Yerli uçak tanıtım töreni

Yerli uçak tanıtım töreni

27.05.2015 13:42:58
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bir kez daha ifade ediyorum ki biz bir karar aldık mı, karşımıza kim çıkarsa çıksın, ister Karadeniz'in dağları gibi doğal, isterse diğer tarafta bazı örgütlerin çalışmaları gibi şiddet yanlılarının engelleri olsun, hepsini aşarız ve kararımızı mutlak şekilde uygularız" dedi.

Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen yerli uçak tanıtım töreninde konuşan Davutoğlu, tarihi bir gün olduğunu belirttiği 27 Mayıs'ın iki açıdan önemi bulunduğuna işaret etti.

Davutoğlu, bugünün, ülkenin geçmiş 50-60 yılına damgasını vuran acı bir olayın yıl dönümü olduğunu dile getirerek, 27 Mayıs 1960 ihtilalinin demokraside birçok kesintiye yol açtığını söyledi.

Başbakan Davutoğlu, "Ben 27 Mayıs 1960 ihtilali ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla Türk demokrasisinin bir daha bu tür müdahalelere maruz kalmayacağı inancıyla rahmetli şehit Başbakanımız Adnan Menderes ve arkadaşlarını bir kez daha milletim adına onurla, gururla burada anıyorum, hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum" dedi.

Milletin, milli iradesiyle seçtiği hükümetlerin bu şekilde görevden alındığı günlere şahit olmamasını dileyen Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Allah, hep beraber milli iradeye, demokrasiye sahip çıkma kararlılığını göstermeyi nasip eylesin. İkincisi, büyük bir hayal. Sadece bugünün hayali değil, bugünün rüyası, ideali, hedefi değil. Bundan 71 yıl önce 26 Mayıs 1944'te yani bundan bir gün önce, rahmetli Nuri Demirağ ve arkadaşları yeni ve genç Cumhuriyeti onurlandıracak büyük bir projeyi hayata geçirmek için çıktıklarında birçok engelle karşılaşmışlardı. 1944'te 26 Mayıs'ta onların geliştirdiği uçak, NuD38 uçağı İstanbul-Ankara arasında test uçuşunu başarıyla tamamlamıştı. Fakat kişilerin vizyon sahibi olması, bu vizyonu hayata geçirmek için fedakarlıklar yapması yetmiyor. O zaman devleti yönetenler bu vizyonu anlayamadıkları için, bu büyük ideali gerçekleştirmek yönünde atılan o cesur adımları takdir edemedikleri için Türkiye'nin yüzde yüz yerli milli uçak geliştirme projesi 71 yıl sonra, 71 yıl gecikmeyle bugün tekrar gündeme geliyor. Bir kez daha rahmetli Nuri Demirağ'ı hayırla, takdirle anıyorum."

- "Türkiye'de yapılan uçağın yurt dışına satışı bir kanunla durdurulmuş"

Başbakan Davutoğlu, Demirağ'ın 1936'da çıktığı ilk yolda bugün Deniz Müzesi'nin yanındaki binada başlayan idealin önce başarılı adımlarla devam ettiğini, şimdiki Atatürk Havalimanı'nın bulunduğu yerde o günkü Amsterdam Havalimanı büyüklüğünde, hangarlarla, tesislerle kurulan güzel başlangıcın, stratejik vizyon yetersizliği dolayısıyla daha sonra da Eskişehir'de söz konusu olan bir kaza üzerine tümüyle iptal edildiğini söyledi.

Bunun üzerine Türk Hava Kurumu'nun siparişlerini geri aldığına, yurt dışından yapılan siparişlerin o dönemin idarecileri, hükümeti tarafından bir kanunla durdurulduğuna dikkati çeken Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Yani Türkiye'de yapılan uçağın yurt dışına satışı bir kanunla durdurulmuş. Bu aslında tek parti yönetimlerinin bazen ve ilkesel olarak bir bütün etrafında düşünüldüğünde ne kadar vizyonsuz bir perspektif çizebildiklerinin en çarpıcı örneği. Aradan yıllar geçti, o tek parti yönetimi gitti. O projeyi durduranlar iktidardan çekildiler. Ama o günden bugüne hiçbir hükümet tekrar bu projeyi gündeme alma, tekrar bu projeyle birlikte yeni ve güzel bir yolculuğa çıkma iradesi gösteremedi. Ta ki 2002 yılında AK Parti iktidarları gelene kadar."

