SON HABERLER
Sol Ok
Sağ Ok
ANASAYFAOTOMOTİVDÜNYAGÜNDEMPOLİTİKAEKONOMİÇEVİRİGEZİSPORSAĞLIKTEKNOLOJİKÜLTÜRYAŞAMFOTOVİDEOEN
Camiler ve ilkokullar meyhaneye çevrildi
17.6.2013 11:43:

Camiler ve ilkokullar meyhaneye çevrildi

Milli Gazete'den ilginç haber. 1930'lu yıllardaki Taksim gerçeği! İçki içmek 1930 ile 1950’li yıllar arasında bizzat devlet tarafından halkına özendiriliyor hatta ilkokullarda öğrencilere bira servis ediliyordu.


TIMETURK / Haber Merkezi

Bölgede yaşayan Levantenlerin “Grande Rue de Pera” dedikleri Beyoğlu’ndaki renkli ve gayri ahlaki hayatı Osmanlı, 19. yy. ortalarından sonra tanıdı ve bu caddeye “Cadde-i Kebir” büyük cadde ismini verdi. 16. yy. başından itibaren canlı bir hayata sahip olan “Pera” kendi kabuğuna sığamaz hale geldi ve tepenin sırtlarına doğru yayılmaya başladı. 

Tepe olmasından dolayı Roma İmparatorluğu zamanından kalma sarnıç-barajda toplanan suyu çevre semtlere dağıtması için 1730’lu yıllarda Sultan 1. Mahmud tarafından caddenin girişine konulan ve suyu taksim etmeye yarayan “Maksem”den ötürü bölgeye “Taksim” de denmeye o günlerde başlandı.
 




İstiklal Caddesi’nin girişinde bulunan ve adını semte veren Su Taksim eden Maksem

Bugün Taksim Meydanı olarak isimlendirilen meydan, o günlerde Yahudi ve Hıristiyan Mezarlığı olarak kullanılan alandı ve cumhuriyet tarihinin ilk yıllarında kaldırıldı, düzeltildi, mezarlardaki kemikler başka yerlere taşındı. Her milletin mezarında bulunan kemikler kendi cemaatlerinin istedikleri yere kondu. Fakat, 
Sıra Selviler Caddesi ve Gümüşsuyu yokuşunda bulunan Müslüman mezarlarından çıkan ve Müslümanlara ait olan kemiklerin akıbeti ise hala meçhuldür.

Sultan 3.Mustafa’dan itibaren Taksim bölgesi, askeri saha olarak yeni kurulan topçu birliklerine bırakıldı. İşte o günlerde, bugünlere sadece tartışması kalan ve İnönü hükümeti zamanında yıkılan
Taksim Topçu Kışlası yapılır.

İnönü tarafından yıkılıp önce içkili gazinoya sonra top sahasına çevrilen Taksim Topçu Kışlası
 

 
Osmanlının son yıllarında gayrimüslim teba ve onlara özenen yerli halk tarafından tıka basa dolan bu cadde, 1924 senesinde “İstiklal Caddesi” ismini aldı. İçkinin su gibi içildiği fuhuşun hadsiz ve hesapsız yapıldığı, her köşe başını bir kumarhanenin tuttuğu bu semt, İkinci Dünya Savaşı’nda İtalyan faşistlerinin ve Alman Nazilerinin reklamını yapan sloganlarını atan “Levanten” denilen yerli gayrimüslimlerin sirk alanı haline geldi. 

İçki içmek 1930 ile 1950’li yıllar arasında bizzat devlet tarafından halkına özendiriliyor ve bu konuda yapılan reklamların ana teması olarak içkinin bir gıda olduğu, insan vücudunun her vitamin ve yiyeceğe ihtiyacı olduğu gibi içkideki gıdalara da ihtiyacı olduğu temasını vurguluyordu.



 
O günlerde bizzat devlet tarafından yapılan ve biranın besleyici bir gıda olduğunu vurhulayan reklamlardan sadece bir kaçı.
 
