DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

Srebrenitsa soykırımının 20. yılı

Srebrenitsa soykırımının 20. yılı

11.07.2015 17:10:22
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Bosnalılar için "Avrupa'nın merkezinde bizim kültürümüzü, medeniyetimizi ve inancımızı binlerce şehit vermek pahasına yaşadılar, müdafaa ettiler. Onlar bize değil, biz onlara teşekkür borçluyuz" dedi.

Davutoğlu, Srebrenitsa soykırımın 20. yılında, kimlik tespiti yapılan 136 kurbanın naaşının Potoçari Anıt Mezarlığı'nda toprağa verildiği sırada TRT'nin canlı yayınında soruları yanıtladı.

Davutoğlu, 12 yıl içinde yaşananların Balkanlardaki kültürel ve beşeri mevcudiyeti tahkim ettiğini belirtti.

Balkanları, 2005 yılında özel bir ziyaret çerçevesinde tek tek gezdiğini ve tamir edilmesi gereken külliyeleri, camileri, o son mirası tespit ettiklerini vurgulayan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Hepsinin tamirini gerçekleştiriyoruz. Hiçbiri sahipsiz değil. İkincisi, beşeri mevcudiyeti korumak. Boşnakları Bosna'da, Arnavutları Arnavutluk'ta, Kosova'da, bütün buradaki beşeri unsura sahip çıkmak... Ona da sahip çıkıyoruz. Herhangi bir olay olduğunda bütün bu unsurların dönüp baktığı yer Ankara. Üçüncüsü, bu unsurlar burada yaşarken, evladı Fatihan; belli ülkelerin topraklarında yaşıyorlar. O ülkelerle kuracağınız ilişkiler onların geleceğe daha huzurlu bir şekilde ulaşabilmesi için bir şart. Bu çerçevede bütün ülkelerle yaptığımız temaslarda bu beşeri unsurun ve kültürel varlığın korunması en önemli gündem maddesi. Dördüncüsü, ülkeler arası ilişkilerde kilit rol oynamak. Bosna Hersek, Sırbistan, Türkiye üçlü mekanizmasını ilk Dışişleri toplantısını 2010 yılında yaptığımızda kimse bu neticenin hasıl olacağını beklemiyordu.

Sırbistan ve Bosna Hersek'te seçimler vardı, hükümet oluşmamıştı. Bosna Hersek'e o dönemde Dışişleri Bakanı olduğumda 12 kez resmi ziyarette bulundum. Gayriresmileri bir kenara koyuyorum. Hep gündemimizin en önünde oldu. Makedonya'ya hakeza sayısız ziyaretlerde bulundum. Şu anda Türkiye'nin vakıf olmadığı, nüfuz edemediği herhangi bir gelişme yok. Bir şekilde barışçıl yönden ilişkilerini kullanarak müdahil olmayacağı hiç bir husus da yok."

- "Türkiye bu tarihi sorumluluğun gereğini kim ne derse desin yapar"

Davutoğlu, bölgede çok kapsamlı bir stratejinin, orta ve uzun vadede perspektiflerinin çok güçlü olduğunu dile getirdi.

Bölgede kurulan üniversitelerden Türkiye'ye getirilen öğrencilere, eğitim altyapısına kadar hepsinin Türkiye'nin Balkanlara geri dönüşü olarak görüldüğünü ifade eden Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Birileri bundan rahatsız oluyor ve birçok yayınlar yapılıyor. Türkiye bu tarihi sorumluluğun gereğini kim ne derse desin yapar, yapmaya devam edecek. Sadece Diyanet İşleri Başkanlığımızın yaptığı faaliyetlere bile baktığınızda bu sahiplenmeyi görürsünüz. Bütün kurumlarımız, Yurtdışı Türkler Başkanlığı, Diyanet, TİKA, Yunus Emre... Bütün önemli kültür merkezlerimizde Yunus Emre merkezlerimiz var. Türkçe öğreniyor buradaki gençler. Ekonomik yatırımlarımız aynı şekilde.

Şu anda Bosna-Hersek'in en önemli iki firması, Türk firmasıdır. 150 milyon avroluk kredi açtık. Sırf Srebrenitsa ve Doğu Bosna'ya dönüşleri teşvik edici projeler için. 15 bin ton et, Bosna-Hersek'ten alıyoruz ki buradaki tarım gelişsin hem de Türkiye'nin et ithalatı söz konusu olduğunda bunu güvendiğimiz bir ülkeden alıyoruz. Dolayısıyla çok kapsamlı kültürel bir altyapı var."

- Bosna Hersek ile Türkiye arasındaki ticari ilişki

Geçtiğimiz yıl Bosna Hersek'ten yapılan ithalatın yüzde 38, ihracatın ise yüzde 17 oranında arttığını vurgulayan Davutoğlu, ciddi bir artışın yaşandığını ancak buradaki en önemli problemin yürütme erkinin yavaş işlemesi olduğunu dile getirdi.

Dayton sisteminin getirdiği çok parçalı bir otoritenin söz konusu olduğunu ifade eden Davutoğlu, "Dolayısıyla yürütme erki yavaş işliyor. Bürokrasi yavaş. Bunun getirdiği zorluklara rağmen çok sağlam ekonomik bir altyapı oluştu" dedi.

Davutoğlu, Türkiye'nin 78 milyon nüfusuyla Saraybosna'nın, Srebrenitsa'nın arkasında olduğunu, Türkiye hep böyle güçlü kaldıkça Bosna'nın kaygı edeceği bir gelişmenin yaşanmayacağını vurguladı.

Bütün Boşnaklara teşekkür borçlu olunduğunun altını çizen Davutoğlu, "Çünkü Avrupa'nın merkezinde bizim kültürümüzü, medeniyetimizi ve inancımızı binlerce şehit vermek pahasına yaşadılar, müdafaa ettiler. Onlar bize değil, biz onlara teşekkür borçluyuz. Çünkü buradaki her mezar taşı bizim için ecdattan bugüne gelen mirasın şehitlik işaretidir. Hem şehittirler, hem şahittirler. Onun için Bosna halkının, Bosnalı kardeşlerimizin yanında olacağız. Buradan bu Kur'an sesleri, bu ezan sesleri hiç eksik olmayacak inşallah" dedi.

(Bitti)

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

asima

SEN MERCEDESTEN HABR VER İADE ETTİN Mİ / ETMEDİN Mİ

Görüş Bildir Bizimle Paylaş