Davutoğlu, AK Parti iktidarları döneminde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde, Türk havacılık sektörünün olağanüstü bir atılım içine girdiğini dile getirerek, "Dünyada yılda yüzde 5 büyüyen sektör Türkiye'de yüzde 15 büyüdü. Çok kısa bir sürede Türk Hava Yolları dünyanın en önemli markaları haline geldi. Çarpıcı birkaç rakam vermek gerekirse iç hat yolcuları 2002'de 9 milyonken, bugün 85 milyon. Takriben 10 misli arttı" dedi.

- "Dünyada üçüncü, Avrupa'da ilk olan denize dolgu yapılarak inşa edilen havalimanı açtık"

Dış hat yolcu sayısının 34 milyondan, bugün 166 milyona çıktığını aktaran Davutoğlu, dünyanın en büyük havalimanını İstanbul'a inşa etmek için 2013'te harekete geçtiklerini hatırlattı.

Davutoğlu, 2003'te sadece Türk Hava Yolları'nın iç hatlarda 2 merkezden 26 noktaya sefer yaptığını, bugün ise 6 hava yolu şirketinin 7 merkezden 55 noktaya uçtuğunu kaydetti.

Geçen hafta Ordu-Giresun Havalimanı'nı açtıklarını anımsatan Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Dünyada üçüncü, Avrupa'da ilk olan denize dolgu yapılarak inşa edilen havalimanı. Bir mucize. Aslında ideallerin kararlılıkla birleşmesi halinde engel tanımayacağının çok çarpıcı bir göstergesi. Ben birçok vesileyle Fatih Sultan Mehmet Han'ı anarak, Ordu-Giresun Havalimanı'nı misal olarak zikretmiştim. Fatih Sultan Mehmet Han, fetihten önce donanmayla Haliç önlerine geldiğinde, Haliç'in kapalı olduğunu gördüğünde normalde başka bir komutan olsa konvansiyonel bir şekilde düşünüp, 'uygun bir zamanı bekleyelim' diyebilirdi. Liderlik, konvansiyonel ve alışılagelmiş çizginin dışında karar alma yeteneğidir ve nitekim donanmayı karadan yürüterek Haliç'e inme fikri, o zaman için ilk anda söylendiğinde gerçekleşmesi imkansız gelebilir de ama doğru, güçlü bir siyasi irade, doğru bir karar, idealin etrafında birleştiğinde olmazları olur kılıyor. Ordu-Giresun Havalimanı da ilk anda bakıldığında hemen denizin yakınından yükselen dağlar ve son derece coşkulu Karadeniz dalgaları arasında belki o mekanda havaalanı yapmanın zorluğu aşikardı. Ama Sayın Cumhurbaşkanımız o dönemde verdiği güçlü kararla hem bu yolu açtı hem de aşılmaz zannedilen yolların ve engellerin nasıl aşılacağının güzel bir örneğini verdi ve biz Ordu-Giresun Havalimanı'nı elhamdülillah büyük bir onurla açtık."

- Hakkari-Yüksekova Havalimanı

Benzer projelerle çalışmalara devam edeceklerini vurgulayan Davutoğlu, dün de Hakkari-Yüksekova Havalimanı'nı 55. havalimanı olarak açtıklarını anımsattı.

