DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

Zaman Gazetesi: AKP'nin yeni Suriye planı

Haluk Özdalga, AK Parti'nin Suriye ve bölgedeki politikasını masaya yatırdı...

7 Yıl Önce
2015-07-02 05:15:16

YPG'nin IŞİD'in kontrolündeki Tel Abyad'ı almasından sonra bölgede 'etnik temizlik' yaptığı iddiaları üzerine Türkiye'nin Suriye gireceği yönündeki ihtimallerle Ankara'nın bölge politikası tekrar masaya yatırıldı. AK Parti iktidarını hedef alan eleştirilerde bölge siyasetinin nasıl bir şekil alacağı konusunda tartışmalar sürüyor. Haluk Özdalga, "AKP bugüne kadar, eline silah alıp ben Esed'i devirmeye gidiyorum diyen her militana sınırları açtı, onlara destek verdi. ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden bunu,  "şuursuzca" yaptıklarını söylemişti. On binden fazla el Kaideci militanın Türkiye üzerinden Suriye'ye geçmesine engel olunmadığı, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamalarında yer aldı" dedi.

Zaman Gazetesi'nde yer alan Haluk Özdalga imzalı yazı şöyle:

AKP'nin Suriye siyaseti, ne pahasına olursa olsun Esed devrilsin anlayışı üzerine kurulu. Tabii bu, hele Suriye gibi gerçekten karmaşık bir konuda, bir strateji veya siyaset değil.

Büyük ölçüde cehaletten kaynaklanan bir saplantı. Suriye'ye müdahale için TSK'ya hazırlık yapma talimatı verilmiş durumda. Mevcut şartlarda böyle bir müdahalenin A'dan Z'ye yanlış olduğunu, o arada Kürt düşmanlığı üzerine kurulu bir askeri müdahalenin, hızla Türkiye'nin parçalanmasına yol açabileceğini başka bir makalemde inceledim (TSK'nın Suriye'ye girmesi A'dan Z'ye yanlış, www.haber3.com). Burada o konulara tekrar girmeyeceğim.

Ancak, askeri Suriye'de savaşa sokmak isteyen AKP'li karar vericilerin aklında, açıkça ifade etmedikleri başka amaçlar olduğuna dair zihnimde bazı kuşkular vardı. Ne var ki bu kuşkuları doğrulamak mümkün olmuyordu. Deniz Zeyrek kısa süre önce gerçekten başarılı bir gazetecilik yaptı, belli ki pek çok ilgili kişiyle konuşarak durumu aydınlatan önemli bir habere imza attı (Hürriyet, 29.6.2015).  Zeyrek'in haberini daha iyi anlayabilmek için, önce Suriye'nin kuzey cephesinde ve Halep civarında son aylarda yaşananları görmemiz gerekiyor.

Ankara, savaşın ilk günlerinden beri yabancı ülkelerin himayesi altındaki askeri kuvvetler aracılığıyla Esed rejimini devirme siyaseti izledi. Ilımlı olduğu ileri sürülen değişik silahlı yapılara destek verdi. Bir kısmını kendi elleriyle oluşturdu. Ama bunların hepsi başarısız kaldı. Özgür Suriye Ordusu, Şam Cephesi (el Cephe el Şamiye), vs. hiçbiri tutmadı. Askeri açıdan etkili muhalif güç olarak arazide sadece, el Kaide ideolojisine bağlı Nusra Cephesi ve IŞİD gibi fanatik gruplar kaldı.    

