DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

Turunçgil ihracatında hedef mandalina

Mandalinanın, dünya pazarının yüzde 40-50’sini oluşturması, Türkiye’nin turunçgil ihracatındaki hedefini değiştiriyor.

08.07.2015 12:28:35

Mandalinanın, dünya pazarının yüzde 40-50'sini oluşturması ve tüketiciler tarafından daha çok tercih edilmesi, Türkiye'nin turunçgil ihracatındaki yönünü de değiştiriyor. MTSO Yönetim Kurulu Üyesi Enis Hekimoğlu, “Türkiye'nin mandalina çeşitlerine yönelmesi gerektiği sonucuna ulaştık. Mandalinayı yeni çeşitleriyle hem Türkiye pazarı hem uluslararası pazarda birinci sıraya taşımak istiyoruz” dedi.

Dünyada, turunçgil meyvelerinde tüketici eğilimlerinin değişmesi, kolay soyulabilen mandalinaya yönelimin artması, çekirdeksiz, koyu turuncu, kırmızı olan çeşitlerin tercih edilmesi, turunçgil ihracatında dünyada söz sahibi olan Türkiye'yi de harekete geçirdi. Özellikle yeni mandalina çeşitlerinin dünya pazarlarında yerini almasıyla Türkiye'deki sektör temsilcileri ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı da yeni mandalina çeşitleri üretmek için kolları sıvadı.

“TÜRKİYE'NİN MANDALİNA ÇEŞİTLERİNE YÖNELMESİ GEREKİYOR”

Turunçgilin Türkiye'de son 10-15 yıldır çeşitlerinin değişmesi gerektiğine işaret eden Hekimoğlu, bununla ilgili Bakanlığa bağlı araştırma enstitüleri ve üniversitelerin araştırma bölümlerinin bazı çalışmalar yapıldığını, ancak istenen sonuçların alınmadığını söyledi. İki 2 yıl önce Narenciye Tanıtım Grubu'nun da Erdemli'deki Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü ile işbirliği yaparak turunçgil çeşitlerine yönelik çalışma başlattığı bilgisini veren Hekimoğlu, “Biz de 2 yıl önce Mersin Tarım Platformu bünyesinde ve MTSO 5. meslek komitesiyle koordineli olarak Türkiye'nin önümüzdeki 5-10 içinde nasıl planlanması gerektiğine yönelik yaptığımız istişarelerde, Türkiye'nin mandalina çeşitlerine yönelmesi gerektiği sonucuna ulaştık” şeklinde konuştu.

Türkiye'de özellikle Çukurova yöresinde çeşitler değişmeye başlamış olsa da üretim sezonunun 2 ay gibi çok sınırlı olduğunu kaydeden Hekimoğlu, “Ama dünyaya, özellikle turunçgilde üretici ve ihracatçı önemli ülkelere baktığınızda bunların başında İspanya, Amerika, Güney Afrika ve Şili, Arjantin gibi Latin Amerika ülkeleri geliyor. Bunlar da turunçgilde üretim sezonunu son 10-15 yıldır geniş bir alana yaymaya çalışıyorlar. Eylül'de başlayıp Nisan'a kadar mandalina yetiştirip hem iç piyasaya hem dış piyasaya sunabilirsiniz. Dünya turunçgil pazarını incelediğimizde böyle bir trend olduğunu gördük” ifadelerini kullandı.
MTSO olarak 2 yıl önce Kaliforniya Üniversitesi ile bağlantıya geçip özel bir çalışma ve proje ile oradaki fideliklerden virüsten ve hastalıktan ari mandalina ağırlıklı özel bir liste yaptıklarını anlatan Hekimoğlu, bunların 10-20 yıldır dünya pazarında bilinen, ancak Türkiye'ye henüz daha girmemiş çeşitler ya da araştırma enstitülerinde kalmış çeşitler olduğunu söyledi.

“HEDEFİMİZ, İHRACATTA AYNI TONAJDA KATMA DEĞERİ 2-3 KATINA ÇIKARMAK”

Daha iyi çeşit melezleme yaparak Mersin ve Çukurova başta olmak üzere Türkiye'ye çeşit kazandırma çalışması yapacaklarını ifade eden Hekimoğlu, şunları söyledi: “Doğru çeşitleri doğru ırklara getirerek bu çalışmayı destekleyip, takipçisi olup, denetleyerek Türkiye'ye bu sektöre iyi bir çeşit kazandırmak istiyoruz. Özellikle mandalina grubunda ‘erkenci, orta geççi ve geççi' dediğimiz 8 aya üretimi yayarsak Türkiye'nin turunçgil meyvelerinde belki aynı tonaj ihraç ederiz ama katma değeri 2-3 katına çıkabilir. Bu proje mandalina tek olmasına rağmen yine de en erken 5 yıl içinde ilk ürün çıkacaktır, daha sonra ön deneme üretimleri çiftçi tarlalarında yapılır. 8-10 yılı bulan çalışmalar bunlar. Ancak 5-6 yılda ilk yeni çeşitleri Türkiye'de de alınacağımızı düşünüyorum.”

“ARTIK İNSANLAR ÇEKİRDEKLİ MANDALİNA YEMEK İSTEMİYOR”

Dünya pazarının yüzde 40-50'sini mandalinanın, özellikle de çekirdeksiz çeşitlerinin oluşturduğunu belirten Hekimoğlu, “Koyu turuncu, kırmızı olan çeşitler tercih ediliyor. Artık insanlar çekirdekli mandalina yemek istemiyor. Fremon, Robinson gibi zor soyulabilen çeşitleri almak istemiyorlar. AB ülkelerinde böyle ve Uzak Asya pazarlarında Avrupa pazarına göre mandalina tüketimi yüzde 60-70'lerde. Bugün artık greyfurt daha stabil olmuş, portakalın pazar payı dünyada yüksek olsa da sanayide tüketimi daha fazla ama mandalinanın hem taze sofralıkta hem sanayide kullanımı ve aynı zamanda tıbbi ve aromatik olarak da kozmetik sanayinde, ilaç sanayinde limonla birlikte mandalinaya çok yoğun ciddi bir talep var. Onun için önümüzdeki 10-15 yılda dünya devlerinin, bu işin ticaretiyle uğraşanların mandalina birinci, limon ikinci olarak artan talebi olacak ürünler olarak gözüküyor” dedi.

“MANDALİNAYI ULUSLARARASI PAZARDA BİRİNCİ SIRAYA TAŞIMAK İSTİYORUZ”

Türkiye'de ise sıralamanın portakal, limon, mandalina ve greyfurt olarak yer aldığını dile getiren Hekimoğlu, hedeflerini şöyle açıkladı: “Biz mandalinayı hem Türkiye pazarı hem uluslararası pazarda birinci sıraya taşımak istiyoruz. Sökülen greyfurt ve portakal ağaçlarının, eski mandalina çeşitlerinin yerine bundan sonra özellikle geniş sezona yayılan mandalina çeşitlerini koymayı hedefliyoruz. Dünyanın istediği özel çeşitlere yönelim olursa, katma değeri yüksek ürün yetiştirme hedefinde Bakanlık gerekli finansal desteği verirse, sivil toplum kuruluşları da teknik destek verilirse, çeşit artı yayılan sezona üretim yapılan turunçgil meyveleri, mandalina çeşitleriyle.önümüzdeki 5-10 içinde Türkiye'nin aynı birim alandan 2-3 kat daha fazla gelir elde edeceğine ve daha rahat ihracat yapacağına inanıyorum.” 

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

Görüş Bildir Bizimle Paylaş