$

Dolar

48,8465

Euro

55,9575

£

Sterlin

65,2225

Frank

59,5317

Gram Altın

6.847,3800

Bitcoin

4.218.306

$

Dolar

48,8465

Euro

55,9575

£

Sterlin

65,2225

Frank

59,5317

Gram Altın

6.847,3800

Bitcoin

4.218.306

Teknoloji

Analiz: Dijital Hipnoz ve Kaydırılan Sınırlar: "Sonsuz Kaydırma" ve Overton Penceresi

13.07.2026 - 23:44
Dursun Ali Bulut
Analiz: Dijital Hipnoz ve Kaydırılan Sınırlar: "Sonsuz Kaydırma" ve Overton Penceresi
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Bundan yirmi yıl önce birisi çıkıp, "Gelecekte insanlar her gün saatlerce, ellerindeki küçük cam ekranlara boş gözlerle bakacak, sadece başparmaklarıyla aşağıdan yukarıya bir şeyleri kaydırarak ömürlerini tüketecek ve bunu yapmak için can atacak" deseydi, muhtemelen bu iddiayı radikal bir distopya ya da klinik bir sapma olarak nitelendirirdik. Yani bu davranış, toplumun normal ve kabul edilebilir sınırlarını çizen Overton Penceresi’nin tamamen dışındaydı; absürttü, hastalıklıydı.
Ancak bugün, metroda, kafede, hatta aynı evin içindeki oturma odasında herkesin tam olarak bunu yaptığını görüyoruz. Teknoloji devleri, insan psikolojisinin en zayıf halkalarını (merak, dopamin ihtiyacı ve onaylanma arzusu) kullanarak Overton Penceresi’ni sessiz sedasız kaydırdı. Dünün "anomali" olarak görülen dijital esareti, bugünün en normalleştirilmiş gerçeği haline geldi.
"Sonsuz Kaydırma" (Infinite Scroll) ve Dopamin Kumarı
Bu normalleşmenin arkasında masum bir teknolojik kolaylık değil, çok bilinçli bir mühendislik yatıyor. Sosyal medya platformlarının hayatımıza soktuğu ve bugün Avrupa Birliği’nin (AB) yasaklamak için yasal savaş başlattığı "sonsuz kaydırma" (infinite scroll) tasarımı, aslında dijital bir kumar makinesinden farksızdır.
Bir kumarbazı masada tutan şey kazanma garanti değil, "bir sonraki elde ne çıkacağı" ihtimalidir. Telefon ekranını yukarı her kaydırdığımızda beynimiz tam olarak bu mekanizmayla çalışır: "Bir sonraki videoda ne var?" Bu belirsizlik, beyne sürekli küçük dopamin (ödül hormonu) dozları salgılatır. Ekranın sonu yoktur; çünkü sonu gelirse hipnoz bozulur, insan uyanır ve gerçek dünyaya döner. Tasarımcılar uyanmamızı istemiyor.
Pencereyi Geri Çekmek: AB’nin Bağımlılık Karşıtı Savaşımı
Avrupa Parlamentosu’nun son dönemde sosyal medyadaki bu "bağımlılık yapıcı tasarımlara" (addictive designs) karşı aldığı yasal önlemler, aslında Overton Penceresi’ni yeniden sağlıklı sınırlara çekme çabasıdır. AB; sonsuz kaydırmayı, otomatik oynatmayı ve bitmek bilmeyen bildirimleri sınırlandırarak yapay olarak normalleştirilen bu "dijital hipnozu" yeniden yasa dışı ve kabul edilemez sınıra itmeye çalışıyor.
Çünkü bu yapay normallik, toplumda telafi edilemez hasarlar bırakıyor:
 Dikkat Süresinin Yok Oluşu: Derinlemesine düşünme, bir kitabı odaklanarak okuma veya sadece sessizce tefekkür edebilme yetimizi kaybediyoruz.
 Sosyal ve Ailevi Kopuş: Fiziksel olarak yan yana olan ama zihnen kendi sonsuz ekranlarında kaybolmuş, birbirine yabancılaşmış aile üyeleri üretiyoruz.
Sonuç: Yasalar Yetmez, Dijital Hijyen Şart
Yasal düzenlemeler, sınırları çizmek adına son derece kıymetlidir; fakat tek başına yeterli değildir. Teknoloji devleri, algoritmalarını her zaman yasal boşluklara göre yeniden güncelleyebilir.
Asıl mücadele, kendi hayatımızda ve ailemizde başlar. Overton Penceresi'nin bizim adımıza başkaları tarafından kaydırılmasına izin vermemek; ekran sürelerimizi sınırlandırmak, zihnimizi bu sonsuz döngüden kurtarmak ve özellikle çocuklarımızı ekranın hipnozundan çıkarıp spora, sanata ve gerçek dünyaya yönlendirmekle mümkündür.
Çünkü ekranın sonu gerçekten yok; ama yaşayacağımız hayatın ve zamanın bir sonu var.