‘FETİH ORDUSU' KÖŞEYE SIKIŞIYOR

Bunun üzerine AKP, Suriye'nin Arap yarımadasındaki düşmanlarıyla beraber Mart 2015'te, Fetih Ordusu diye yeni bir yapı oluşturdu. Bu isim aslında sadece bir çatıyı ifade ediyor. Altında ise, uzun süredir Suriye'de savaşan yedi-sekiz milis grubu var. Fetih Ordusu adı altında savaşan cihatçıların ezici çoğunluğu, iki fanatik Selefi örgütüne bağlı: Nusra Cephesi ve Ahrar el Şam. Bunların adları, Amerika'nın terörist örgütler listesinde yer alıyor. Fetih Ordusu'na Türkiye üzerinden yoğun bir militan, silah ve lojistik destek akışı başladı. Para Suudiler ve Katar'dan geliyor. Destek özellikle Kilis'in Öncüpınar ve Hatay'ın Cilvegözü sınır kapılarından gidiyor. Fetih, arazide hızla başarılar kazandı. Bahar aylarında İdlip ve çevresini Esed güçlerinden aldı. Halep'i ele geçirmeyi amaçlayan bir harekata hazırlanıyorlardı.

Ancak rakiplerinin güçlendiğini gören IŞİD, Fetih Ordusu'na değişik bölgelerde ağır darbeler vurmaya başladı. O nedenle Fetih şu sıralarda ciddi bir sarsıntı geçiriyor. Kritik bölgelerden biri, Halep-Kilis arasındaki şerit. Fetih Ordusu, o bölgede, genişliği 15-30 km arasında değişen, Kürtlerin Afrin kantonu ile IŞİD arasında kalan dar bir koridora sıkışmış durumda. Şu günlerde, Mare kasabası ve civarındaki köylerde, iki fanatik örgüt IŞİD ve Fetih Ordusu'na bağlı el Kaideci gruplar arasında kanlı çarpışmalar oluyor. IŞİD eğer Öncüpınar'ın Suriye tarafında kalan Bab el-Selam sınır kapısını ele geçirirse veya Mare-Azez hattını tutabilirse, bu el Kaideci örgütlere Türkiye'den giden her türlü destek kesilmiş olacak. AKP iktidarı o nedenle telaşlı. İşte son günlerde kamuoyunun sık sık AKP iktidarının ağzından duyduğu Azez-Mare hattı, Öncüpınar Sınır Kapısı gibi yeni kavramların önemi bu.

Şimdi Zeyrek'in önemli haberini görelim. Tabii haberde geçen "Suriyeli muhalifler" veya "muhalifler" ifadeleri, yukarıda anlattığımız gibi "el Kaideciler" olarak da okunabilir. Cumhurbaşkanlığı, hükümet, Dışişleri Bakanlığı ve MİT'in görüşleri özetle şöyleymiş: "Azez ve Mare'nin IŞİD'in eline geçmemesi için, TSK tarafından Suriyeli muhaliflere destek verilmeli. Bu muhaliflere (TSK tarafından) silah ve mühimmat verilmesi bekleniyor. Azez'den Cerablus'a uzanacak 90 kilometrelik hattın, Kürt grupların değil, IŞİD'i yenilgiye uğratacak Suriyeli muhaliflerin eline geçmesi, Türkiye'nin lehine olacak."  Buna karşılık TSK'nın görüşü de, yine özetle şöyle: "El altından (Suriyeli muhaliflere) lojistik destek yapmak yasal olarak mümkün değil. Uluslararası koalisyonu yönlendiren ABD, Azez'de IŞİD'le savaşan grupların büyük kısmını kırmızı listede tutuyor, yani 'terörist' olarak değerlendiriyor ve iki terörist grubun savaşında bir tarafa askeri destek vermek istemiyor".

TSK, ‘EL- KAİDEYE ‘ DESTEK İÇİN SAVAŞA ZORLANIYOR!

