Adalet Bakanı Akın Gürlek, Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik yürütülen soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından bir değerlendirme paylaştı. Gürlek, mücadelenin herhangi bir inanç veya dini kimlik üzerinden değil, işlenen suç fiilleri temelinde yürütüldüğünü vurguladı.
"İNANÇ SUÇ FAALİYETLERİNİN KALKANI OLAMAZ"
Bakan Gürlek paylaşımında, devletin suç örgütleri ve çetelerle mücadelesinin, bu yapıların kimliğine veya hangi kisve altında faaliyet gösterdiğine bakılmaksızın hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde sürdürüldüğünü belirtti. Gürlek'in açıklamasında şu ifadeleri vurguladı:
"Herhangi bir inanç, dini yapı veya topluluğun kimliği değil; suç teşkil eden fiiller ve bu fiillerle bağlantılı yapılanmalardır."
Bakan, vatandaşların inanç ve dini duygularının istismar edilerek haksız kazanç sağlanmasına karşı adımlar atıldığını, Alihan Kuriş Suç Örgütü'nün de bu mücadelenin örneklerinden biri olduğunu ifade etti.
DEVLETİN KARARLILIĞI
Bakan Gürlek, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Devletimiz, hukukun açıkça suç saydığı eylemlerle mücadelede kararlı olduğu gibi, vatandaşlarımızın inanç ve ibadet özgürlüğünü koruma konusunda da aynı kararlılığını sürdürmektedir."
OPERASYONUN BOYUTU
Konuya ilişkin daha önce basın mensuplarına açıklama yapan Gürlek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Alihan Kuriş suç örgütüne yönelik 17 ilde ve 123 adreste mali suç operasyonu başlattığını, operasyon kapsamında Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu 30 şüphelinin gözaltına alındığını açıklamıştı. MASAK analizlerine göre 100 milyar liranın üzerinde paranın yurt dışına çıkarıldığı iddia ediliyor.
Bakan Gürlek, soruşturmanın kapsamına dair daha önce yaptığı açıklamada örgüt kurma, yönetme, kara para aklama ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet gibi suçlardan dolayı Alihan Kuriş ve 48 kişi hakkında gözaltı kararı verildiğini belirtmişti. Gürlek ayrıca operasyonun herhangi bir dini görüş, cemaat ya da sivil toplum kuruluşuna yönelik olmadığının, tamamen mali yapılanmaya odaklandığının altını çizmişti.