Zayıflamak amacıyla aç kalmak, sağlık için doğru değil

Medipol Pendik Üniversite Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü'nden Uzm. Dr. Tayfun Garip:- 'Zayıflamak amacıyla ya da günün yoğunluğunda uzun süre aç kalmak, sağlık için doğru değil'- 'Kimi zaman günün yoğun temposundan kimi zaman yapılan bilinçsiz diyetlerde karşımıza çıkan uzun süre aç kalma, beraberinde pek çok hastalığa davetiye çıkarıyor. Uzun süren açlıklarda gliko

30.09.2020 10:07:29
Medipol Pendik Üniversite Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü'nden Uzm. Dr. Tayfun Garip, zayıflamak amacıyla ya da günün yoğunluğunda uzun süre aç kalmanın sağlık için doğru olmadığını belirtti.

Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Garip, vücudun uzun süren açlıklarda glikoz deposunu tüketeceği için enerji kaynağı olarak proteinleri kullanacağını, bu durumun da enfeksiyonlara ve kas kaybına yol açarak pek çok hastalığa açık hale gelebileceğini belirtti.

Zayıflamak amacıyla ya da günün yoğunluğunda uzun süre aç kalmanın sağlık için doğru olmadığını belirten Garip, şunları kaydetti:

"Kimi zaman günün yoğun temposundan kimi zaman yapılan bilinçsiz diyetlerde karşımıza çıkan uzun süre aç kalma, beraberinde pek çok hastalığa davetiye çıkarıyor. Uzun süren açlıklarda glikozun tükenmesiyle birlikte vücudunuz alarm vermeye başlıyor. Bu durum devam ettiğinde vücut, proteinlerini enerji kaynağı olarak kullanmaya başlıyor ve süreçte protein kaybediyor. Proteinlerden glikoz üretimi uzun süreli olduğunda, birçok işlevsel dokunun kaybına yol açarak enfeksiyonlara eğilim, kaslarda incelme gibi birçok yeni sağlık sorununa zemin hazırlıyor.

Glikoz tükenmesi durumunda vücut bir dizi tepki veriyor. Hormonal sinyaller kaslarda veya başka yerde bulunan vücut proteinlerini harekete geçiriyor. Bu nedenle hayati öneme sahip proteinler daha küçük yapı taşları olan amino asitlere dönüşüyor. Sonraki reaksiyonlarla glikoza çeviriyor. Bu durumun uzun süre devamı halinde vücut protein kaybetmeye başlıyor."


- "Karbonhidratların azı karar, çoğu zarar"


Uzm. Dr. Tayfun Garip, besinler ile alınması gereken enerjinin büyük bir bölümünün karbonhidratlarca zengin gıdalardan karşılandığını aktararak, "Beslenme şeklimiz, günlük performansımızı ve hastalıklardan korunmamızı sağlar. Bu besinlerin içinde başlıca karbonhidrat, protein, yağlar, vitaminler bulunur. Enerji kaynağımız karbonhidratlar başlıca bitkisel temelli olup süt ve süt ürünleri gibi hayvansal gıdalardan da sağlanır. Vücudumuzda karaciğerde ve kaslarımızda depolanır." ifadelerini kullandı.

Karbonhidratların gereğinden fazla tüketildiği zaman yaşanacak sağlık sorunlarına değinen Garip, "İhtiyaç fazlası kısım yağa dönüşür ve bu durum da kilo sorunu ile birlikte başka sağlık sorunlarından obezite, hipertansiyon, şeker hastalığı, kalp hastalıkları gibi rahatsızlıklara yol açabilir. Karbonhidratları tüketirken dikkatli olmak gerekiyor. Azı karar, çoğu zarar..." ifadelerini kullandı.

Yeterince karbonhidrat alınmamasının da olumsuz sonuçlar yaratabileceğini, bu durumda beyin ve merkezi sinir sisteminin işlevlerini yerine getiremediğini aktaran Garip, beyin dokusu ve alyuvar hücreleri gibi vücut kısımlarının glikoza doğrudan ihtiyaç duyduğunu kaydetti.

Garip, "Yeterince karbonhidrat alınmadığı ve kan glikoz seviyesinin azaldığı durumlarda zihinsel yorgunluk, algılamada ve dikkati yoğunlaştırmada zorluk yaşanır." ifadesini kullandı.

Bir kişi uzun süre yemek yemediğinde (yaklaşık 24-36 saat) karbonhidrat yetersizliği geliştiğini belirten Garip, şunları kaydetti:

"Aktif egzersiz yapanlarda bu süre daha kısa oluyor. Ayrıca, proteince zengin karbonhidrat açısından fakir diyetlerle kilo kaybetme rejimlerinde de karbonhidrat yetersizliği gelişebilir. İnsülin eksikliği olan diyabet hastalarında ise kanda çok miktarda glikoz birikmesine karşın hücreler glikoz yetersizliği çekerler."

YORUMLAR (0)