AKP bugüne kadar, eline silah alıp ben Esed'i devirmeye gidiyorum diyen her militana sınırları açtı, onlara destek verdi. ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden bunu,  "şuursuzca" yaptıklarını söylemişti. On binden fazla el Kaideci militanın Türkiye üzerinden Suriye'ye geçmesine engel olunmadığı, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamalarında yer aldı. Aynı bakanlığın 2014 Terörizm Raporu'na göre, "Türkiye IŞİD'in kaynak ülkesi" (Bu rapor medyada geniş yer aldı, mesela Aksiyon dergisi, 29 Haziran-5 Temmuz). Ama şimdi iş farklı bir aşamaya varmış görünüyor. AKP'nin Suriye'de uygulamak istediği dehşet verici yeni plan şu: Türk askerinin, kendi aralarında savaşan el Kaideci örgütlerden birine destek vermek için savaşa girmesini istiyorlar. Türk askeri kanını, el Kaideci bir örgüt için döksün istiyorlar. TSK'nın, el Kaideci bir örgüte silah ve mühimmat sağlamasını istiyorlar. Çünkü asker o bölgeye girerse, arazide kontrol TSK'nın eline geçecek. Kilis'in Öncüpınar kapısından AKP iktidarının emri altındaki başka unsurlar tarafından sağlanan silah ve mühimmat geçişi mümkün olmayacak. Afrin-Kobane kantonları arasındaki Türkiye sınırının ise, el Kaidecilerin eline geçmesini istiyorlar!

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, TSK'dan hangi taleplerde bulundukları konusunda, lafı yuvarlamadan, kamuoyuna açıklama yapması gerekiyor. Böyle bir açıklamayı yapmak zorunda. AKP'nin, el Kaideci örgütlere destek için TSK'yı savaşa sürmesi herhalde mümkün olmayacak. Bu millet, kendi değerlerine aykırı, Türkiye'nin hayati çıkarlarına ağır zarar verecek böyle bir çılgınlığa izin vermez. TSK'nın değerlendirmeleri, Suriye'deki gelişmeler hakkında ayrıntılı ve doğru bilgilere sahip olduğunu gösteriyor. Nusra Cephesi ve IŞİD, aynı el Kaide ideolojisine bağlı iki fanatik örgüt. Aralarında sadece taktiksel farklılıklar var. İkisi de Suriye'de iktidar mücadelesi yapıyor. Savaşın başından beri bazen beraber, bazen birbirlerine karşı savaşıyorlar. Vahşet açısından da aralarında fark yok. Birisi insanların kafasını keserken, diğeri canlı canlı insanların ciğerini deşip çıkarıyor. Eğer bunlardan biri Suriye'de iktidarı ele geçirirse, dünya korkunç bir kan deryasına tanık olacak.

AKP'NİN HESABI NE?

Suudi Arabistan ve Katar, Suriye'nin yıkımından kaygı duymuyor. Çünkü, İran'a büyük bir darbe vuruyoruz diye düşünüyorlar. Suriye'de veya bir kısmında Vehhabi ideolojiye bağlı bir devlet kurulursa, memnun olacaklar. Çünkü bu ülkeler o ideolojiye bağlı.  Peki, onların kuyruğuna takılan AKP'nin hesabı ne? Suriye'ye demokrasi getireceğiz diye yola çıktılar. Suriye'ye demokrasiyi,  Suudiler ve Katarlılarla işbirliği yaparak mı getirecekler? El Kaideci Nusra Cephesi'ni ve Vehhabiliği iktidara taşıyarak mı Suriye'ye  demokrasi getirecekler? Suudi ve Katarlı devlet yöneticileri Suriye'de amaçlarını ve kimi desteklediklerini açıkça ifade ediyor. Diğer devletler de bunu yapıyor. Mesela ABD hükümeti PYD'yi desteklediklerini, IŞİD'e karşı olduklarını ve onları bombaladıklarını açıkça ifade ediyor, hatta bombaların nerelere atıldığına dair ayrıntılı istatistikleri kamuoyu ile paylaşıyor. Peki AKP'nin karar vericileri, Nusra Cephesi ve Ahra el-Şam gibi el Kaideci örgütleri desteklediklerini niçin kamuoyuna açıklamıyor? Devlet sırrı bahanesi arkasına saklanıyorlar. Halbuki bunlar sır değil, kamuoyunun bilmesi gereken temel bilgiler. Sır, mesela bir askeri harekatın ayrıntıları, zamanı, koordinatları gibi bilgiler olabilir. AKP'li karar vericiler yaptıklarının arkasında duramıyor, gerçekleri saklıyorlar. Çünkü biliyorlar ki yaptıklarını söyleseler, millet onları affetmeyecek.

