Gazetenin Çarşamba günü gizli bir istihbarat analizine dayanarak bildirdiğine göre, ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaş, Çin'e her önemli cephede ABD'nin etkisini aşındırmak için stratejik bir fırsat sundu.
Gazeteye konuşan iki ABD yetkilisi, sözkonusu analizin Genelkurmay Başkanlığı İstihbarat Müdürlüğü tarafından Genelkurmay Başkanı General Dan Caine için hazırlandığını söyledi. Analiz belgesinin dört ana boyuta odaklandığı belirtiliyor: Diplomatik, istihbarat, askeri durum ve ekonomik güç.
Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Pekin'de Çinli mevkidaşı ŞAi Jinping ile yapacağı kritik görüşmeler öncesinde yaşandı.
ABD ve İsrail'in Şubat ayı sonlarında savaşı başlatmasından bu yana, Çin'in Basra Körfezi ülkelerine silah sattığı ve bu ülkelerin İran'ın misilleme olarak füze ve insansız hava aracı saldırılarına maruz kaldığı belirtiliyor. Pekin, İran'ı silahlandırdığını reddetse de, son yıllarda Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile milyarlarca dolarlık silah anlaşmaları yapıyor.
Belgeye göre, bilgi alanına ilişkin olarak, İran savaşı ABD Kongresi veya BM Güvenlik Konseyi tarafından onaylanmadığı için, Çin'in savaşı yasadışı olarak göstermesine olanak tanıdı; bu da Çin'in "ABD'nin kurallara dayalı uluslararası düzenin sorumlu bir yöneticisi imajını zedelemeyi" amaçladığı anlamına geliyor.
Belgeye göre, savaş aynı zamanda ABD'nin askeri kaynaklarını da tüketti; özellikle Tayvan konusunda olası bir çatışmada kritik öneme sahip olacak seyir ve hava savunma füzeleri stoklarını da tüketti.
Ayrıca, Washington Post'un daha önceki bir haberinde, İran'ın bölgedeki ABD askeri tesislerine yönelik saldırılarının Washington'un kabul ettiğinden çok daha yıkıcı olduğu ve en az 228 tesis ve ekipmanın hasar gördüğü veya imha edildiği öne sürülmüştü.
Habere konu makalede, Çin'in bu arada ABD ordusunun nasıl işlediğine dair daha iyi bir anlayış kazandığı ve buna göre planlama yaptığı belirtiliyor.
Son olarak, dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olan Çin, Hürmüz kriziyle sarsılmış olsa da, kömür üretimi ve yeşil teknoloji patlaması sayesinde enerji öz yeterliliğini korudu. Washington Post'a göre bu durum, Pekin'in Tayland, Avustralya, Filipinler ve diğer ülkelere jet yakıtı ve yeşil enerji teknolojisi tedarik ederek enerji tedarikçisi rolünü üstlenmesine olanak sağlamıştır.
Brookings Enstitüsü'nde Çin uzmanı olan Ryan Hass, gazeteye verdiği demeçte, "Çin, enerji krizine karşı ABD'den sonra dünyada en az korunan ikinci ülke. Bu bir özveri değil. Bu, Pekin'in Amerika ile geleneksel ortakları arasına nifak sokmak için bir fırsatı değerlendirmesidir." dedi.
Washington'ın İran'la iş yapan bazı Çin rafinerilerine yaptırım uygulamasının ardından Pekin, şirketlere bu önlemlere uymamaları yönünde talimat vermişti.
RT