Okullardaki öğrencilerin sabah kahvaltılarında bile bira içmesine özen gösteriliyor ve bu durum bizzat öğrenciler üzerinde deneniyordu. Öyle ki bizzat devlet tarafından üretilen ve halka devlet imkânları ile tanıtılan “Ankara Orman Çiftliği Birası” ucuz bir fiyata, devlete ait “Bira Bahçeleri’nde halka ve çocukların içmesine sunuluyordu.


 
 Hergün yeni kanunlar çıkartılıyor ve bu kanunlar gereği camiler ya yıkılıyor ya da başka işlerde kullanılıyordu. Bu yıllarda sadece İstanbul’ da bile yüzlerce cami yıkıldı, marangozhane oldu, nalbant dükkânı oldu, pavyon oldu, meyhaneye oldu. Bu camilerin bazıları 2013 Türkiye’sinde bile halen meyhane olarak kullanılmaya devam etmektedir.



Bunların en bariz ve en acıklı olanı ise Beyoğlu’ndaki Katip Mustafa Çelebi Camii’dir. İsmet İnönü'nün Cumhurbaşkanı olduğu dönemde satılan 350 yıllık Katip Mustafa Çelebi Camii hala, Beyoğlu’nun arka sokaklarında dansözlü meyhane olarak kullanılmaktadır. 

1907 tarihli Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nin plan ve proje krokilerinde Katip Mustafa Çelebi Paşa Camii olarak görülen yapı, 1941'de İsmet İnönü tarafından 4 bin 10 liraya satılmış, ve o tarihten itibaren içkinin sebil olduğu dansöz kadınların masa gezdiği bir meyhane olmuştur.

Beyoğlu’nda bulunan Katip Mustafa Çelebi Camii’nin bugünkü iç ve dış görüntüsü



30’ların sonlarında tüm dünyada savaş alarmları çalmaya başlamış, savaş kutupları oluşmuş, Türkiye ise tarafsızlığını ilan etmiştir ama bu tarafsızlık sadece görüntüden ibarettir. Zira, Türkiye bütün dünyaya tarafsızım demiştir ama Alman ve İtalyan faşizmi ile flört halinde olduğunu da gizleme ihtiyacı duymamaktadır. Bu durum saklanmadan bir devlet politikası haline getirildiği en yetkili ağızlardan tüm dünyaya duyuruluyordu.



 


22 Mayıs 1932 tarihli Cumhuriyet gazetesi faşizm taraftarı politikayı tüm dünyaya açık açık bildirmekten de çekinmez.. Her gece içilen içkinin tesiri ile olsa gerek Nazizm ve faşizm lehine yürüyüşler yapılır ve nasyonel marşları okunurdu. Gündüz yürüyüş eylemleri, gece içkinin dibi bulunan ve kusma ile sonuçlanan partilerle, gün Taksim’de gün ediliyordu. 


 
Eylül 1933’de Beyoğlu işte böyle açıktan içki satan büfelerle ve içki içen insanlarla doluydu.
 
 Zaman hızla ilerler Beyoğlu ve Taksim üzerinde. Ama değişen hiçbir şey olmaz. İçki sudan fazla tüketilir, fuhuş tüm renkleriyle özendirilir, kumarın alası bu semtte her mekanda oynanır fakat yetkili ağızlardan bu durumun aleyhinde tek bir söz duyulmaz. Ekmeğin, yağın, tüpün, şekerin kuyrukla ve sayılı bir biçimde verildiği 1970’ler Türkiye’sinde Taksim’de de kuyruklara şahit olunur. Ama bu kuyruklar temel gıda maddelerinin kuyruğu değil bizzat rakı kuyruğudur.

