Yeryüzü Doktorları iftar programı

Yeryüzü Doktorları iftar programı

09.07.2015 00:14:43
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun eşi Sare Davutoğlu, hem devlet olarak hem de sivil toplum kuruluşları aracılığıyla yürütülen yardım çalışmalarının bugün Türkiye'yi örnek bir ülke haline getirdiğini belirterek, "Bu gurur ve mutluluk yardımsever milletimizin farkı" dedi.

Sare Davutoğlu, ramazan dolayısıyla Yeryüzü Doktorları tarafından yürütülen "Bebekler Açlığa Dayanamaz" kampanyası kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Topkapı 1453 Tesisleri'nde verilen iftara katıldı.

Davutoğlu, burada yaptığı konuşmada, ramazan ayının her yıl büyük bir şevk, heyecan ve ümitle karşılandığını belirtti. Her geçen yıl ramazanda daha büyük bir yardımseverlik ve cömertlik gösterilmesi gerektiğini ifade eden Davutoğlu, "Çünkü dünya her geçen yıl biraz daha fazla acı, yoksulluk ve yoksunlukla imtihan ediliyor" dedi.

"Merhametimizi ve cömertliğimizi büyütmeliyiz ki zorda olan insanların acılarını dindirebilecek adımlar atabilelim" diyen Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Çocukluğumuzdan beri duyduğumuz 'Ramazan geldi hoş geldi' diye bir deyim vardı. Bu sene Yeryüzü Doktorları, 'Ramazan geldi sen de gelsene' diye bunu çok güzel slogana dönüştürmüş. Tebrik ediyorum. Çünkü Yeryüzü Doktorları'nın 'Sen de gelsene' dediği yerde aç çocuklar, hekimsiz, hastanesiz insanlar, en temel ihtiyaçlardan mahrum binlerce, milyonlarca insan var. Hepimizi, bu mağdur ve ihtiyaç sahibi insanların yardımına koşmaya ve el uzatmaya çağırıyor Yeryüzü Doktorları. Çünkü bir iyilikseverin dediği gibi 'Merhametin eli, aklın aritmetiğinden hızlıdır'."

- "Kapasiteli genç kitle, hepimize büyük bir ümit veriyor"

Davutoğlu, Genç Yeryüzü Doktorları'nın, toplum değerlerine saygılı gençlerin kendilerini çok yönlü değiştirme projelerinden hareketle ortaya çıktığını, tüm yeryüzünü memleket bilen gençlerin daha öğrencilik yıllarından itibaren sahaya çıkmayı, Yeryüzü Doktorları'nı, tüm yeryüzünü ve yeryüzünde olanları tanımayı hedeflediklerini dile getirdi.

Genç Yeryüzü Doktorları'nın, 36 üniversitedeki 4 bini aşkın gönüllüden oluştuğunu öğrendiğinde gurur duyduğunu ifade eden Davutoğlu, "Sivil toplum örgütleri içinde seçkin bir yere sahip Yeryüzü Doktorları'nın kendisini arkadan sürekli besleyecek, zenginleştirecek, geliştirecek ortaklar edinmiş olması, bu kadar zengin ve kapasiteli genç kitlenin bu hizmete devam edecek olması hepimize büyük bir ümit veriyor" diye konuştu.

- "Tüm ilave çalışmalar çok şey kazandırıyor"

Sare Davutoğlu, sivil, gönülden yapılan çalışmaların daima hedeflerinden çok daha uzun vadeli, çok yönlü ve çok bereketli sonuçları olduğunu vurguladı.

Altyapısı edinilen mesleki bilgi ve becerilerin, pratikte karşılığı formal eğitimde görece zayıf kalabilen alanların fark edilip onların güçlendirilmesinin, bu çalışmaların ilerideki kazanımlarından sadece bazıları olduğunu aktaran Davutoğlu, şunları anlattı:

"Ben doğrusu öğrencilik yıllarıma dönmek ve mümkün olsa her bir vaktimi biraz daha derslerde, biraz daha kurslarda, okulda aldığım eğitimin dışında aldığım çeşitli kabiliyetlerle değerlendirmek isterdim. Tüm bu ilave çalışmalar, sadece mesleki donanımın artık başarılı uygulayıcılar olma değil, aynı zamanda problem çözme, sistematik düşünme, ekip çalışması yapabilme, insanları, hatta kendini tamına imkanı sağlıyor. Yeteneklerimizi keşfetme anlamında da bize çok şey kazandırıyor. Bunlar gönüllü çalışmaların genel kazanımları."

- Türkiye'deki sağlık hizmetleri

Davutoğlu, Genç Yeryüzü Doktorları ile Yeryüzü Doktorları'nın ilaveten yaptığı çalışmaların başka kazanımları da olduğunu, Yeryüzü Doktorları'nın ağırlıklı olarak yurtdışında yardım faaliyetlerini sürdürdüğünü hatırlattı.

Yurtdışında sürdürülen projelerin, dünyanın farklı yerlerinde yaşanan sorunlar ve imkanlardan haberdar olma, hatta tıbbi gelişmeler de dahil olmak üzere eleştirel, araştırmacı bakış açısının gelişmesine büyük katkı sağladığını, Türkiye'de sağlık hizmetlerinin kalitesini doktorların meslek hayatında, vatandaşların da günlük hayatlarının rutininde fark ettiğini ifade eden Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Fakat bu bizim için yeterli değil. Bizim için iyilik, refah, adalet, merhamet ve şefkat ülke sınırlarına hapsolamayacak kadar geniş ve derin. Bizler hamdolsun her türlü imkana sahibiz. Sahip olduklarımızın verdiği konfora dalıp, açlık içinde olan Afrika'yı unutabilir miyiz? Ülkemizde veya yakın coğrafyamızda çok mazlum, yardıma ihtiyacı olan insanlarımız var fakat Afrika bunlardan çok farklı. Bunca zengin tedavi imkanlarına sahipken ilaç olmadığı için ölen Suriyeli çocuğa ya da Afrika'daki bir küçük çocuğa sağır kalabilir miyiz?

Açılan kuyularla temiz suya kavuşabilen Somalili anneye, belki de hayatında ilk kez bir oyuncağa sahip Gazzeli küçük kıza bigane kalabilir miyiz? Hem devlet olarak hem de sivil toplum kuruluşlarımız aracılığıyla yürütülen yardım çalışmaları, bugün Türkiye'yi örnek bir ülke haline getiriyor. Bu gurur ve mutluluk yardımsever milletimizin farkı. Yeryüzü Doktorları ve Genç Yeryüzü Doktorları'nın pek çok ülkede yürüttüğü çalışmaları yüz akı çalışmalar olarak görüyorum ve gurur duyuyorum."

Sare Davutoğlu, yardım etmenin aslında yardım almak olduğunu ifade ederek, "Kendisinden başkasını da düşünebilen bir insanlık şuuru, bu çağ için en büyük zenginliktir. Yardım yardımı, merhamet merhameti, iyilik iyiliği doğurur. Ne yazık ki günümüzde dünyanın en çok ihtiyaç duyduğu ve en çok mahrum kaldığı meziyet paylaşmak" dedi.

Davutoğlu'na konuşmasının ardından Yeryüzü Doktorları Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Havva Sular bir plaket sundu. İftar yemeğine Yeryüzü Doktorları Başkanı Dr. Kerem Kınık, Yeryüzü Doktorları ile Genç Yeryüzü Doktorları üyeleri katıldı.

Programda ayrıca, Yeryüzü Doktorları tarafından yürütülen "Bebekler Açlığa Dayanamaz" yardım kampanyasının tanıtımı yapıldı.

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)