ANALİZ: Katılım bankacılığı sisteminde dikkat çeken boşluk
Finans uzmanı Dr. Murat Ergüven, Türkiye'de Katılım bankacılığı ve faizsiz bankacılık sistemini İslâmî finans standartları ışığında değerlendirdi.

Oluşturma Tarihi: 2026-01-20 17:19:42

Güncelleme Tarihi: 2026-01-20 17:20:53

Bankacılık/finans yazarı Dr. Murat Ergüven, Timetürk'teki analiz yazısında katılım bankacılığı ve faizsiz finans uygulamalarına ilişkin dikkat çeken tespit ve uyarılarda bulundu.

Türkiye'de katılım bankacılığının, yaklaşık kırk yıllık bir kurumsal geçmişe sahip olmasına rağmen “bağımsız katılım uyum denetimi”nden yoksun olduğuna dikkat çekti.

İSLAMİ FİNANS İLKELERİ

Türkiye'de faizsiz finans uygulamalarının 16 Aralık 1983 tarihli ve 83/7506 sayılı Özel Finans Kurumları Kurulması Hakkında Kararname ile başladığını hatırlatan Ergüven, 2005 yılında yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile ÖFK'lar “katılım bankası” statüsüne kavuştuğunu kaydetti.

Dr. Ergüven, İslâmî finans ilkelerine uygunluğu şu üç esas üzerinde kurulduğunu belirtti:

(1) Fıkhî Onay (ex-ante) – Sharia Board kararları

(2) Uygulama Süreci – ürün, sözleşme, yazılım ve operasyon

(3) Bağımsız Uyum Denetimi (ex-post) – doğrulama, raporlama ve hesap verebilirlik

Ergüven, “fıkhi onay” şartına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Onayın uygulamaya doğru ve eksiksiz biçimde yansıyıp yansımadığını ortaya koyan bağımsız bir denetim mekanizması olmaksızın, fıkhî uygunluk ölçülebilir ve doğrulanabilir bir nitelik kazanamaz.”

KATILIM SİGORTACILIĞI

2020 yılında devreye giren katılım sigortacılığı ve katılım bireysel emeklilik faaliyetlerine ilişkin yönetmelikle birlikte, sigorta alanı bir dizi yeni kurallara bağlandığını işaret eden Ergüven, söz konusu kuralları şöyle sıraladı:

“Sharia Board zorunlu kılınmış,

Katılım esaslarına uygunluk yazılı, ölçülebilir ve raporlanabilir hâle getirilmiş,

Katılım İç Denetim Raporu hazırlanması yasal yükümlülük hâline getirilmiştir.

SEDDK tarafından geliştirilen bu model, fıkhî uygunluğu yalnızca niyet ve yorum düzeyinde bırakmamakta; uygulamayı bağımsız denetim süzgecinden geçiren bir yapı tesis etmektedir."

KATILIM BANKACILIĞINDA DENETİMSİZLİK

Dr. Ergüven, katılım bankacılığı sistemine dair değerlendirmesinde ise şu ifadeleri kullandı:

“Bugün BDDK denetimine tâbî katılım bankalarında:

Sharia Board bulunmaktadır,

Finansal ve operasyonel iç denetim mekanizmaları mevcuttur, ancak Sharia Board kararlarının fiilî uygulamaya doğru şekilde yansıyıp yansımadığını ölçen bağımsız bir katılım uyum denetimi zorunluluğu yoktur.

Bu durum özellikle;

Şubeler arasında farklı uygulamalar,

Bilgi sistemleri ve yazılım kurgularından kaynaklanan fıkhî sapmalar,

Zaman içinde ürünlerin Sharia Board kararlarından kopması,

Kamuoyuna açıklanan katılım beyanlarının doğrulanamaması gibi alanlarda sistemsel risk üretmektedir.”

BAĞIMSIZ DENETİM NEDEN ŞART?

Denetim mekanizmalarında kararı veren ile uygulamayı denetleyen aktörün aynı olduğu yapılarda, objektiflik ve eleştirel mesafenin zayılayacağını vurgulayan Ergüven, bağımsız denetimin faydalarını şöyle sıraladı:

“Sharia Board kararlarının operasyona (şubelere, yazılımlara, sözleşmelere) doğru aktarılıp aktarılmadığını tarafsızca raporladığı için objektiflik sağlar, yatırımcı ve müşteri nezdinde “beyan edilenle uygulanan” arasındaki farkı sıfıra indirdiği için şeffaflığı artırır, AAOIFI ve IFSB gibi küresel otoriteler bağımsız şer'i denetimi yönetişimin ayrılmaz bir parçası olarak görür. Bu da uluslararası AAOIFI ve IFSB standartlarıyla uyumu güçlendirir.”

Ergüven ayrıca “Eksik kalan bu halka tamamlanmadan, katılım bankacılığının küresel ölçekte rekabetçi, şeffaf ve meşru bir zeminde büyümesi mümkün değildir” uyarısında bulundu.

TIMETÜRK