızın değerli oyuncusu, sonra da Belçika milli takımının önemli yıldızlarından, dünya kupasında etkili oyuncularından ve verimlilik puanı da ilk sıralarda olan Leandro Trossard'ı kadromuza kattık. O dönemde çok önceden beri düşündüğümüz orta sahaya eksiğimiz olmasa da o bölgede oyuncumuz olsa da kalite katabilmek için Salih, hem milli takımımızın çok değerli bir oyuncusu hem de uluslararası bir seviyede oyuncu olduğunu hepiniz biliyorsunuz. Borussia Dortmund'un oyuncusuydu. Onunla da çok çabuk anlaşmayı tamamlayarak kadromuzu güçlendirmiş olduk ve birinci aşama bitti. İkinci aşama 15 Ağustos'a kadar sürecek olan güçlendirebildiğimiz kadar kadroyu güçlendirmek istiyoruz. Bazı mevkilere transferler yapacağız. Hem U23 hem yabancı kontenjanı, eğer mümkün olursa bir de yerli oyuncu kadroya katma planımız var. Bu ayın 15'ine kadar kendimize bir hedef belirledik. Hedeflediğimiz oyunculara 15'ine kadar gideceğiz. Son aşamamız 15'inden 4 Eylül'e kadar. 4 Eylül'de transfer sezonu kapanacak. O dönemde de fırsatları bekleyeceğiz. Eğer varsa fırsat gibi değerlendirebileceğimiz oyuncu olursa belki ona da gidebiliriz."

"Salah transferi aynı zamanda bir finansman modeli içeriyordu"
"Kulüplerin ürünleştirme faaliyetleri olur. Bir de bunun birçok kulüp, özellikle büyük kulüpler sıkça denerler. Ürünleştirme kalemleri futbol takımlarının kulüplerin en önemli gelir kalemleri arasında gösteriliyor. Yayın gelirleri giderek azalıyor. Stadyum gelirleri belli bir seviyede gidiyor. Ama ürünleştirme gelirleri ucu açık. Eğer ürünleştirebileceğiniz insan kaynaklarına sahipseniz, ürünleştirebileceğiniz metalara sahipseniz o zaman sonsuz boyutta ürünleştirme geliri elde etme şansınız var. Bu amaçla kulübümüz Mohamed Salah gibi dünyanın en önemli oyuncuları arasında gösterilen bir süper yıldızla temasa geçti. Bu aynı zamanda bir finansman modeli içeriyordu. Bunu hem As Başkanımız Murat Kılıç, hem başkanımızla konuştuk. Önerdiler böyle bir finansman modeli işe yarayabilir mi diye? Elbette yarayabilir. Çünkü Salah küresel bir yıldız, saygın bir sporcu, saygıdeğer bir kariyere sahip. Uluslararası kimliği son derece yüksek. Özellikle bizim coğrafyamızda, kıtalararası bir şöhrete sahip olması sebebiyle ürünleştirme potansiyelini gördük. Bununla alakalı bir fizibilite çalışması yapıldı. Acaba Kahire'de ne kadar forma tüketilir? Acaba ülkemizde ne kadar kartal yuvalarında forma tüketilir? Acaba yurt dışındaki kartal yuvalarında veya yeni iş birliklerinde ne kadar Salah forması tüketilir? Bunlar hesaplandı ve kulübümüze cazip geldi."
