2 Aralık 1946’da Çankırı Eskipazar’da doğan Telli, Hasanoğlan ve Kayseri Pazarören Öğretmen Okulları’nda okudu. Mezuniyetinin ardından dört yıl ilkokul öğretmenliği yaptı. Gazi Eğitim Enstitüsü’nü bitirdikten sonra Kastamonu, İnebolu, Doğanyurt, Kırıkkale ve Ankara Atatürk Lisesi’nde Türkçe ve edebiyat öğretmenliği görevlerinde bulundu.
DARBE SONRASI TUTUKLANDI

12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında sıkıyönetim tarafından tutuklanan Telli’nin öğretmenlik görevine son verildi. Dönemin Türk Ceza Kanunu’nun 141, 142 ve 146. maddeleri kapsamında yargılanan Telli 141 ve 146. maddelerden beraat etti. Cigerxwîn’in şiirleri üzerine yazdığı bir yazı nedeniyle 142. maddeden kısa süreli hapis cezası aldı. 1993 yılında mahkeme kararıyla mesleğe döndü ve emekli oldu.
İLK ŞİİR KİTABINI NE ZAMAN YAYIMLADI
Öğretmenliğin yanı sıra kitapçılık ve yayıncılık yapan Telli, çeşitli yayınevlerinde editör ve yönetici olarak çalıştı. İlk şiiri 1961’de yayımlandı. 1970’lerde deneme ve eleştiri yazılarına ağırlık verdi, şiir kitaplarını 1979’dan itibaren yayımlamaya başladı.
BİREYSEL ACI VE TOPLUMSAL MÜCADELEYİ AYNI POTADA ERİTTİ
Romantik ve başkaldırıcı şiir diliyle tanınan Ahmet Telli, bireysel acı ile toplumsal mücadeleyi aynı potada eriten dizeleriyle biliniyordu. Sözcük seçimi ve ses tonunda İsmet Özel’in, şiir anlayışı bakımından ise Attilâ İlhan’ın izlerini taşıyan özgün bir çizgi oluşturdu.
TELLİ’NİN BAŞLICA ESERLERİ

Başlıca eserleri arasında Yangın Yılları, Hüznün İsyan Olur, Dövüşen Anlatsın, Saklı Kalan, Su Çürüdü, Belki Yine Gelirim, Çocuksun Sen, Barbar ve Şehla, Nida, Bakışın Senin ve toplu şiirlerini içeren Veda Divanı bulunuyor. Deneme ve yazıları Ben Hiçbir Şey Söylemedim, Buradayım Sözümde, Neylersin, Görsen ve Dinlersen Anlatırım adlı kitaplarda toplandı.
TELLİ’NİN ÖDÜLLERİ
Telli, edebiyat yaşamı boyunca önemli ödüllere değer görüldü. Hüznün İsyan Olur ile 1980 Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü’nü, Saklı Kalan ile 1982 Yazko Şiir Özendirme Ödülü’nü, Nida ile 2011 Altın Portakal Şiir Ödülü’nü aldı. 2020’de PEN Türkiye Şiir Ödülü’ne layık görüldü.