Hatice Kübra Özbirinci/TİMETÜRK

Haberi Hazırlayan

Dursun Ali Bulut

Dursun Ali Bulut

2005 yılında Akit Medya Grubu’nda stajyer olarak başladığım gazetecilik hayatımda daha sonraları değişik gazetelerde kısa deneyimlerim oldu. 2006-2010 yılları arasındaki memurluk deneyiminin ardından sektöre 2012 yılında TOKİ Haber Dergisi'yle döndüm. TOKİ Haber Dergisi’nde özel haber, dosya ve röportajlar yaptım. Milli Gazete’de (2014-2017) muhabir olarak özel haber, dosya haber, röportaj, yazı dizler hazırladım. Dört yıl boyunca haftada bir yayımlanan “Helal Hayat” sayfalarının editörlüğünü yaptım. Daha sonra gazete bünyesinde çıkan Helal Hayat Dergisi'nin haber ve içeriklerini hazırlayarak editörlüğünü de yaptım. (2017-2021) Milli Gazete Yayın Kurulu Üyesi, siyaset editörü, 1. sayfa editörlüğü, gündem editörlüğü görevlerinde bulundum. (İhtiyaç halinde çok defa tüm sayfalarda editörlük yaptım.) Yazı işler müdürünün izinli olduğu bazı dönemlerde tüm sayfalardan sorumlu editörlük yaptım. Birinci sayfa için manşet ve sürmanşet spotları yazdım. (2021-2024) Milli Gazete’de 3 yıl boyunca Haber Müdürlüğü görevini yerine getirdim. Görev alanımda istihbaratın da içinde bulunduğu muhabirlerin yönetimi, haberlerin düzeltilmesi ve yayına sunumu vardı. Manşet haberler için spot hazırladım. Hem basılı gazete hem de dijital yayıncılık taraflarında muhabirlikten editörlüğe ve yöneticiliğe kadar çeşitli kademelerde görev yaptım. Son olarak da millgazete.com.tr’de (İnternet haber sitesi) Yazı İşler Müdürü olarak tüm yayını ve editörler yönettim, Yönetici editör olarak son dakika ve gündem haberleri yaptım… Özel haber, SEO Haber, dosya haberler hazırladım. 2023-2024 yılları arasında şirket bünyesinde bulunan yenidevir.com.tr internet sitesinde Yönetici Editör olarak görev yaptım... milligazete.com. yenidevir.com. timetürk.com internet sitelerinde: Yönetici editör, gündem editörlüğü, seo haber, özel haber- dosya gibi birçok konuda tecrübem var... 2025 yılından bu yana Timetürk.com.tr Haber Müdürlüğü görevini yürütmekteyim. Özel haber, siyaset, gündem, ekonomi, dış haber, spor, seo ve keşfet üzerine haberler üretmekteyim...

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın