Takıntı (obsesyon) hastalığı nedir?

Psikoterapist Kübra Selda Karaca, yeni yazısında, bireyi hayatın her alanında zorlayan takıntı (obsesyon) hastalığına dikkat çekti

22.09.2020 10:42:48

KübraObsesyonu kişinin günlük hayatını etkileyecek şekilde sürekli olarak zihnini meşgul eden bu düşüncelerini davranışa dönüştürmesi olarak tanımlayan Kübra Selda Karaca kaleme aldığı yazıda, “Bu durum kişinin isteği dışında gelişir ve davranışlarının mantık dışı olduğunu bilmesine rağmen, yoğun sıkıntı ve huzursuzluk yaşamasına yani anksiyeteye neden olur..” İfadelerini kullandı.

İşte yazının tamamı:

Birçoğumuz hayatımızın bazı dönemlerinde endişe duyduğumuz ya da evhamlandığımız olaylarla karşılaşabiliriz, bu gayet sağlıklı bir durumdur. Genellikle bu durumla başa çıkabilir, bu duyguları geçmişte bırakarak günlük hayatımıza devam edebiliriz. Ancak bazı kişiler aslında fazla endişe duyduklarını ve bu durumun normal olmadığını bilmelerine rağmen endişeli ve takıntılı düşüncelerine devam ederler. Bu durum (obsesyon) bir süre sonra davranışa dönüşür. Halk arasında takıntı hastalığı olarak bilinen obsesif kompulsif bozukluk (OKB), kişinin günlük hayatını etkileyecek şekilde sürekli olarak zihnini meşgul eden bu düşüncelerini davranışa dönüştürmesidir. Bu davranışlara zorlantı ya da kompülsyon denir. Kompülsyonlar tekrarlayıcıdır.  Bu durum kişinin isteği dışında gelişir ve davranışlarının mantık dışı olduğunu bilmesine rağmen, yoğun sıkıntı ve huzursuzluk yaşamasına yani anksiyeteye neden olur.

En sık görülen OKB kuşku obsesyonu ve kontrol kompüsonudur. Genellikle ocağı açık unuttum mu? Ütünün fişini çektim mi? Kapıyı kilitledim mi? gibi durumlar yaşatır. Bu durum kişinin yaşam kalitesini düşürse de uzun yıllar bu hastalığı gizli tutabilirler.

OKB'nin neden kaynaklandığı tam olarak bilinmese de genetik yatkınlık, çocukluk ya da ergenlik döneminde yaşanan travmalar, kişilik özellikleri ya da seratonin hormonu düzensizliği, hastalığın gelişimini tetiklediği düşünülmektedir.

Obsesif kompulsif bozukluğun farklı türleri bulunur. 

  • Kirlenme ya da bulaşma obsesyonu ve temizlik kompulsiyonu ; Kişinin kendini, kıyafetlerini, evini yada çevresini kirli ve pis olarak düşünmesi ve sürekli temizlik yapma durumudur.
  • Kuşku obsesyonu ve kontrol kompulsiyonu: Kişinin evinin yada aracının kapısını kiltleyip kilitlemediği, ocağı yada ütüyü açık bırakıp bırakmadığı gibi durumlardan emin olamaması ve sürekli ve tekraren kontrol etmesi durumudur.
  • Cinsel obsesyon; Kişinin kendisine uygun olmayan veya yaşına uymayan, utanç veren ve kabul edilemeyecek düşünce veya imgelere sahip olması durumudur. Sürekli bu düşüncelerle zihninin meşgul olması günlük hayatını etkiler ve başkaları tarafından yanlış anlaşılmaktan korku duyarlar.
  • Simetri/düzen obsesyon ve kompulsiyonları; Kişinin sürekli etrafındaki eşyaları düzeltme ve kontrol etme durumudur. Sehpanın üzerindeki örtüyü, halının saçaklarını, duvardaki tabloyu, kütüphanedeki kitapları vs.
  • Sayma kompulsiyonu; Kişinin sürekli bir şeyleri sayması durumudur. Yoldan geçen araçları, yerdeki karoları, yoldaki kaldırım taşlarını binaların katlarını v.s.
  • Dini içerikli obsesyonlar ; Kişi kendi inanç ve görüşlerinin dışında sıkıntı yaratacak boyutta dini içerikli takıntılı düşüncelere sahiptir. Namazda özellikle secdeye vardığında Allah'ın varlığından kuşku duymak ve sürekli bunu sorgulamak gibi davranışlar sergiler.
  • Biriktirme ve saklama obsesyonu; Kişi daha sonra işime yarar düşüncesiyle gerekli gereksiz eşyaları biriktirme ve saklama davranışına sahiptir.

OKB tedavisi mümkündür. Seratonin seviyesini düzenleyici ilaçlar tedavide oldukça yararlı olmaktadır. Ayrıca bilişsel davranışçı terapilerle de desteklenmesi tedavi sürecinde etkili olmaktadır.

Her takıntılı düşünce ya da davranış OKB değildir. Yukarda da örneklerini verdiğim gibi herkes temiz, düzenli,normal düzeyde evhamlı yada kuşkucu olabilir. Ancak bu durum bireyin ve çevresindekilerin yaşam kalitesini etkiliyorsa ve rahatsız ediyorsa mutlaka profesyonel yardım alınmalıdır.

 

 

YORUMLAR (0)