"Mohamed Salah dosyası bizim için şimdilik rafa kalkmış durumda"
"İlk aşamalarında görüşmelerin finansal detaylara girilmediği bölümde hem ben hem hocamız Vincenzo Italiano toplamda 3 kez Salah ile görüştük. 2 defa ben görüştüm, 1 defa da Vincenzo Italiano görüştü. Benim görüşmelerim tamamen Beşiktaş'taki projeyi anlatmak, takım kadrosunu, hocanın oyun anlayışını, ligdeki hedeflerimizi, yerel rekabetteki konumumuzu, rakiplerimizin durumlarını, ligde benzer bir rekabet içerisinde olduğumuz ekiplerle aramızdaki farkı, buraya transfer olması durumunda nasıl bir seyirci önünde oynayacağını, nasıl bir sevgi göreceğini ve nasıl bir beklentiyle karşılanacağını kendisine anlattık. Oyun içi beklentilerimizi de anlattık. Ertesi gün hoca kendisiyle görüştü. Taktik detaylar konusunda ikili görüşme geçti. Son gün hocanın unuttuğu, daha sonra tekrar sormak istediği bir konu vardı. Bana rica etti. Menajeriyle kontak kurdu. Hemen dönüş yaptılar ve bir dakika içerisinde bizi görüntülü konuşmaya bağladılar. Tekrar görüştük kendisiyle. Buraya kadar her şey çok akıcı gitti. Teknik ayak bitti ama finansal taraf başladığında da ilk günlerdeki akıcılık 21 Temmuz'dan itibaren yavaşlamaya başladı. Hem bilgi akışı çok yavaşladı hem de görüşmeleri ve finansal tarafı çıkmaza sokacak birtakım istekler gelmeye başladı. Ben kendi adıma Salah gibi saygın bir sporcunun bundan haberi olmadığını varsayabilirim. Çünkü sporcular bu konulara çok girmezler. Hem imaj hakları konusu var ki kulübün daha önce hiçbir sporcusuna ve hiçbir çalışanına vermediği boyutta bir finansal istek ortaya çıktı. Kulübün bir politikası var, bu politikanın dışına çıkamaz. Beşiktaş, ilkelerle yönetilen bir kulüptür. O sebeple o konuda başkanımız duracağı yeri bence çok doğru tespit etti ve orada kaldı. Onun dışında menajerlik yasal bir iş ve yasal bir komisyon tutarı var. O komisyon tutarının üzerine çıkmak, bir tarafıyla illegal bir şeye de karışmış olmak anlamına gelebilir. Kimilerince böyle değil ama söz konusu Beşiktaş'sa, Beşiktaş'ın değerleriyse buna yanaşmamak da bence Beşiktaşlılığın gereğidir. Başkanımız burada bence popülist bir karar vermek yerine gerçekçi bir karar verdi ve masadan şimdilik kalktı. Popülist kararlar vermek işin en kolayı; verir ve sahip olursunuz ama neye karşılık olduğu da önemlidir. Önemli yöneticilik kararları veya liderlik, görünmeyen yeri görmek; yani en popüler olan yeri görmek değil, kör noktalara bakmayı gerektiriyor. Bence başkan, yönetim kurulunun da desteğini alarak kör noktalara da baktı. Kulübün ilkelerini ve prensiplerini ayaklar altına aldırmadan masadan kalkmayı başardı. Ben kendisine teşekkür etmek isterim huzurlarınızda. Beşiktaşlılar belki beni aralarında kabul ederler, belki etmezler. Beşiktaşlılık değerlerini ben de biraz biliyorum. Bu değerlere sahip çıkmak önemli. Bu değerleri kaybetmemek önemli. Bu değerleri kaybettiğinizde ödeyeceğiniz bedeli bilmek belki hepsinden önemli. Kulübü ekseninden çıkarmamak, değerli bir sporcuya sahip olmaktan çok daha önemlidir. Sonuçta bu bölüm, Mohamed Salah dosyası bizim için şimdilik rafa kalkmış durumdadır."

