TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Şentop: 'Bu değişiklik ilk defa anayasanın ruhuna dokunan değişiklik'

TEKİRDAĞ (İHA) â€' TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Bugüne kadar anayasada yapmış olduğumuz 18 değişikliğin tamamı anayasanın, sözünde yapılmış değişiklikler. Ruhuna mantığına dokunmamışız. Bu 19.değişikliği farklı kılan anayasanın ilk defa mantığına ruhuna dokunan bir değişiklik olmasıdır' dedi.

30.03.2017 23:44:07
TEKİRDAĞ (İHA) â€" TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Bugüne kadar anayasada yapmış olduğumuz 18 değişikliğin tamamı anayasanın, sözünde yapılmış değişiklikler. Ruhuna mantığına dokunmamışız. Bu 19.değişikliği farklı kılan anayasanın ilk defa mantığına ruhuna dokunan bir değişiklik olmasıdır" dedi.

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Çorlu'da meslek odalarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ve muhtarlara 16 Nisan 2017 tarihinde oylanacak olan değişiklikle ilgili bilgi verdi. Çorlu Hilton Garden Inn Hotel'de düzenlenen toplantıda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, "1982 Anayasasında 18 tane değişiklik yapmışız. Bu 18 değişiklikle anayasanın aşağı yukarı yüzde 70'i değişmiş. Bu 18 değişiklik 35 yıllık zamanda olmuş. Yaklaşık 2 yılda bir tane değişiklik yapmışız, anayasada anayasanın yüzde 70'e yakınını değiştirmişiz. 19.'sunu yapıyoruz. Son değişiklik bu olacak, eğer yeni bir anayasa yapmazsak, korkarım ki son değişiklik de olmayacak. Neden, çünkü bizim de bu metnin içerisine girmesini istediğimiz AK Parti olarak bazı maddeler vardı fakat girmedi. Milliyetçi Hareket Partisiyle mutabık kalamadığımız için. Milliyetçi Hareket Partisi'nin istediği bazı maddeler vardı, mutabık kalamadık onlar girmedi. Sonra komisyonda bunu tartışırken, Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlar dediler ki. Şu maddeler yok, içerisinde dediler. Demek ki bu değişiklik içerisinde bulunmayan ama CHP'nin de değişmesini istediği bazı maddeler var. HDP keza. Topladığınızda bütün partiler bu değişikliğin dışında da bazı maddelerin değişmesi gerektiğini düşünüyorlar. Yani yeni anayasa yapmazsak biz yeniden başka anayasa değişikliklerine başvurmak durumunda kalacağız" diye konuştu.

"Anayasayla derdimiz nedir bu kadar değiştirmek istiyoruz. Bazı maddeleri birden fazla değiştirdik. Değiştirmişiz tekrar değiştirmişiz. Bu soru önemli bir soru bu soruya doğru cevap veremezsek meseleyi kavramakta zorlanırız" diyen Şentop, "Ben bunu anayasanın başlangıç kısmında yer alan bir ifadeden yola çıkarak anlamaya çalışıyorum. Anayasanın başlangıç kısmında bir ifade var diyor ki bu anayasa sözüne ve ruhuna sadakatle anlaşılır ve uygulanır. Anayasanın, anayasaya göre, bir sözü birde ruhu var. Sözünü biliyoruz okuduğumuz metin sözüdür. Pekiyi anayasanın ruhu nedir, 1982 anayasasında böyle bir ifade var, anayasanın ruhu nedir? Bu aslında ilk defa 1982 anayasasında olan bir şey değil. 1961'de o zaman da anayasada bir ruh, bir mantık bir felsefe var. 61'de darbe sonrası anayasada var. 82'de, yine bir başka askeri darbe sonrası anayasada var. Bu ruhu mantığı, anayasanın çalışma ruhunu mantığını anlayıp bakmamız lazım. Bugüne kadar anayasada yapmış olduğumuz 18, değişikliğin tamamı anayasanın, sözünde yapılmış değişiklikler Ruhuna mantığına dokunmamışız. Bu 19. değişikliği farklı kılan anayasanın ilk defa mantığına ruhuna dokunan bir değişiklik olmasıdır" şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Mustafa Şentop açıklamalarını şöyle sürdürdü:

"Nedir bu anayasanın ruhu bunu iki boyutlu izah etmek istiyorum. Bunların biri uluslararası boyutu. 2. Dünya Savaşından sonra dünyada savaşının galipleri iki hedef iki ideal ortaya koyuyorlar. Bunların bir tanesi çok partili hayat, demokrasi, serbest seçimler olsun bütün dünyada bu bir ikincisi de Yeni bir dünya düzeni kurulmuş, serbest seçim yapılsın ama dünyadaki bütün ülkelerde iktidara gelenler bu kurdukları dünya düzenini de bozmasınlar arıza çıkartmasınlar Hem seçim olsun, hem bizim çocuklar kazansın istiyorlar. Bizim çocuklar tabirini bilenler hatırlayanlar vardır. 12 Eylül 1980'de Türkiye'de darbe olduğunda o gece Amerika'da başkan tiyatroda bir oyun izliyor. Kendisine CIA Türkiye Masası Şefi bilgi veriyor. Türkiye'de darbe olduğunu bildiriyor. Kim yaptı diye soruyor. Ona cevabı bu yani bizim çocuklar yaptı diyor. Bizim çocuklar, yani o dünya düzeninin patronlarının başka ülkelerde kendi adına çalışan iş gören ülke yöneticilerine verdikleri isim bu, bizim çocuklar. Hem seçim olsun istiyorlar hem bizim çocuklar kazansın istiyorlar. Ama seçim olursa her zaman onların çocukları kazanmayabilir milletin çocukları da kazanabilir. O zaman birbirleriyle bağdaşmayan bu 2 hedefi, nasıl gerçekleştireceksin Bunun için iki önemli enstrüman var. Bunlardan birisi anayasadır, Anayasa da aslında önce 2. Dünya Savaşı öncesinde hukuki metinler ağırlıklı olarak ama 2.Dünya Savaşı'ndan sonra onlara bir siyasi fonksiyon yüklenmiş. Nedir bu, bir ülkede iktidara kim gelirse gelsin temel politikalar değişmesin Anayasa bunu sağlayacak ve değiştirilmesi de zor, üçte iki ile değiştirilen metinler. Çok ilginçtir, savaşın galiplerinin anayasalarına savaşın mağlupları hazırlamıştır. Mesela İtalya'nın anayasasını, Amerikan işgal kuvvetlerinin denetiminde hazırlamışlardır italya hala o anayasayla idare ediliyor. Üçte iki değiştiremiyorlar en son 5 ay kadar önce bir referandum yaptılar, değişiklik geçmedi. Almanya'nın anayasası yine Amerika işgal kuvvetleri komutanının denetiminde hazırlanmıştır. Hatta Almanlar, biraz ayak dilemişlerdir Bu anayasayı kabul etmek istemişlerdir ama baskı üzerine kabul etmek zorunda kalmışlardır."

AK Parti Çorlu İlçe Teşkilatı ev sahipliğinde düzenlenen programa AK Parti Tekirdağ Milletvekilleri Mustafa Yel, Ayşe Doğan, Metin Akgün, Tekirdağ İl Başkanı Cüneyt Yüksel ve Çorlu İlçe Başkanı Av. Kerim Atalay da katıldılar.

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)