 
Hatta, bu alkol tüketimi o denli çılgın boyutlara ulaştı ve çığırından çıktı ki, her ay Taksim bölgesinde genç kızlarımızı, çocuklarımızı iç çamaşırlarına kadar soyup yabancı erkeklere sunan ya bir güzellik yarışması, ya da kusana kadar mide spazmı geçirene kadar içki içme yarışması yapılmaya başlanmıştı. İşin ilginç olan tarafı ise, bu şuursuz ve insanlık dışı yarışmalara, devletten maaş alan ve bizzat “Devlet Sanatçısı” unvanına sahip olan halkın içinde yer etmiş güya güzide sanatçılar, jüri üyesi olarak bu rezilliklere şahit oluyor ve yapılan kepazeliklere puan vererek yangının körüğü vazifesini üstleniyordu.


Bozulan sadece Taksim ve civarı mıdır o yıllarda? Hayır. Ülke olarak topyekün bozuluyor, bizi biz yapan, bizi Avrupa’nın rezil dünyasından ayıran özelliklerimiz tek tek avucumuzun içinden kayıp gitmektedir. Artık, çırılçıplak denilecek kadar açık olan şarkıcılar ellerinde rakı bardakları ile şarkı söyledikleri podyuma besmele çekerek çıkıyor, okudukları gazelin en uzun yerinde sonuna kadar içindeki rakıyı içtikleri kadehi yere vururken ya “Allah” ya da “Allahım sana geliyorum” diyorlardı. 70’li yıllarda iş çığırından çıktıBesmele ile içilen içkiler, Allah nidaları ile dolu sarhoş naraları, sarhoş ayyaşların beğenisine sunulan çırıl çıplak kadın vücutları yetmezmiş gibi, Gaziantep’te tekbirler, ilahiler, okunan dualar ve kesilen kurbanlar eşliğinde “GENELEVLER” açılıyordu. Evet, yanlış okumadınız. Bu ülkede tekbir ve dualar eşliğinde kesilen kurbanlarla genelevler açıldı.


 
Ülkemizin bugün yaşadığı Taksim bunalımın altında esasında bu rezilliklere devam etmek isteyen güruhun böylesine bir hayata devam etmek için yaptığı direniş yatmaktadır. Ve bu haliyle böylesi ayaklanmalar tarihimizde ilk değildir son da olmayacaktır. Geçmişte en nadide ve en hassas dinî duygularımızı ayaklar altına alarak içki, fuhuş, kumar, rezillik dolu hayatı yaşayan nesillerin bugünkü uzantıları da İslamî hassaiyetlere el ve dil uzatma cüretinde bulunmaya devam etmekte ve hakaretlerini sürdürmektedir.

 
En halis niyetlerle Müslümanların peygamberlerinden yardım istemek ve onun şemsiyesi altında yer almak için dillendirdikleri “Şefaat ya resulallah” kavramı bu köksüzlerin elinde bir oyuncak olmuş ve “İnşaat ya resullah” halini alıvermiştir. Üstelik “YA” kelimesindeki “Y” harfi bir şarap kadehi olarak.

Ama bu köksüz, şuursuz ve cahilane hareketin altı biraz kurcalanırsa işin içinden Siyonist parmağı ve onun işbirlikçi yerli uşakları çıkacaktır. Nihayet kendilerini ele vermişler, İsrail bayrağı ve İsrail sloganı ile eylemde görünmekten çekinmemişlerdir.



Soldaki ikinci sıradanın başındaki adamın elinde bulunan katlı İsrail Bayrağına dikkat

İşin nihayetinde söylenilmesi gereken her şeyi esasında bu alttaki fotoğraf ziyadesiyle söylemektedir.



Lafın tamamını söylememeyi ve kelamımızın sonunu siz okuyucularımızın derin ferasetine bıraktığımızı ifade eder, yüzyıllarla ifade edilen Taksim-Beyoğlu Rezaletini sadece Şahadet parmağımızla göstererek huzurlarınızdan çekilmeyi uygun buluyoruz. 

Ahmet ANAPALI

 


    YORUM YAZ

YORUMLAR

Haluk / 30.6.2013 20:59:42
Sayın Ahmet Anapalı kardeşim Chp ve İnönü düşmanlığın nerden geliyor bilmiyorum ama tarihe ışık tutayım derken gerçekleri saptırmadan yapmaya çalışırsan insanlarımızı birbirine düşman etmessin diye düşünüyorum.1941 yılında sayın İnönü Cumhurbaşkanı idi bir Cumhurbaşkanının cami sattığı nerde görülmüş o dönemin Vakfı camiyi satmış doğru sebebini bilemem araştırılsın.Ama İnönü camiyi sattı meyhane yaptı Allah tan kork kardeşim 2005 yılında ruhsat alınarak meyhane yapılmış sen bilmiyormusun bunları
Osman Gazibey / 18.6.2013 16:46:29
Kapitalist işadamları !!!

Yahudi lobileri !!!

Yahudi medyası !!!

Yabancı devletler ve istihbarat örgütleri !!!

Mason locaları !!!

Diyalogcular !!!

Ve daha niceleri !!!

Hepsi Vatan, Millet, Devlet düşmanlığında birleşti !!!
Osman Gazibey / 18.6.2013 16:22:26
Bugünkü ittifakın tüm unsurlarını daha iyi görüp anlayabilmemizi sağlayan bir haber !!!

Chp başta tüm sol partiler !!!

Sol sendikalar !!!

Ulusalcı faşistler !!! (Güya faşistlerle solcular geçinemezmişmişmiş !!!::))) )

İslâm Sosyalizmi denilen uyduruk içi boş sloganları üretip, peşine takılanlar !!!

Diyalogcular !!!

Derin Devletin sözde İslâmcı görünümlü piyonları !!!

Her ne kadar ulusalcıları sevmeselerde ne zaman devrim dense içi kıpır kıpır olan Çandar gibi solcular !!!
Osman Gazibey / 18.6.2013 16:18:44
İTTİFAKIN TÜM KESİMLERİNİ GÖSTEREN MÜKEMMEL BİR HABER !!!

Cumhuriyet Gazetesinin FAŞİZM sevgisi ve sevdasını taa 1932 lerden görüyoruz !!!

Kerhane açarken kesilen Kurban haberi ve içeride çok kurbanlık var, kurbana ne hacet gibi alçakça ifadeler !!!

Bira içme yarışmaları !!!

Meyhaneye çevrilen mescidler !!!

Bira ve Şarabın sözde faideleri gibi rezâletler !!!

Gezi Parkı merkezli anaşik ve terör eylemlerine papazlar ve israil devleti tarafından verilen destek vs....!!!
vatandas ... / 18.6.2013 15:27:54
Sizin bu eyleminizi de istismar edenler çıkacak ve terörüze edenler de çıkacak ... O ZAMAN ne yapacaksınız ??? lütfen EMPATİ yi kurun ...
vatandas ... / 18.6.2013 15:27:25
3. GRUP bu eylemi terörüze edenler esnafların camını kırmalar dükkanlara zarar verenler ... Polise taş ve yanıcı madde atanlar masum insanları taciz etmeler v.s. bunları lanetliyorum bunlar tam şerefsizler ... ŞİMDİ ... AKP li arkadaşlar bu ayrımı yapmaz iseniz ... zamanı gelince size de bu ayrımı yapmazlar ... MESELA ... bir iktidar gelir ve der ki ... FATİH camii ni yıkacağız yerine AVM yapacağız ... siz de en doğal hakkınız olan mecburen eylem yapacaksınız ... devam edecek
vatandas ... / 18.6.2013 15:26:49
EYLEMCİLER 3 e ayrılır ... 1. GRUP ... samimi Kemalist Atatürkçü grup ... bir müslüman için kabe ne ise bunlar için de Taksim o derecede ... bu insanlar şiddete bulaşmadıkça ... her ne kadar eylemin sebebi hoşuma gitmese de eylem yapmak hakları sonuna kadar meşru bir eylem 2.GRUP ... bu eylemi istismar edenler ... leş kargaları her kesin kendi hesabın da ... işte bu Rahip İsrail Suriye İran USA v.s. ve içimiz de ki istismarcılar ... bu leş kargalarını tasvip etmem mümkün değil ... devam edecek .
Oktay MUTLU / 18.6.2013 14:50:56
Güzel bir bakış açısı yakanmış. Okudukça niyetlerin ne olduğu daha iyi anlaşılıyor. Allah o zihniyete fırsat vermesin inşaallah.
Küfür devam eder ama zulüm devam eder. / 18.6.2013 10:51:29
Konusunu ettiğiniz yıllar çok sıkıntılı yıllar. Din ve dini değerlerin çiğnendiği ve tarumar edildiği yıllar.
Bunları yapanların yaptığı yanlarına kaldı mı? Elbette kalmadı. Yaptıklarının bedellerini az da olsa gördüler ama Kahhar bir el bütün şiddet ve gayzıyla ahirette bekliyor.
Aklını başına getirmeyenler için de bu acıklı sonuç onlar için geçerli olacak.
Temennimiz akıllarını başlarını alarak ebedi hayatlarını perişan etmemeleri..
hammal / 18.6.2013 06:10:39
Zavali Anapali'ya sitenizde yer vermeniz nedeniyle, sizide siddetle protesto ediyorum. Sizin editorunuz yokmu be kardesim? Boyle sacmaliklara, tutarsizliklara nasil yer verebiliyor. Ayip, ayip....
hammal / 18.6.2013 06:05:51
Bu sayfayida aydinlatici bir bilgi olarak koydugunuz icin tesekkur ederim. Sayenizde gormek nasip olmayan reklamlari gorduk. Ancak neden oyle uyduruk bir baslik koydugunuzu anlamadim. Bazilarini kiskirtmaksa amaciniz, tebrik ederim, basardiniz...Bakalim bunu nasil bir uydurma izleyecek...TV dizisi gibisiniz...
BUĞRA BARDAKÇI / 18.6.2013 01:36:55
polisi hahamın ayaklarının altına aldınız,Ya Resulallah ın Y si ni kadeh yaptınızya,daha açık konuşmaya gerek yok siz sadece din düşmanı yahudi soyusunuz gareziniz bitmeyecek kusmuğunuzda boğulun Allah sizi islah etsin islah olmayacaksanız Allah sizi kahretsin de dönün kendi derdinizle uğraşın müslümanlar rahat etsin,'faşizme inat bacak omza'diyen siz değilmisiniz tek derdiniz hayvani arzular alkol fuhuş pislik yani insanı hayvandan ayıran erdemlerden bihaber zavallılar,cehennem yakıtı sizi
Osmanlı / 17.6.2013 23:18:48
Atatürk'e tapanlar iyi baksın.
Nedim Güldemir / 17.6.2013 22:37:21
Ahmet Bey'e Allâh'tan ecir diliyorum. Üstü örtülmüş hakikatleri gün yüzüne çıkarmakla, büyük bir hizmet yapılmış oluyor... Ama keşke bu değerli çalışmanın sunuşu, daha bir dikkat çekici yapılsa... Ve mümkün olsa da, Türkiye çapında broşür olarak dağıtılsa... Diktatörlük döneminin pek çok ihanet ve cinayeti halen gizli evraklar arasında duruyor. İşgalcilerin İstanbul'un işgaline son verirken karşılığında ne aldıkları ve Millî (!) diktatörlüğün nasıl kurulduğu millete açıklanmalı!..
Nedim Güldemir / 17.6.2013 22:32:57
Sayın Ahmet Anapalı, hemen her zamanki gibi taşı gediğine oturtmuş; amma öyle görünüyor ki, bazılarının da bir yerlerine oturmuş... Nezaketten nasipsiz nazikelerle bazı çapulculara ağır geliyor... Neyi savunduğunu bile bilmeyecek kadar zavallılaştırılmış, tarih bilgisinden ve şuurundan yoksun böyle insanlar yetiştirildiği için Kemalistler ne kadar övünseler azdır. Kendisine yutturulan her şeyi yutup sonra niçin yaşadığını ve bu dünya hayatının hakikatini öğrenmeden ömrünü harcamış insanlar...
ABDullah Orhan / 17.6.2013 21:39:21
Yarabbi ummetine tum bu desiselere karsi birlik nasip et...
IKI YORUM / 17.6.2013 21:00:01
Ne kadar seviyesiz ve alakasız