"Salah'la ilgili sürecin bu plana bir etkisi yok"
"Biz 15-17 Temmuz'a kadar birinci transfer dönemi dedik. Oradaki hedeflerimize ulaştık. İkinci transfer dönemine de aralıksız devam ettik. Bu ara henüz Leandro Trossard transferinden sonra hiçbir transferin yapılmamış olması, işin aksaması veya durması değil. Bu şekilde gitmesi gerekiyordu. Çok önceden bu şekilde planlamıştık. Önce ihtiyaçlar giderilecek, sonra güçlendirme başlayacak. Neden böyle yaptık? Çünkü maç planı açık ve tescil tarihleri belli. Birinci tescil tarihi 17 Temmuz'du. Oradan sonra 31 Temmuz'u beklemek zorundayız. İkinci tescil tarihi 31 Temmuz'da. Oraya kadar aldığımız oyuncuları zaten listeye yazamayacaktık hiçbir koşulda. UEFA ligindeki şu anki konumumuza bakacak olursak, yüzde 50 - 50 şansların eşit olduğu bir eşleşmeyi oynuyoruz. İlk maçı 1-0 kazandık. Çarşamba günü Danimarka'ya hareket edecek takım. İnşallah orada da istediğimiz sonucu alır geçeriz. Ama şu anda 50’ye 50 duruyor. İki seçeneği de değerlendirelim. Eğer turu geçersek nispeten daha düşük profilli bir ekibe karşı oynayacağız. Dilemiyoruz asla ama eğer kaybedersek turu yine Konferans Ligi ön elemesinde daha düşük profilli bir ekibe karşı oynayacağız. Bu kadronun yeterli olabileceğine olan inancımız var. O sebeple biz 15 Ağustos'a kadar takımı güçlendirecek olan hamleleri, lig dönemi başlarken olacak tescil tarihine yetiştirmek veya UEFA'daki son listeye yetiştirmek amacıyla yapacağız. Bu planda herhangi bir aksama yok ve Salah'la ilgili sürecin bu plana bir etkisi olmadığını söylemek durumundayım. Benim söyleyeceklerim bu konuyla ilgili olarak şimdilik bu kadar."
"6 tane oyuncu transfer ettik, bir de teknik direktör getirdik"
"Beşiktaş’ın koşullarıyla yaptığı teklif ortada. Eğer o teklife bir yanıt gelirse değerlendirmeye alınabilir ama Beşiktaş'ın onun dışında bir teklifi olmayacak. Biz teklifimizi yaptık. Kulüp teklifini yaptı. Eğer oyuncunun temsilcisi devam etmek isterse edebilir. Başka bir yerle görüştüklerini de söylemiş, arkadaşlarımıza iletmiş. Belki oradan sonuç alırlar. O zaman başka bir yerde futbol hayatına devam eder, kapanmış olur ama biz yöneticilerimizle birlikte durduğumuz yerden kıpırdamama kararı verdik. Bizim için konu bu noktada. Hiç cevap gelmemiş veya olumsuz cevap gelmemiş değil, bir istek gelmiş durumda. Bir daha söylüyorum, kulübün bir kimliği var. Kurumsal kimliği bir tarafta, bununla beraber bir de tarihsel bir kültür mirası var. Kurumların, özellikle de Beşiktaş'ın o mirasın dışına çıkma şansı yoktur. Başkanın masadan kalkma sebebi ise bunun zarar görmemesi. Son teklif buna zarar vermeyen en uç nokta. Beşiktaş kulübünün Salah ve temsilcisine yaptığı son teklif kulüp kimliğine ve kulübün değerlerine zarar vermeyen teklifti. Az önce bahsettiğim imaj hakları konusunda kulübün bir politikası var. Başka hiçbir sporcusuna veya çalışanına vermediği bir hakkı bir başkasına veremez. Dolayısıyla o nokta belli. O noktadaki teklif masada duruyor. Değerlendirirlerse değerlendirirler. Ben bir futbolsever olarak Salah'ı izlemekten çok keyif aldım. Oradaki futbol yaşantısında kendisine başarılar dilerim. Bize düşen bu saatte budur. Finansal tarafı çok hakim olduğum bir konu değil. Biz 6 tane oyuncu transfer ettik, bir de teknik direktör getirdik. Ben kulübün teknik ve taktik anlamdaki politikasını, Türkiye ligindeki yerel rekabetteki durumunu, konumunu, Avrupa'daki beklentilerini, taraftar profilini anlatarak işimi yürüttüm. Teknik ve fiziksel uygunluk aradım transferlerde ve takım planlamasında. Ondan sonraki bölüm hem futbol operasyonları sorumlumuz hem yöneticilerimiz tarafından takip edildi. Bu taraflarında iş bana kalırsa ben kulübü batırırım. Çünkü pazarlık etmeyi bilmem, beceremem. Benim uzmanlık alanım hiç değil. O sebeple tam emin olmadığım bir konu."