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

eyyup beylem

Bu paralelcilerin ne mal oldugunu simdi anladim. Demek ki suriyede nufusun yuzde 85'ini temsil edip mucadele eden ve varil bombalariyla katledilen cocuklarin dusmani diktator esadla savasan halk orgutleri terorist ha!!!

İSMAİL HAKKI

SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI ÖNCÜLÜĞÜNDE HALK AYAKLANARAK BU KORKUNÇ PLANI ENGELLEMEK İÇİN ELİNDEN GELENİ BİR AN ÖNCE YAPMALI SUSUP BEKLEMEYELİM....

MUHSIN

size ne, siz bu ülke vatandaşı mısınız? israili ilgilendiren bir konu yok ki!!!!

okuryazar

çelişkili yazı. herkes duymak istediği yönde konuşuyor/yazıyor.işimize geldiği gibi bu kadar kıvrık/kıvrak konuşan bir millet daha var mıdır acaba?!

haydari

hay ağzına sağlık parelel zaman gazetesi öküz ölünce ortaklığın bozulması iyi oldu. birbirleirinin pislklerini ortaya döktükleri için milet bunların ne mal olduğunu görüyor. suriyede 5 yıldır yapmadık kalleştik bırakmayan akp ve mücahitlerin katliamına ortak oldukları yüzibinlerce masumun kanında boğulacaklar. öldürülen yerlerinden sürülen evsiz barkısız bırakılan türkiyede fuhuş bataklığına düşürülen mazlumların ahı bunlara sebep olanlardan elbet alınacaktır. vay hallerinde bunlara sebep olanların.

Yüksel

yazar özellikle AKP iktidarı diyor, Türk devleti diyemiyor. İyi bir algı operasyonu. Ayrıca ABD PKK ya alenen destek veriyor suriyede buna ağzını açmıyor, Türk devleti ezilen halkın mücadelesine destek verirken teröre destek verdi diyorlar. Yok Esad'ı mı destekleseydi. Hepsi algı operasyonu. Bu yazar Türkiyenin çıkarlarını hiç mi düşünmez. Allah aşkına 300 bin kişinin öldüğü şu savaşta yazarımız çözüm adına bir tane öneri getiriyor mu şu yazısında? Amaç başka.

kadir

ZAMAN KALLEŞLİK ZAMANI

hüseyin tamtürk

NE OLURSA OLSUN,,,ne olursa olsun...; SURİYEDE akan bu kanda parmağımız,elimiz ve kolumuzun OLMAMASI LAZIM !allah, tarih ve halklar bunu affetmez...

Osman Er

Sen istiyorsun ki PYD devlet kursun, Amerika ve Türkiyede onu korusun. Yazının özeti bu. Karın ağrının sebebide belli. 300 kişiyi varil bombaları ile öldüren ESED e tek laf yok. Siz nasıl insanlarsınız ?

Murat AKIN

Dunya mustekbir ve firavunlar'inin Muslumanlari kusatma altina alma cabasinagonullu olarak oncu olmaniz ve muslumanlari mazlumlara yardimci oluyor diye, ISID, El Kaide ve diger teror orgutlerine yardim ediyor olarak gostermeye calismaniz, sizin karanlik ve derin bir lagim kuyusunda oldugunuzun gostergesider. Allah bu mubarek Ramazan'i serifin yuzu suyu hurmetine layikinizi versin ve muslumanlari sizin ve dostlarinizin serrinden korusun. Amin..

Görüş Bildir Bizimle Paylaş