uslup şahıs hakkında bilgi verir, kurulan cümlelerdeki anlam kuvveti, kuranın zihin seviyesini gösterir.

kısaca berbat yorumlar!
seyyid / 17.6.2013 19:50:34
Nazike hanim, o yazdiklarinizin bu konuyla ne ilgisi var? Sizin siyasetiniz isde ancak camur atmak ve hakaret etmekden ötürü gitmiyor. gercekleri yazmak provokatörlükmü oluyor? Siz tarihi gercekleri inkar ediyorsunuz diye bunlarin dogrulugu eriyormu? .... elinizde kaynak yok ve polemik bir sekilde provoke eden de sizsiniz. Allah bizi, vatnimizi ve dinimizi böyle insalardan korusun
Balkan B / 17.6.2013 19:40:31
Yabaci uyruklularin orada ne isi var (RUS IRANLI vs). Bunkarin derdi TYURKIYEYI SAVASA SOKMAK ANLAMADINIZ MI. UYAN TYURKIYE BUNA IZIN MI VERECEKSIN.
Tuncay Acar / 17.6.2013 18:37:39
Tabi bu yorumu yayınlarmısınız orası meçhul. işinize gelmez çünkü.
Tuncay Acar / 17.6.2013 18:37:17
De gedin be. Yalan dolanlarla insanları kandırmaya çalışıyorsunuz. Fotomontaj haberler yapıyorsunuz Cumhuriyeti kötülemeye çalışıyorsunuz. Polis aracının üzerinde papaz öyle duracak, yada polis durduracak. Kimi kandırıyorsunuz. Fitne, fesat her türlü ahlaksılzık sizde
hakkı bilen / 17.6.2013 17:51:14
Güzel bir yazı olmuş! Zorla meyhaneye dönüştürülen camilerimizi geri istiyoruz...!
İnsanlar ne yazıkki iktidara karşı muhalefetlerini dine karşı yaptıklarının farkında değiller...İktidar sahiplerinin dindar olmasını bahane ederek din ile savaşılmaz! Ki bu din İSLAM ise ALLAH'ın azabı çok fena olur!
Ayfer Çapulcu / 17.6.2013 14:02:04
Tek taraflı kötü bir yazı. Alkol tüketmeyen müslümanların diğer alkol tüketen dinlerin mensupları ile farkı ortada: Cehalet.
Nazike / 17.6.2013 12:51:09
Tayyip, Yahudi cesaret madalyası alırken de aynı derece duyarlı mıydınız? Peki gittiği her Arap ülkesine Amerikan demokrasisini götürüp de binlerce insanın katledilirken ses çıkarmış mıydınız? Irak'taki Amerikan askerlerine dua ettiği için başbakana tepki verdiniz mi? Bugün Hatay toprakları, bazı müze ve ören yerlerimiz İsrail firmalarına satılırken duyarlı oldunuz mu? Camilerden bahsetmişsiniz ama Menderes döneminde yıktırılan camileri anmamışsınız. Tek taraflı yazdığınız için provokatörsünüz!
Foto Galeriler Videolar Günün Özeti
TİMETÜRK SON HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
TİMETÜRK AJANS HABERLERİ
SON YORUMLANANLAR