Dolar

32,5592

Euro

34,7148

Altın

2.411,44

Bist

9.645,02

‘Türkiye ve Rusya, kimyasal bahanesine başvuran Batı'nın İdlib'e saldırmasının önüne geçti'

24. Dönem AK Parti Milletvekili ve GÜVSAM Başkanı Dr. İsmail Safi, Türkiye ve Rusya liderlerinin İdlib'de silahsız bölge oluşturulmasına karar vererek Astana sürecinin önemli bir kilometre taşı niteliğinde bir mutabakata varmasını Sputnik'e değerlendirdi. Safi'ye göre Türkiye ve Rusya, tüm çabasına rağmen Batı'yı İdlib'den uzak tutmayı başardı.

6 Yıl Önce Güncellendi

2018-09-19 17:30:24

‘Türkiye ve Rusya, kimyasal bahanesine başvuran Batı'nın İdlib'e saldırmasının önüne geçti'

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İdlib konusunda Soçi'de vardıkları kilit önemdeki mutabakatın yankıları sürüyor. İki liderin, muhalif gruplarla Suriye hükümetine bağlı güçler arasında silahlardan arındırılmış bir bölge oluşturulması ve ‘terör örgütleri'nin faaliyetlerini sonlandırmak için birlikte çalışma kararları, Astana sürecinin önemli bir kilometre taşı oldu. Söz konusu anlaşma, Batılı ülkelerin sistematik bir şekilde, Suriye hükümetinin İdlib'de ‘kimyasal saldırı düzenleyeceği' iddialarında bulundukları bir dönemde gelmiş olması dolayısıyla da önemliydi. Türkiye ve Rusya liderlerini Soçi'de bir araya getiren zirvede varılan mutabakatı, 24. Dönem AK Parti Milletvekili ve İstinye Üniversitesi Güvenlik ve Savunma Stratejileri Uygulama ve Araştırma Merkezi (GÜVSAM) Başkanı Dr. İsmail Safi, Sputnik'e değerlendirdi.

‘ASTANA SÜRECİ BAŞARISIZ OLMUŞ GİBİ ALGI OLUŞTURMAYA ÇALIŞTILAR ANCAK BAŞARILI OLAMADILAR'

AK Parti eski milletvekili ve GÜVSAM Başkanı Safi, Batı medyasının Astana sürecinin tıkandığına ilişkin bir algı oluşturmaya çalıştığına ancak Soçi'deki Erdoğan-Putin mutabakatının bu çabayı boşa çıkardığına işaret etti:

"Biliyorsunuz, Cenevre süreci daha çok Batı ülkelerin yürüttüğü bir süreçti. Ancak bu süreç hiç bir zaman sonuca gitmeye odaklı olarak ilerlemedi, (Batılı ülkeler) sürekli boş yere top çevrildi. Bunun üzerine Türkiye, Rusya ve İran inisiyatifi eline aldı ve 3 ülkenin önderliğinde Astana süreci başlatıldı. Bu süreç zorluklarla doluydu ancak buna rağmen Astana süreciyle birlikte barış adına önemli adımlar belirgin bir şekilde atılmaya başlandı. Malum, kısa süre önce, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Lideri Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Tahran'da bir araya gelmişti. Bu zirvenin ardından sanki Astana sürecinden istenilen sonuçlar alınmamış gibi bir hava estirilmeye çalışıldı. Ancak Soçi'de gerçekleşen zirve, bu havayı estirmeye çalışanları ters köşe yapmış oldu."

‘BATI KİMYASAL SİLAH GÜNDEMİ OLUŞTURARAK PLANLADIKLARI SALDIRININ ALT YAPISINI HAZIRLAMAYA ÇALIŞTI'

Soçi'den çıkan İdlib mutabakatı ve İdlib'de silahsızlandırılmış bölge oluşturma kararının son derece önemli olduğuna işaret eden Safi "Son dönemde ABD öncülüğündeki koalisyonun İdlib'e operasyon yapması sürekli gündemdeydi. Hiç bir gerçekliği olmamasına rağmen, güya orada kimyasal silah kullanımı olacakmış gibi bir gündem oluşturdular. Bu gündemi oluşturarak da yapmayı planladıkları müdahalenin altyapısını hazırlamaya çalıştılar. Ancak Rusya ve Türkiye'nin aldığı bu inisiyatif ABD öncülüğündeki o ittifakın İdlib'e yapacakları silahlı müdahalenin önüne geçmiş oldu" ifadelerini kullandı.

‘BU MUTABAKATA SURİYE HÜKÜMETİNİN DE ÖRTÜLÜ ONAYI OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM, BU ÇOK ÖNEMLİ'

Kararda 'Suriye hükümetinin örtülü onayının olduğuna inandığını' söyleyen Safi "Bu karar, her ne kadar Türkiye ve Rusya tarafından alınmış olsa da, bence örtülü olarak Suriye'nin de onayını kapsıyor. Bu çok önemli bir nokta. Bu da dolaylı veya örtülü de olsa Suriye ile bir işbirliği başlatıldığı anlamına geliyor. Ben hem Amerika'nın öncülüğündeki ittifakın İdlib'e yönelik silahlı müdahalesinin önüne geçilmiş olmasından hem de Rusya ve Türkiye'nin Suriye topraklarında birlikte görev almalarına Suriye hükümetinin de örtülü onay verdiğini düşünmemden ötürü bu mutabakatı son derece önemli buluyorum" diye ekledi.

Haber Ara