Davutoğlu, iktidara geldiklerinde ülkede 26 havalimanı bulunduğunu aktararak, şöyle devam etti:

"Şu anda 55 havalimanı oldu. Hakkari-Yüksekova'nın önemi de Hakkari denildiğinde genellikle Türkiye'nin hep bir köşesi, bir şekilde bir uç noktası ifade edilmek için kullanılan bir vilayetemizken, bu havalimanıyla birlikte sadece Türkiye'nin her köşesine değil, dünyaya bağlantı sağlayabilen ve Irak'tan, İran'dan ya da Erbil'den gelebilecek yolculara da ev sahipliği yapabilecek bir merkez, vilayet haline dönüşmeye başlıyor. Bunun yine önemli bir tarafı, terör örgütünün yıllarca bu havalimanının açılmasını engellemek için gösterdiği çabalara, yaptığı tehditlere, baskınlara, iş makinelerini kırmalarına, işçileri tehdit etmelerine rağmen güçlü bir siyasi iradeyle bu havalimanının yapılmış olmasıdır. Buradan bir kez daha her iki havalimanının yapılmasına katkıda bulunan bütün kurumlarımızı, bakanlıklarımızı, müteahhit firmaları tebrik ediyorum. Bir kez daha ifade ediyorum ki biz bir karar aldık mı, karşımıza kim çıkarsa çıksın, ister Karadeniz'in dağları gibi doğal, isterse diğer tarafta bazı örgütlerin çalışmaları gibi şiddet yanlılarının engelleri olsun, hepsini aşarız ve kararımızı mutlak şekilde uygularız. Hiçbir şey, aldığımız kararın uygulanmasını biraz belki geciktirebilir ama durduramaz. Yine hava yolu bakımından son derece önemli bir istatistik olarak 2003 yılında 2 hava yolu şirketimiz 60 noktaya uçarken, 2014 yılında 6 hava yolu şirketimiz 237 noktaya uçuyor. 108 ülkede 237 noktaya uçuyor. Türk Hava Yolları bu çerçevede dünyanın en fazla destinasyonuna uçan hava yolu şirketi unvanını kazandı."

- "Nereye bir uçağımız iniyorsa orada bir büyükelçimiz olacak"

Dışişleri Bakanlığı döneminde de en fazla takip ettiği hususlardan birinin vizelerin kaldırılması, diğerinin de Türk Hava Yolları'nın uçuş noktalarının artırılması olduğuna işaret eden Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Yükselen ülkelere baktığınızda British Airways'ın güneş batmayan imparatorluk iddiasıyla tarih sahnesinde yer alan İngiltere için taşıdığı önem, ister yükselen Almanya için Lufthansa'nın taşıdığı öneme baktığınızda veya diğer hava yolu şirketlerinin kendi ülkeleri açısından taşıdığı öneme baktığınızda, bizim için de hava yolu şirketlerimizin dünyada ne kadar çok noktaya uçtuğu, yükselmemizin en önemli kriterlerinden biridir. Nerede bir havalimanı varsa oraya inecek Türkiye Cumhuriyeti bayraklı hava yolu şirketi, başta Türk Hava Yolları şirketi olmak üzere diğer şirketlerimiz olacak. Nereye bir uçağımız iniyorsa orada bir büyükelçimiz, orada bir temsilimiz olacak. Artık Türkiye yerel, bölgesel düşünen bir ülke değil, küresel düşünen bir ülke ve bu küresel rekabette hak ettiğimiz yeri alacağız."

(Sürecek)

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

TÜRKİYE

TÜRKİYE GÜVENLİĞİNİ TEHLİKEYE SOKACAK HER TÜRLÜ GİRİŞİME CEVAP VERECEKTİR VE VERMELİDİR. ABD NEREDE DURACAĞINI İYİ BİLİR..TÜRKİYENİN AYAĞINA BASAMAZ VE BASTIĞI ZAMAN ÇIKACAK SONUCUDA BİLİR.. ORTADOĞUDA TÜRKİYEYİ BOŞA ÇIKARMA ÇABALARI SONUÇ VERMEZ..ÇÜNKÜ TÜRKİYE TEK DENKLEM ÜZERİNDEN ÇALIŞMAZ .KARŞISINDAKİLERİ İYİ ETÜD EDER. SONUÇ HEP AYNI OLUR.