Türkiye Otobüsçüler Federasyonu Genel Kurulu

Türkiye Otobüsçüler Federasyonu Genel Kurulu

28.05.2015 13:27:57
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bir başkası çıkmış, 'Cumhurbaşkanı nereye çağrılsa gidiyor, evde konserve mi yapacaksınız, yufka mı açacaksınız, çağırın gelir' diyor. Evet. Ben, milletin çağırdığı her yere bugüne kadar gittim, bundan sonra da giderim. Bu, benim için ayıp değil, şereflerin en büyüğüdür çünkü ben, zaten oralardan geldim" dedi.

Erdoğan, Anadolu Hotels'te düzenlenen Türkiye Otobüsçüler Federasyonu (TOFED) Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, vatandaşların, "muhtar, taksici, otobüs şoförü; kutsal üçlü diyerek millete olan nefretlerini ortaya dökenlere derslerini 7 Haziran'da vereceklerine inandığını" söyledi. Cumhurbaşkanı olarak şoförlerle aynı parantezin içinde ifade edilmeyi kendisi için şeref saydığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Onlar böyle diyerek güya bizi tahkir ediyorlar. Ama aslında bize en büyük payeyi verdiklerinin farkında değiller. Bir başkası çıkmış, 'Cumhurbaşkanı nereye çağrılsa gidiyor, evde konserve mi yapacaksınız, yufka mı açacaksınız, çağırın gelir' diyor. Evet, ben milletin çağırdığı her yere bugüne kadar gittim, bundan sonra da giderim. Bu, benim için ayıp değil, şereflerin en büyüğüdür çünkü ben, zaten oralardan geldim. Ben 40 yıldır milletimle birlikte olduğum, milletimle birlikte yol yürüdüğüm için buradayım. Doğu'da, Güneydoğu'da Kürt kardeşimin duygularını istismar edip İstanbul'da beyaz Türklerle kadeh tokuşturmuyorum. Böyle bir derdim de yok. Diyarbakır'da sözde bir müftü, Eskişehir'de eşcinsel aday biz göstermiyoruz. Böyle bir derdimiz de yok. Ege'de, İç Anadolu'da, Karadeniz'de demokrasi ve özgürlük nutukları atıp bölgede insanları hayatlarından bezdirircesine tehdit etmedik, etmiyoruz. Bizim böyle bir şeyimiz yok ve maalesef aynı şekilde 'milliyetçiyim' diyip bölücü örgütün güdümündeki partiyle, paralel örgütle aynı dili de kullanmadık, kullanmıyoruz."

- "Asgari ücreti yüksek tutarsanız istihdam zafiyete girer"

Erdoğan, asgari ücretin açık artırmaya çıkarıldığını ifade ederek "Birisi bin 400, birisi bin 500, birisi bin 600, birisi de çıkmış 5 bin diyor. Ben de diyorum ki 'Var mı artıran?' Ne diyeyim yani? Bunlara sorun, asgari ücret nedir, bilmezler" değerlendirmesini yaptı.

Asgari ücretin bir çerçeve olduğunu, bunun altına inilemeyeceğini aktaran Erdoğan, şunları söyledi:

"Sen, bir işveren olarak asgari ücreti 2 bin yap, 3 bin yap, senin bileceğin iş ama eğer siz asgari ücreti yüksek tutarsanız işveren işçi çalıştırmaktan kaçar, istihdam zafiyete girer. Onlar, bunun farkında değiller. Ondan sonra sokaklarda 'işsizlik, işsizlik' diye bağıranların sayısı daha da artar."

- "İmam mihrabı terk edip kaçar mı? Bunların ki kaçar"

"Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde her kesimden vatandaşlarla bir araya geldiğine ve dertleştiğine" işaret eden Erdoğan, gittiği yerlerde de vatandaşlarla bir araya geldiğini, çaylarını içtiğini anlattı.

Türkiye'yi karış karış dolaştığını dile getiren Erdoğan, "Rabia'mızı dün olduğu gibi Uşak'ta, Aydın'da hangi samimiyetle ifade ediyorsam Hakkari'de de aynı samimiyetle ifade ediyorum. Hakkari'de başka, İstanbul'da başka değil. Bizim Rabia'mız bu, tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet" dedi.

Tek milletin içinde Türk, Kürt, Arap, Laz, Çerkez, Gürcü, Abaza, Roman ve Arnavut'un da bulunduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Sadece Türk olmaz, sadece Kürt olmaz. Niye? Biz, yaratılanı yaratandan ötürü sevdik. Ayrım yapamayız. 'Şu, şuna üstündür' diyemeyiz" diye konuştu.

Bayrağın renginin şehitlerin kanı, hilalin bağımsızlığın ifadesi, yıldızın ise şehidin ta kendisi olduğunu bildiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bizim bu vatan toprağı, şehit kanları ile yoğrulmuştur. Dolayısıyla 780 bin kilometrekarelik bu vatan toprağımızda kimse operasyon düşünmesin, avucunu yalar, karşısında bizi bulur, silahlı kuvvetlerimizi bulur, tüm güvenlik güçlerimizi bulur, hepsinden öte milletimizi bulur. Kimse bu toprakları bölemez. Kimse böyle bir hayalin peşinde koşmasın."

