DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

DOLAR

18,5971 ₺

EURO

18,1407 ₺

ALTIN

1.015,96 ₺

BİST

3.567,60 ₺

Başkanlığa Selam Yola Devam

2013-05-28 09:49:25


Türkiye’nin 12 Eylül askeri darbesinden sonra tartışmaya başladığı başkanlık sistemi günümüzde de cazibesini sürdürüyor. Bu nedenle olsa gerek beylik, imparatorluk ve cumhuriyet deneyimlerinden sonra başkanlık sitemine geçişle ilgili tartışmalar hızından bir şey kaybetmeden devam edebiliyor.



Yeni anayasa düzenlemeleri çerçevesinde eksende başkanlık sisteminin olması veya böyle olduğunun yansıtılması söz konusu. Her siyasi partinin, başkanlık istemine ilişkin görüşünün deklare edildiği bir dönemdeyiz. Lakin başkanlık sisteminden ziyade, Sayın Başbakanın başkanlığına yönelik itirazlar daha üst perdeden seslendiriliyor.



İktidar partisi hariç mecliste grubu bulunan siyasi partilerin başkanlığa karşı oldukları her vesileyle kamuoyuna açıklandı. Başkanlık sistemine kapı aralayan her türlü yasal düzenlemeye karşı oldukları tekrar tekrar deklare edildi. Hatta BDP dahi yeni anayasa çalışmalarında başkanlık konusunun pazarlık meselesi yapılmasına müsaade etmeyeceğini açıkladı.



Başkanlık meselesi söz konusu olduğunda, Sistem; dünyadaki örnekleriyle televizyon programlarında, panellerde, seminerlerde masaya yatırılıyor, Türkiye’ye uygun olup olmadığı tartışılıyor. Bu tartışmalardan öğrendiğimize göre başkanlık; yasama, yürütme ve yargı organları arasında kesin bir ayrıma ve dengeye dayanan, yasama ve yargı organlarının demokratik denetimi içinde, yürütmenin iktidar olanaklarını genişleten bir hükümet sistemidir.



Başkanlık sistemi, Başkanlık hükümeti sistemi olarak da adlandırılmaktadır. Bu tanım çerçevesinde dünyada hepsi birbirinden farklı, kendi tarihi, sosyolojik ve siyasal koşullarının ürünü olan başkanlık rejimleri mevcuttur. Bütün bu rejimlerin içinde herkes tarafından en başarılı bulunan örnek, ABD başkanlık sistemidir.

Ancak yaşanan tartışmalara bakıldığında, ülkemizde başkanlık sistemine geçişin şahsi bir gayenin tahakkuk ettirilmesi şeklinde takdim edildiğine şahit olunuyor. TBMM Anayasa Komisyon Başkanı Prof Dr Burhan Kuzu’nun yıllar öncesinden başkanlık sistemine yönelik akademik çalışmalarını ‘Her Yönü ile Başkanlık Sistemi’ adı altında kitaplaştırmıştı. Burhan Kuzu’nun gayretlerinin yaşanılan sürece hem ışık tuttuğunu ve hem de hız verdiğini söyleyebiliriz.


Başkanlık sisteminin Ak Parti’nin devleti dizayn etme uğraşının bir parçası iddiasında bulunanlar, parti gizli ajandasının önemli maddelerinden birinin de bu olduğunu niyet okuyuculuğuyla gündeme getirebiliyor.



İbni Haldun devleti canlı bir organizmaya benzetir. Hatta bazı toplumbilimciler organizmacı görüşün, İbni Haldun’dan etkilendiğini dile getirir. Bu böyle midir değil midir ayrı bir konu. Ancak çağın koşullarına uygun devlet yapılanmasının önceliği, toplumsal bir ihtiyaç olmasının ötesinde devletin sürdürülebilirliği açısından tarihi ve hayati bir önem arz ediyor.



Türkiye’nin bölgesel değil aynı zamanda küresel aktör olduğu yorumlarına hem içerde hem de dışarıda rastlanabiliyor. Bu bizim için temenninin ya da başkaları açısından tehlike alarmının ötesinde bir durum tespiti. Dolayısıyla sadece Türkiyeli analistlerin değil yabancı strateji uzmanlarının da bu içerikte öngörüleri mevcut.



Başkanlık sisteminde konjonktürel bir dayatmadan söz edilebilir. Lakin sözü edilen konjonktürel dayatma Türkiye’nin partnerinin değil belki de partnere rağmen müşterek coğrafyanın, tarihin, kültürün ve iktisadi yaşamın bir dayatmasıdır. Yani bunun açılımı Türkiye’ye rağmen değildir. Ancak Türkiye içindir.



Türkiye’nin kendi sınırları içinde etnik terör örgütünü siyasi mülahazalarla etkisizleştirdiği süreçte Diyarbakır, İran, Irak ve Suriye Kürtleri için de bir siyasi merkez olarak belirmiştir. Diyarbakır deyim yerindeyse bölge Kürtlerinin kulak kesildiği gözünün içine baktığı merkezi bir konum kazanmıştır. Dolayısıyla Araplardan önce Kürtlerle sağlanacak sosyal ve kültürel bir uzlaşma tarihsel bir önceliğe sahiptir. Bundan böyle Türkiye’nin potansiyel vatandaşlarını memnun edebilecek, kapsayabilecek bir yönetim felsefesine ve sistemine geçişi de kaçınılmazdır. Bunun adı da başkanlık sistemidir. Efendiler! Başkanlığa selam yola devam yeni dönemin sloganıdır böyle biline…

[email protected]
Görüş Bildir Bizimle Paylaş