SON HABERLER
Sol Ok
Sağ Ok
ANASAYFARestoranlarKampKonaklamaGezilecek YerlerOTOMOTİVDÜNYAGÜNDEMPOLİTİKAEKONOMİÇEVİRİ HABERGEZİSPORFOTOVİDEOEN

Bu kitaplara dikkatinizi çekiyorum

3.02.2011

Beşir Ayvazoğlu

Son zamanlarda birbiri ardınca çok önemli ve güzel kitaplar çıkıyor; hepsini satır satır okumak, her biri hakkında birer yazı yazmak istiyorum, ama buna ne yerim müsait, ne zamanım... Emek mahsulü bir eserin sükût suikastına kurban gitmesinin ne demek olduğunu bilenler bilir.

 

Bazı kitaplar var ki, bakıyorsunuz, sadece emek değil, ciddi miktarda para da harcanmış. Muhtevasının yanı sıra, cildi, kâğıdı, baskısı ve tasarımıyla da harika kitaplar... Geçen yıl, özellikle İstanbul 2010 Ajansı tarafından dikkate değer kitaplar yayımlandı. Türk Kültürüne Hizmet Vakfı'nca yayımlanan Kültürler Başkenti İstanbul gibi bazı kitapların yayınına da destek veren Ajans'ın İstanbul'a, dolayısıyla kültürümüze yaptığı hizmet unutulmayacaktır.

Kültürler Başkenti İstanbul, yaklaşık yedi yüz sayfadan oluşan, görsel malzemeyle bezeli büyük boy bir kitap... Dördüncü yüzyıldan itibaren dünyanın en önemli şehirleri arasında yer alan ve üç büyük imparatorluğa başkentlik eden İstanbul'un tarihi, kültürü, insanlık tarihindeki yeri ve önemi, uzmanlar tarafından ayrıntılı bir biçimde anlatılıyor. Kitapta tam yetmiş dört imza var. Mesela Prof. Dr. Feridun Emecen, İstanbul'un nasıl fethedildiğini ve fetihten sonraki gelişmeleri; Prof. Dr. Halil İnalcık, bir Osmanlı-Türk şehri olarak yeniden nasıl inşa edildiğini; Prof. Dr. Baha Tanman, klasik dönem Osmanlı mimarisini; Mehmet Genç de klasik Osmanlı iktisadi sistemindeki yerini ele almış. Kitaba katkıda bulunan bütün ilim adamlarını bu kısacık yazıda tek tek zikretmek imkânsız. Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, Prof. Dr. İdris Bostan, Prof. Dr. Mehmet İpşirli, Prof. Dr. Nurhan Atasoy ve Prof. M. Uğur Derman'ın da bunlar arasında yer aldığını belirtirsem, nasıl büyük bir iş yapılmış olduğu hakkında, sanırım, bir fikir vermiş olurum.

Yıllar önce de Türk Dünyası Kültür Atlası gibi dev projeyi hayata geçiren Türk Kültürüne Hizmet Vakfı'nı ve değerli başkanı Şerafettin Yılmaz beyefendiyi tebrik ediyorum.

İstanbul 2010 Ajansı tarafından yayımlanan, III. Selim, II. Mahmud ve II. Abdülhamid dönemlerinin bütün yönleriyle ele alındığı kitaplar da görmezlikten gelinecek çalışmalar değildir. Editörlüğünü Dr. Coşkun Yılmaz'ın yaptığı, kelimenin tam manasıyla birer "belgesel" niteliği taşıyan bu kitaplar da ne yazık ki görmezlikten gelindi. Tarihimizin önemli şahsiyetlerinin ve hadiselerinin dikkati çekmesi için ille saçma bir televizyon dizisine konu olması mı lâzım?

"İki Asrın Dönemecinde İstanbul" alt başlığını taşıyan III. Selim kitabı geçen yılın başlarında çıkmıştı. "Yeniden Yapılanma Sürecinde İstanbul" ve "Modernleşme Sürecinde İstanbul" alt başlıklarını taşıyan II. Mahmud ve II. Abdülhamid kitaplarının dumanı üstünde... Her bölümü kendi alanlarında çok önemli eserler vermiş tarihçiler tarafından yazılan bu kitaplar, bana sorarsanız, her aydının elinin altında bulunmalıdır.

Yeniçeri Ocağı'nı kanlı bir şekilde ortadan kaldırdıktan sonra gerçekleştirdiği reformlarla yeniden yapılandırdığı imparatorluğu bambaşka bir istikamete sevk eden II. Mahmud, imparatorluğun "en uzun yüzyıl"ının en önemli hükümdarıdır. Hanedanın ondan yürüdüğünü unutmamak gerekir. Sağlıktan eğitime, askerlikten ekonomiye ve kültüre kadar her alanda gerçekleştirdiği köklü reformların yanı sıra, İstanbul'da göz kamaştırıcı bir imar faaliyetine girişen II. Mahmud'un ciddi bir biyografisinin henüz yazılmadığını belirterek Coşkun Yılmaz'ın yaptığı işin önemine dikkatinizi çekmek istiyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse, II. Mahmud'u ve dönemini anlamadan bugün olup bitenleri doğru değerlendirmek mümkün değildir. II. Mahmud'un torunu ve Sultan Abdülmecid'in Tirimüjgan Kadınefendi'den oğlu olan II. Abdülhamid'in Osmanlı modernleşmesindeki büyük rolü üzerinde ayrıca durmaya gerek var mı? Kitaptaki ilk yazının başlığı da Abdülhamid'in rolünü çok iyi ifade ediyor: "İmparatorluğun Son Nefesi".

Sözünü etmek istediğim kitaplardan biri de Zeytinburnu Belediyesi tarafından yayımlanan Defter-i Dervişan'dır. "Yenikapı Mevlevihanesi Günlükleri" alt başlığını taşıyan ve Sakarya Üniversitesi hocalarından Doç. Dr. Bayram Ali Kaya ile Yrd. Doç. Dr. Sezai Küçük tarafından yayına hazırlanan eserde, Yenikapı Mevlevihanesi'nde, Şeyh Ali Nutki Dede ve ondan sonraki şeyhler tarafından tekkelerin kapandığı tarihe kadar tutulan notlar yer alıyor. Bu notların tutulduğu defterlerden biri Süleymaniye Kütüphanesi'nde, diğeri ise şeyh ailesinden Dr. Nasır Abdülbaki Baykara'dadır.

Defter-i Dervişan'ı yazmaya başlayan Ali Nutki Dede'nin hem Şeyh Galib'in, hem de Dede Efendi'nin şeyhi olduğunu, ilk defterde bu iki büyük şahsiyet hakkında da notların bulunduğunu söylersem ne kadar önemli bir eserden söz ettiğimi daha iyi anlatmış olurum. Eser, yukarıda sözünü ettiğim III. Selim, II. Mahmud ve II. Abdülhamid döneminin dinî, tasavvufî ve kültürel hayatı hakkında hakikaten önemli bir kaynaktır.

Şunu söyleyebilirim: Birkaç yıl önce tamamlanan ciddi bir restorasyonla ikinci hayatına başlayan Yenikapı Mevlevihanesi, Zeytinburnu Belediyesi ve iki çalışkan ilim adamı sayesinde defterine de kavuşmuş oldu.





    YORUM YAZ

YORUMLAR

Foto Galeriler Videolar Günün Özeti
TİMETÜRK SON HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
TİMETÜRK AJANS HABERLERİ
SON YORUMLANANLAR