Erdoğan, paralel devletin Pensilvanya'dan işi yönettiğini belirterek, şu görüşleri dile getirdi:

"Senin Pensilvanya'da ne işin var? Hani, sen din adamıydın, vaizdin? Pensilvanya'ya gideceğine Mekke'ye gitseydin, Medine'ye gitseydin, Pensilvanya'da ne işin var? Oradan işi götürmek istiyor. Bir üst akıl var, bu işin içinde. O üst akıl, her numarayı çeviriyor. Bunlar da onlarla beraber hareket ediyorlar. Şimdi Türkiye'deki imamları, bölge imamları var bunların. Bunlar da kaçmaya başladılar. İmam mihrabı terk edip kaçar mı? Bunların ki kaçar. Abileri var kaçar. Hatırlarsınız, Başbakanlığım döneminde 17-25 Aralık'ın hemen ertesinde bir şey söylemiştim, 'Bunların inlerine gireceğiz' demiştim. İnlerine girdik, şimdi bunlar kaçıyorlar. Hukuk içerisinde ne gerekiyorsa yapacağız, sonuna kadar da kovalayacağız."

-"Bizim de bu milletin de artık böyle tehditlere karnı tok"

"Bizde riya yok. Bizde kandırmaca yok" diyen Erdoğan, "Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol" ilkesi ile hareket ettiklerini söyledi. Umudunu darbecilere, dış güçlere, terör örgütüne bağlayanlara değil millete bağlamış olanlara, sandıktan çıkanı kabul edenlere saygı duyduklarını aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

"Savcımızı şehit edenlere terörist diyemeyenin ne bizim nezdimizde ne milletin yanında kıymeti yoktur. Onlar, ancak Mursi'ye verilen idam cezasıyla rahmetli Menderes'in akıbeti ile bizi korkutmaya çalışıyorlar. Bizim de bu milletin de artık böyle tehditlere karnı tok. Niye? Allah'ın bana vermiş olduğu ömrü ne kısaltmaya ne de uzatmaya sizin gücünüz yetmez. Allah'ın ilahi fermanında ne bir an ileri ne bir an geri... Her şey Rabbimizin takdirindedir. Biz, buna inanmışız. Onun için de kefenimizi giyerek biz bu yol çıktık, siyaseti de böyle yapıyoruz. Onlar kendilerine yeni Kabeler, kıbleler arayabilirler.

Birisi kalkıp, 'Bizim Kabe'miz Taksim'dir' diyebilir. Terör örgütünü arkasına alan parti... Bir diğeri, geçmişte öyle diyordu, anamuhalefet 'Kabe Arap'ın olsun, bize Çankaya yeter' diyorlardı. Biz de diyoruz ki 'Bizim tek Kabe'miz var. O da Mekke'dir.' Milletimiz de Kandil'in ve Pensilvanya'nın izinde gidenlere de ülkenin doğrudan halkın oyuyla seçilmiş Cumhurbaşkanına darağacını gösterenlere de eyvallahı olmaz. Benim şoför kardeşim, paralelin, terör örgütünün kumpasını, oyununu, tezgahını elbette görüyor. Bu oyunu şoför kardeşim bozar mı? Bozmakta kararlı mıyız? Bu otobüsçü kardeşlerim, bu tezgahı yıkar mı? O zaman bunun kararlılığını göstermeniz lazım. İşte 7 Haziran, bu açıdan kritik bir seçim. 7 Haziran'da sandığa sahip çıkmamız lazım. Türkiye'nin en yüksek katılımlı seçimini gerçekleştirmekte kararlı olmamız lazım. Şoför kardeşlerin gibi, yüzüne gülene değil kalbiyle sevene bak. Biz, sizi kalpten seviyoruz. Kalplerimiz, gönüllerimiz bir olduğu sürece bizi kimse ayıramaz."

- TOFED Başkanı Erdoğan

TOFED Genel Başkanı Mehmet Erdoğan da yaptığı konuşmada, duble yolların yapılması, muayene istasyonların özelleştirilmesi ve hurda araçların trafikten çekilmesinin sektörün büyümesine ve gelişmesine önemli katkı sağladığını vurguladı.

Erdoğan, "Yılda 250 milyon yolcuyu, geçen 4 yılda 1 milyar yolcuyu ülkenin dört bir yanına güvenle taşıdık" bilgisini vererek, şehir içinde olduğu gibi şehirler arasında toplu taşıma yapan otobüslerin desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Bugün Türkiye'nin otobüs üretim üssü olduğunu belirten Erdoğan, en iyi, kaliteli, modern otobüslerin Türkiye'de üretildiğini söyledi.

Konuşmaların ardından TOFED Genel Başkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a duble yollarla ilgili bir resim hediye etti. Törene eski Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım da katıldı.

(Bitti)

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

ali

abdullah gülü başbakan yapın ak parti yüzde 75 oy alır..